Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
869
 

Seni seviyorum...

Onu uyandırmamak için usulca doğrudu yataktan. Ses çıkmasın diye terliklerini bile giymedi ayağına. Cama doğru yürüdü yalın ayak. Hafifçe perdeyi araladı ve köşebaşındaki çiçekçi kadına baktı. Henüz gelmemişti. Güneşin kendini hissettirmeye başladığı, pırıl, pırıl bir hava vardı dışarıda. Camın önündeki koltuğa oturdu ve onu seyretmeye başladı. Tatil günlerinde onu uyurken seyretmek, seyrederken de ona olan aşkını yüreğinde hissetmek büyük bir keyif veriyordu ona. Gülümsedi. Her zaman yaptığı gibi, büyük bir başarıyla üzerindeki pikeyi beline dolamıştı. Yaz sıcağının etkisiyle omuzlarını ve ayaklarını tamamen açıkta bırakmış, kollarını yastığının altına sokmuş, daha doğrusu yastığına sarılmış, sol ayağı karnına doğru çekili, yüzükoyun yatıyordu yatakta. Üzerine sinmiş olan, ten kokusunu hissetti o anda. Derin bir nefesle ciğerlerine doldurdu bu muhteşem kokuyu. Gözlerini yavaşça kapadı. İlişkilerini düşündü. On yıl olmuştu onunla hayatı paylaşmaya başlayalı. Daha önce yaşadıklarına hiç benzemeyen bir ilişkiydi onunla yaşadığı. Ten uyumunun ne demek olduğunu, tenler gerçekten uyuştuğunda insanın neler hissedebileceğini, ancak bu birliktelik sayesinde anlayabilmiş, keşfedebilmişti.

Gözlerini açtı. Onu seyretmeye, ona olan aşkının yüreğinde yoğunlaşmasını hissetmeye devam etti. Bir yandan seyrediyor diğer yandan da düşünmeye devam ediyordu. Ellerinin onun teninde dokunmadığı, teninin, teninde hissetmediği bir yer kalmış mıydı acaba? Dudakları, bedenleri kimbilir kaç kere buluşmuştu büyük bir arzuyla. Kaç kere o yanında değilken, ansızın aklına gelipte gülümsemişti? Kaç kere onu düşünüp içi titremişti? Kaç kere ona baktığında onu ne kadar çok sevdiğini bir kere daha hissetmişti? Şu an da hissettikleri gibi. Kaç kere arzuyla, özlemle sımsıkı sarılmıştı ona? Kaç kere onu ne kadar çok sevdiğini fısıldamıştı kulağına? Böylesi bir aşk insanın kapısını kaç kere çalardı? Bu aşkı onlara yaşatan şey, bir şans mıydı? Yoksa bu mükemmel aşkı birbirlerine onlar mı yaşatıyorlardı?

Daha fazla dayanamadı onu uzaktan seyretmeye. Yavaşça doğruldu oturduğu koltuktan, usulca uzandı yanına. Elleri yavaşça buluştu aşina oldukları o uzun siyah saçlarla. O gülümseyerek gözlerini aralamaya çalışırken, kaçıncı defa söylediğini bilemeden bir kez daha fısıldadı kulağına “Seni seviyorum”

25 Kasım 2008
Haşim Arıkan
http://hasimce.blogspot.com/



Kaynak gösterdiğiniz ve ticari bir amacınız olmadığı sürece yazılarımı kullanabilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek kelime MÜKEMMEL,şahane başka nasıl anlatılabılırdıkı çok güzeldi tşk ederizzzz Hoşçakalın

ANIÇİSİL.. 
 02.12.2008 13:40
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla  03.12.2008 11:38
 

seni seviyorum kelimesini sözde değil içinde hissettiğin anın güzelliğini kelimelerinizde buldum.yüreğinize sağlık...

naz akyol 
 28.11.2008 9:02
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla  03.12.2008 11:38
 

Umarım bu hislerini hiç unutmadan, sadakat gösterebilir bunları yazan adam hissettirerek yazdıran kadına...

kevser şekercioğlu akın 
 27.11.2008 18:47
Cevap :
Çok teşekkür ederim arkadaşım. Sevgi ve saygılarımla  03.12.2008 11:39
 

uykuda bir sevgiliyi izlemek, tıpkı mışıl mışıl uyuyan bebeğini izlemek gibidir değil mi? mis gibi kokar oda, içinde bir coşku, ve bir an evvel uyanmasını beklemek, sarılmak öpmek için... ne güzel dillendirmişsin öyle zamanlarını ve aşkın içindeki sesini, yüreğine sağlık...

ilke Veral Coşkuner 
 27.11.2008 16:52
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla  03.12.2008 11:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 1899
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1085
Kayıt tarihi
: 05.02.07
 
 

Kimliksiz bir yazanım aslında... Bazen benim, bazen senim, bazen de herhangi biriyim. Belki d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster