Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
482
 

Seni seviyorum

Seni seviyorum
 

foto: ezgi umut 2007


Sevgi nedir sizce? Sevgiyi nasıl tanımlardınız? Ya nefret? Hangisi daha kötüdür sevgi mi sevgisizlik mi?

Mehmet Faraç 'ın 15 Ocak Cuma günü Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde "Terör ve Toplum" adlı köşesinde,

"Seni Seviyorum1 Ölüm!.." adlı, o çok üzücü haberini okuduktan sonra çok düşündüm. Bu haberi olanak bulabilenlerin Faraç 'ın kaleminden okumasını isterim.

"SENİ SEVİYORUM"

12 yaşında bir genç kızı, bir defter kağıdına yazdığı sevgi sözcüklerinin götürdüğü yer, ölüm mü olmalıydı?

Haberde anlatıldığına göre öğretmenin nota el koyduğu ve müdüre ilettiği iddia ediliyormuş. Yine iddiaya göre müdür de bu küçük öğrencinin köy korucusu olan babasını çağırıyor ve gizemli yazışma hakkında bilgilendiriyor diye yazmış Faraç.

İnsanları neden bu kadar irkiltir sevgi sözcükleri. Aynı kızcağız bir kağıda " SENİ SEVMİYORUM" yazsa da arkadaşına verse ya da "SENDEN NEFRET EDİYORUM " yazasaydı, öğretmen yine nota el koyacak mıydı?

Varsayalım ki koydu, müdüre kadar gidecek miydi bu not ve müdür de kızın babasını bu konu hakkında bilgilendirecek miydi? Hiç sanmıyorum. Oysa sevmemek eylem olarak sevmeye göre çok daha kötü bir duygu durumu değil mi? Ya nefret? Ama sevmek bizim ülkemizde korkulan bir şeydir. Hele kızların sevmeye hiç hakkı yoktur.

Oysa toplumda, insanların birbirine karşı sevgisizlik ve nefret duyması için gerekçeler her gün yağmur gibi yağdırılmaktadır...

Sevgisizlik baş tacıdır, nefret de. Sevmek yasaklıdır. Sevmek saklıdır, gösterilmez. Bırakmazlar bir genç kızın "ona sevdiğini söyleyebilmesinin" o güzel, çiçekli coşkusunu yaşamasına.

Genellikle töre kapıya dikiliverir,

Bazen bir silahın namlusunda, bazen bir urganın yağlı ilmeğinde , ya da deli akan çayların suyunda, genellikle en küçük akrabanın elinden.

Töre kızların kendi sevdikleriyle değil ana babaların seçtikleri insanlarla yaşamlarını birleştirmesini emreder.

Oralarda böyle bir baba var mıdır acaba?

"Yavrum sevmek çok güzel duygudur,dünyanın en güzel duygusudur ama okuyup eğitimli olmak daha da güzeldir. Sev bu güzel duyguyu yaşa kalbinde ama kendine zarar vermeden yaşa. Hepimiz genç olduk." diyecek bir babayiğit.

Sonra genç kız evde bulduğu tüfekle canına kıyıyor ve işin tuhafı 14 ay önce gizemli bir şekilde kendini asarak intihar ettiği ileri sürülen ablasının yanıbaşına gömülüyor.

Sevgi sözcüklerinden tüyleri diken diken olup dehşete düşen insanların diyarında, silahlar evde ortada bırakılıyor.

Bırakılıyor ki kızlar bulup kendilerini vurabiliyor.

Kaynak Mehmet Faraç Cumhuriyet Gazetesi 15 Ocak 2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okudum ve içim acıdı,,,,,,Sevmek güzeldir rumuzlu olarak bu kelimeyi çok kullanırım ama bu denli suistimal edildiğini duymak beni çok üzdü,Dünya artık başka türlü dönmeye başladı,insanları anlayamıyorum,paylaşım için teşekkür ederim,Sevgiler,,,,,,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 21.01.2010 16:47
Cevap :
Ben de teşekkür ederim, tabii oralarda yaşanan gerçeklikler içinde seni seviyorum sözcüğü Drakula'nın mezarından çıkması filan gibi bi korku yaratıyor. keşke gençliğimize dönebilsek ve içimizde kalan sevgileri özgürce söyleyebilsek diye düşündüm. Selam ve sevgiler.  21.01.2010 17:31
 

Dünyada duyulmak istenilen en güzel iki sözcük,Hiç kötü bir şey değil ama anlamayan anlamıyor demekki,yazık,iyi günler dilerim.

Nazlı Gülüm 
 21.01.2010 16:14
Cevap :
Bu sözcüğü ne kadar zor söyleriz ya da söylendiğini ne kadar az duyarız değil mi? Az söyleriz çünkü burada bile o önyargılar vardır. Bloglar gibi bir ortamın paylaşımcı ortamında Sevgiler diye yorumlarımızı ya da yanıtlarımızı bile bitiremez oluyoruz bazen önyargı belası ne derler yanlış düşünürler diye kafamıza gonklar vurmaya başlıyor. Yani heryerde az çok var bu ve çoğu ölüme giden yolu işaret ediyor acıdır çok acı. teşekkürler sevgiler.  21.01.2010 17:28
 

"Seni sevmiyorum" diye yazsaydı kimsenin umurunda olmazdı. Bence işin püf noktası bu işte. Sevmek değil de sevmemek sorun olduğu zaman her şey daha güzel olacak.

Nilgün Akad 
 21.01.2010 14:24
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili Nilgün Akad. Sevmek sorun nefret sorun değil. Oysa tam tersinin yaşandığı bir memleket olunca herşey düzelecek gibi düşünüyorum. Katkıya teşekkürlerimle selm ve sevgiler.  21.01.2010 17:02
 

O film çağrıştı birden yazınızı okurken. Töre cinayetlerinde en iyi yöntem intihar. Öğretmenlerimizin böyle durumlarda takındığı tavır töre cinayetini işleyenlerden daha korkunç. Halbuki sevgiyi onlar öğretecekler öğrencilerine. Demek zamanında iyi öğrenciler yetiştirememişiz. Yanarım, buna yanarım. Saygıyla, sevgiyle kalın.

Hakkı Uysal 
 21.01.2010 13:59
Cevap :
Bedrana evet, aslında sonunda topluma nasıl bir mesaj verildiği de önemli filmlerde, kabulleniş mi, alın yazısıdır töre mi, yoksa ona başkaldıranın zaferi mi. belki birebir gerçekleri hikaye etmekten çok bunu silip atacak adımları cesaretlendiren filmler yapılmalıdır. Aslında filmler deyince düşünmdüm de sınıftaki öğretmenden ve aileden bile daha etkin bir eğitici. Film özellikle resmi ideoloji hatta günlük hükümet desek doğru olacak ne isterse onu veriyor çoklukla yani di,ziler...Dizilerle yetişmiş bir kuşağın öğretmenliğinden çok farklı bir yaklaşım beklemek boşuna. hep düşünce fırtınaları bunlar yani belki de yorumunuza tam yanıt olamadı ama amaç düşündürmek değil mi? Bu değerli katkı için teşekkürler. saygılar.  21.01.2010 17:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster