Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1514
 

Seni anlıyorum ama...

Seni anlıyorum ama...
 

"Seni anlıyorum ama sana katılmıyorum." Bazen cümleler ya da kelimeler onu söyleyenden çok daha büyük izler bırakıyor üzerimizde galiba. Belki de bu yüzdendir sadece cümleye takılıp kalmak söyleyeni unutmak...

Bu cümle gerçekleşmesi imkansız bir pembe hayali taşıyor sırtında. Bu düşünme biçiminin kanda dağılan bir yatıştırıcı gibi herkesin damarlarına ağır çekimde süzüldüğünü hayal ediyorum önce. Yavaş yavaş ve işleye işleye... "Seni anlıyorum ama sana katılmıyorum." Usul usul dağılıyor...Usul usul...

Binlerce düşünme biçimi var, binlerce bakış açısı, binlerce yetişme biçimi var...Biz insanlar bir arada yaşıyoruz ve bir arada yaşamak için tüm bu parçalar arasında bir tutkala ihtiyaç duyuyoruz...Bu tutkal din bağı mı, milliyet mi, aynı dili konuşmak, aynı coğrafyayı paylaşmak mı? Öyle olsaydı bile yine bu mozaik içinde eksik kalan parçalar olacak o tutkal hepimizi aynı şekilde, aynı kıvamda sarıp sarmalamayacak ve bizi bir bütün halinde tutamayacaktı. O halde çok daha fazlasına ihtiyaç var. Bizleri sırf insan olduğumuz için birarada tutacak bir tutkal kıvamına ihtiyacımız var. Belki de o kıvamı kaybetmiş olmamızdandır birbirimizin gırtlağına sarılmamız, her fırsatta ağzımızdan kara sözcükleri kusup durmamız birbirimize...

Ne zaman bir grup insan bir araya gelse hep aynı şey oluyor... Grup ne kadar büyükse çarpışan fikir sayısı o kadar fazla oluyor ve bir gırtlakta pek çok el üst üste duruyor. O kocaman topluluk içinde tek bulunan tutkal ise ortak düşman oluyor.Ne tuhaf, insanlar ancak ortak bir düşman bulduklarında birlikte olup kenetleniyorlar. Oysa kimse o fikre katılmasa bile o fikre sahip olanı anlamak için tek bir adım atmıyor. Kimse kimsenin başka bir insan olduğunu kabul etmediği sürece ve kimse kimsenin hangi köklerden o fikirleri büyüttüğünü anlamaya çalışmadığı sürece tüm bunların birer hayal olduğunun farkındayım. Ama kimbilir belki...

"Kendi fikrine sahip ol, başkalarının fikrine saygı duy ve onları kabul etmesen bile onu anlamaya çalış." Bunu babam söylerdi biz çocukken. Daha küçük bir çocukken ve bunların anlamını derinliğine anlayamayan bizlerin kulaklarını bu cümleyle doldurma nedenini şimdi daha iyi anlıyorum. Çünkü gözleri henüz hayatın tek bir yüzünü algılayabilen bir çocuğun beynindeki o taze kıvrımları incitmeden yazı yazmak kolaydır. Babam bunu biliyordu. Ve altın yaldızlı harflerle bu görünüşü küçük ama bizlerin kaderinde kocaman bir yol açacak cümleyi incitmeden yazdı beyinlerimize.

Kimbilir belki başka taze beyinlere de bu yazılır gelecek günlerde. Ve biz bir arada yaşayan insanoğulları insankızları birbirimizin gırtlağına sarılmadan önce karşımızdakinin gözlerinin içine bakmayı ve o gözlerin içinden geçenleri okumayı onları anlamayı öğrenebiliriz.

RESİM:http://www.deviantart.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sevgili fulya,bazı insanlarla iletişim kurmak gerçekten zor oluyor. bazen önyargılarını ortadan kaldırıp onu anlamaya çalışıyorsun. fakat o o kadar sabit fikirli ve o kadar kendinle meşgul oluyor ki seni dinlemiyor ,anlamıyor...birbirimizi anlamadığımız için de anlaşılmazlık büyüyor...ben bazen bazılarını anlamaya çalışmaktan yoruluyorum mesela:)o zaman da maalesef boşvermek durumunda kalıyorum...sevgilerimle...

guguk kuşu 
 06.01.2007 12:46
Cevap :
Çok yorucu değil mi anlamak için çabalamak. Ama çabalamazsak eğer sanırım herşey daha bir karmaşık daha bir yalnız olacak. Yorulmak ve boşvermek konusunda haklısın. Ben de bazen alıp başımı gidiyorum insanların arasından. Zaten biraz yabani olduğum da düşünülürse bu da normal galiba :)))))Sevgiler...  06.01.2007 19:51
 

Herkesin kendisine özel bir sebebinin var olduğunu bilmek ve sebeplerin sadece bizlere ait olmadığı bencilliğini bırakmak bile iyi bir yol kat etmek demek... Ama merak etmeyiniz; kimse kimseyi anlamak istemiyor... sadece dayatılan hayatları herkesin bir robot edasıyla yaşamalarını istiyorlar... kendi gibi olamayan ve saygı duyamayan insdanlar, kendi gibi olmaya yol alanların birinci dereceden düşmanıdır zira... Kötü ama bu böyle... Sevgiyle...

Barış 
 05.01.2007 23:11
Cevap :
Sevgili Barış, Kimbilir belki...dedim.Aynı karamsar bakış açısına, ne yazık ki, ben de sahibim. Ama hala "kimbilir belki..." diyorum. Hayat bu ya herşey mümkün...Sevgiler...  05.01.2007 23:47
 

bütün yazdıklarına aynen katılıyorum ama hem yorucu, hem gereksiz buluyorum neden durmadan binlerce insanı anlamaya çalışayım sadece bakar gülerim o kadar . o bile bazan zor geliyor yaşamayı tam beceremediğimiz için mi acaba durmadan doğru nedir diye çabalıyoruz

Ahmet Fuat EREN 
 04.01.2007 12:45
Cevap :
Sevgili Ahmet Bey, Binlerce insanı anlamaya çalışmak çok yorucu ve çok yıpratıcı olur bu konuda hak veriyorum size. Söylemek istediğim sadece karşımızadakini yargılamadan dinleyebilmeyi öğrenmek. Bu aslında belki kendi gelişimimiz için de çok önemlidir ne dersiniz? Doğru nedir diye çabalamamız insan olmanın bir getirisi değil mi zaten? Bu biraz da ruh yapımızla ilgili galiba. Sevgiler....  04.01.2007 13:36
 

Sözettiklerin doğru... Ne din ne milliyet değil çokça ama.. tutkal da olmamalı... yeni insan yıkacak inanıyorum tüm bu köhnemiş ilişkileri.. saçmalığı.. İnanmaktan öte böyle olmalı... Sevgiler,saygılar Fulya...

Yücel EVRENN 
 04.01.2007 9:28
Cevap :
Sevgili Yücel, söz ettiğim tutkal sadece insani yönümüzü açığa çıkarmak. Hani o anlamaya yönelik, dinleyip karar veren, önyargılardan arınmış tarafımızı. Bir arada yaşamak zorunda isek, bu tutkala ihtiyaç yok mu sence? Şöyle bir bak etrafa...Eksik olan bir şey yok mu? Neden sürekli birbirimizi gırtlaklayıp duruyoruz. Yeni insan diye tabir ettiğimiz eğer o çok çok insanca tarafı ortaya çıkaran insan ise evet haklısın. O yıkacak bu köhne fikirleri...Temiz bir dünya çıkacak belki ortaya...Elbette o zamana kadar dünya elimizden yitip gitmezse...Çok mu umutsuz oldu be Yücel?  04.01.2007 12:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1071
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster