Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
788
 

Seni seviyorum o zaman.

Seni seviyorum o zaman.
 

Hey ilham perim nerdesin?

Söyle bana, hangi rahvan atlar girip talan etti bağını, bahçeni. Hangi şeytan aldı götürdü perini. Tekerleme söylesek gelir mi acaba? Haydi, gel beraber söyleyelim. Dayanamaz gelir belki geri.

Söyleyelim mi?

Tamam söyleyelim.

Son ki; bir! Başla. “Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdi. Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdiii.

Geldi mi?

Gelmedi.

Dur. Hemen karamsarlığa kapılma, biraz bekle.

Tamam.

Yoksa bir dostun üzüntüsü mü seni bu hale getirdi. Hani yazamıyorum demişti.

Olabilir, bilmiyorum.

Yapma!

Sor bakalım kendine senin ilham perilerin kaçsaydı, o aynı duruma düşer miydi?

Efendim. Ne? Bilmiyorum.

İyi de… Sen üstüne düşeni yaptıysan, bırak herkes yaşasın kendi derinliğini. Niye bu kadar harap ediyorsun ki kendini?

Yok, ama duramazsın değil mi? O üzüldü ya, hani yazamıyorum dedi ya; çok koydu sana değil mi?

Evet; çok koydu.

Oysa sen… Sen olsan öyle yapmazdın değil mi?

Hayır, yapmazdım.

İyi de… Herkes sen değil ki. Senin bir türlü anlamadığın, anlamak istemediğin de bu işte.

Böyle davranarak neyi çözdün peki?

Hiçbir şeyi.

Onun derdine çare olabildin mi?

Hayır!

O zaman…

O zamanı mı var. Bu benim elimde değil ki. Ben olsaydım diyorum; ben olsaydım, tutardım bana uzatılan eli.

Herkesin sen olmadığını, daha biraz önce söylemedim mi ben sana?

Söyledin.

Al işte kendi ilham perilerini de kaçırdın.

Tamam, tamam da… Neden ama?

Nedeni, medeni yok. Zorlayamazsın.

Zorlayamam tabii de. Hani diyorum, keşke. Uzatsaydı bana elini. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” misali.

Bak hala anlamıyor ve hala zorluyorsun şansını.

Herkesin perisi küser zaman zaman ama geri gelir inan.

Emin misin?

Evet eminim. Kimin perisinin gidip de geri gelmediği görülmüş ki bu güne kadar. Öyle mi?

Öyle galiba.

Galibası, malibası yok. Öyle. Bak göreceksin geri gelecek ilham perin. Eğer beklemeyi bilirsen.

Yine de korkuyorum ama.

Korkunun ecele faydası yok ki.

Evet, yok ama…

O zaman sus ve tırmalama. Göreceksin geri gelecek.

Ya emin değilsen?

Neyden?

Geri geleceğinden.

Yalnızca inan ve içinde ki sese güven. Ne diyor içindeki ses sor bakalım?

Sahibini seviyor diyor, gelir diyor.

Sakin ol ve sus o zaman.

Tamam.

Son bir şey söyleyebilir miyim peki; ya da çağrı yapabilir miyim?

Yap bakalım.

Seni seviyor ve sana güveniyorum içimde ki ses. Beni böyle bir başına bırakma emi? Gel ve tut yüreğimden sıkı sıkı.

Bitti mi?

Bitti.

Teşekkür ederim beni dinlediğin için.

Ben teşekkür ederim.

Ne zaman istersen gelirim.

Yalnızca şunu unutma!

Umudun bittiği yerde hiçbir dal yeşermez. Ve doğan gün seni beklemez. Yalnızca doğan güne merhaba de ve bekle. Gün gülümseyecektir er geç olanca güzelliğiyle sana.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

arada şöyle iç dünyanla başbaşa kalıp yüzleşmek, dertleşmek. İnsan bazı zamanlarda kaybediyor da kendini sonra yine kendi kendine buluyor kaybettiği gibi:) Tekerleme gibi oldu ama anladın sen onu;) Sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 14.10.2007 21:31
Cevap :
Aynen Emoş. Anladım ben oni. Hem de tamamıyla. Senin anlattığın gib:)) Sevgilerimle.  14.10.2007 22:00
 

söyle ona; Gitme!/ Gideceksen hoşçakala uzanmasın ellerin/ Gitme, çok üşüyor/ Gidersen buz tutar ellerim... Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 14.10.2007 0:49
Cevap :
Çok teşekkür ederim bu çok sevdiğim dizeleri bana, bu yazıya armağan ettiğin için Kevserciğim. Bak ne güzel uyakta oldu. Bir gün unutulur, geride kalır her şey. Sevgiler.  14.10.2007 14:39
 

herkes sessizce otursun önce bir kenara. sussun bir. sadece kendi olsun. içini dinlesin. bir nefeslik mola versin. giden gider. dönecek olan geri gelir zaten. don't panic diyorum da kime diyorum, neye diyorum ve niye diyorum bilmiyorum. hele ki ben bunları nasıl diyorum orayı hiç karıştırma....

beenmaya 
 09.10.2007 12:53
Cevap :
Ne o beenmaya? Biraz kördüğüm olmuş gördüm seni. Cidden bir aile gibi olduk burada ve devamlı yazan arkadaşlar bir süre ortalıkta görünmeyince merak ediyor insan. Sevgilerimle.  09.10.2007 19:08
 

Aynur Hanım, merhaba.. Öncelikle "rahman" kelimesi "rahvan" olmalı... Parmaklarınızın azizliği olabilir. Bazen parmaklar da rahvan yazmaya çalışır:) Bir de güzel öykünüze "Bir elin nesi var, iki elin sesi var." cümlesini yakıştıranadım. Çok basit kaçmış, sırıtıyor.. Gelelim içeriğe: Çok hoş. Pervane uzaklara gitse ışığı ve sıcaklığı görünce ateşin etrafında döne döne ateşle bir olur ve kendini yakar... Ateşi olmayan beklemesin... Selamlar..

murat ertaş 
 09.10.2007 9:30
Cevap :
Çok teşekkür ederim Murat. Hem bu güzel eleştirilerin, hem beğenin için. Bu günlerde yoğunum biraz, dikkatten kaçmış. "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" meselesi ise atasözlerini çok sevmemden dolayı olsa gerek. Sevgilerimle.  09.10.2007 19:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1463
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster