Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
972
 

Seni çok seviyorum... Bu yüzden...

Seni çok seviyorum... Bu yüzden...
 

Aşk anlatılmaz demişler. Anlatılamaz olduğu için sayısız kitap yazılmış aşk üstüne. Aşk hala anlatılmaya çalışılıyormuş. Oysa anlatıldı aşk. Anlatılıyorda. Bu yazıda sizlere aşkı yakalayan ve anlatan sinema filmlerinden söz edeceğim. Onlardan ilki unutulmaz, "Uyanışlar" filmi. Bir tarafta hastayı oynayan Robert De niro, diğer tarafta doktorumuz Robin Williams.
...
Robin Williams, "Uyanışlar" için, "Teklif aldığımda doğal olarak filmin hikayesini sordum. Bir dosyaya koyup verdiler. Uçakta okudum. Ve o an bu filmde oynamaya karar verdim" diyor.
...
Filmin konusuna gelince ki, film gerçek yaşamdan alınmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında savaşı yaşayan insanlarda dünyanın o güne dek pek tanımadığı bir sendrom ortaya çıkmıştır. Bazı insanlar hiç umulmadık bir anda uykuya geçmekte ve yıllarca uyumaktadırlar. Felçli gibi. Hareketsiz yıllarca uyumaktadırlar. Tıbben bu hastaların uyandırılması mümkün olamamaktadır.
...
Dr. Malcolm (Robin Williams), bu hastaneye doktor olarak atanır. Leonard ise (Robert De Niro) bu hastanede tam 35 yıldır uyumakta olan bir hastadır. Leonard 5 yaşında uykuya geçmiş ve bir daha uyanamamıştır.
...
Dr. Malcolm yalnız bir adamdır. Duygusal ve tuhaf tavırları olan içine kapanık biridir. Sıra dışıdır. Leonard başta olmak üzere hastanedeki hastalarla iletişim kurmaya çalışır. Ve onları uyandıracak bir ilaç üzerinde çalışmaya başlar. Dr. Malcolm, bir başka hastalık için üretilmiş Loca adlı ilacın bu hastalara aşırı dozda verilmesi halinde onları uyandıracağı tezini ortaya atar.
...
Dr. Malcolm, statükocu hastane yönetimi ile savaşır. Ve Leonard'ın annesini ilacı denemek için ikna etmeye çalışır. Buyurun doktor ile anne arasındaki dialogları.
"Hayır. Oğlumu riske atamazsınız. İzin vermem."
"Oğlunuz şu an komada. Onu uyandıracağım. Şu an sizi duymuyor. Sizi hissetmiyor. Burada olduğunuzu bilmiyor."
Yaşlı kadın ağlar.
"Hayır. O benim burada olduğumu biliyor. Beni duyuyor. Bunu hissediyorum."
"Bu mümkün değil."
"Sizin çocuğunuz var mı doktor?"
"Hayır."
"O zaman beni anlayamazsınız."
...
Dr. Malcolm sonunda kadını ikna etmeyi başarır ve ilaç Leonard'da denenir. Ve Leonard ilacın verildiği gece sabaha karşı uyanır.
...
Leonard 40 yaşındadır ama 5 yaş psikolojisindedir. Çocuk gibidir. Hastaneye gelip giden bir genç kıza aşık olur. Kız da ona karşılık verir. Bu arada Leonard'ın hastalığı nüksetmektedir. Leonard'ın hastalığı nedeniyle her yeri titremektedir. Kız tutar onu yemekhanede. Dansa kaldırır ve Leonard'ın titremesi durur. Leonard ona, orada.
"Seni çok seviyorum. Bu yüzden seni bir daha görmek istemiyorum" der. Çünkü hastadır.
...
Bu filmde Leonard'ın titremesini durduran, tıbbi gerçekleri yerle bir eden şey aşk değil de nedir. Ve Leonard'ın "Seni çok ama çok seviyorum. Bu yüzden seni bir daha görmek istemiyorum" demesi de aşktan başka bir şey değildir.
...
Aşkı anlatan o kadar film var ki... Hangi birisini anlatayım... Hangi birisini... Siz söyleyin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

DOĞRU TEZAT (aşk) Belki hayatındaki, sana en doğru tezat Kurallar mahkum olur, duygularınsa âzât Doğru tezat var mı ki? görülmüş mü emsali? Nedir; Zulmü nûr eden, artı eksi visali? Aşkı kim anlamış ki? hangi kafa karışmaz? Bin kez de başı gitse, aşk kurala alışmaz Durma git buralardan, ruh, bedeni inkarda Zıtlardayım, yıldız yerde,toprak deniz yukarda Selim Başar

Selim Başar 
 21.04.2007 23:58
 

Bir film ancak bu kadar güzel anlatılır ve tavsiye edilir. Tavsiyeni dinleyip ilk fırsatta alıp izleyeceğim. Teşekkürler

Nezahat 
 19.04.2007 15:47
Cevap :
Seyrederseniz memnun olurum  19.04.2007 16:20
 

Filmi seyretmemiştim güzel anlatmışsınız bir de ben seyredeyim .. teşekkürler sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 18.04.2007 15:22
Cevap :
Seyredin de bana biraz bilgi verin duygularınız hakkında....  19.04.2007 16:20
 

"ne hasta bekler sabahı.ne taze ölüyü mezar. ne de şeytan bir günahı.seni beklediğim kadar" diye yazmış necip fazıl. o derece yoğun, talepkar değil midir aşk...sadece tıbbi gerekçeleri mi, tüm hayatımızı yerle bir eder geldi mi...özlem. not: filmi seyretmedim ama en kısa sürede seyredeceğim.teşekkürler.

beenmaya 
 18.04.2007 12:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 179
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 289
Ort. okunma sayısı
: 2539
Kayıt tarihi
: 21.01.07
 
 

Barışa ve kardeşliğe inanıyorum. Türkiye'nin yaşadığı tüm sorunların kardeşlikle çözümlenebileceğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster