Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
999
 

Seni sevmiyorum

Seni sevmiyorum
 

<ı>

TV de çok komik bir olay izledim. Bir ünlü Türk büyüğümüz işini yapan bir görevliye, ' sen gelme seni sevmiyorum ' diyor...

O da, "ben de seni sevmiyorum, benim gelmemi engelleyemezsiniz, ben işimi yapıyorum" diyor. Ünlü Türk büyüğü, "seni amirlerine şikâyet edeceğim, işinden kovduracağım" diyor. Bunları söylerken de garip el hareketleri yaparak görevlinin yüzünü tutmaya çalışıyor.

Kaşısındaki görevli gayet sakin bir şekilde, "bunu hangi gerekçe ile yapacaksınız" diye soruyor

Ünlümüz, "sen işini iyi yapamıyorsun, yaptığın işte terbiye almamışsın, ünlülerle nasıl konuşman gerektiğini bilmiyorsun" diyor

Bizim muhterem, sonra diğer görevlilere dönüyor, "arkadaşınızı ıslah edin yoksa sizinle de konuşmam" diyor

Bu komedi bir süre uzuyor ve ünlü Türk büyüğümüz olaya son noktayı koyuyor, "ben seninle sonra hesaplaşacağım"

Bu yaşananlar bayramda izlediğim komedi filmlerinden falan değil. Gerçeğin ta kendisi

Çocukluğum geldi aklıma. Oyunlarımızda güç kimdeyse top kiminse topunu alır güçsüz olanı ezerdi, oyundan atardı. Sebep aynı, "seni sevmiyorum"

Bu olay beni 93 senesine geri götürdü.

Benimle de servis müdürüm buna benzer bir şekilde konuşmuştu. Yüksek yerlerde dayısı vardı. 25. kat mıydı ne?

Ve yüksek yerlerdeki o dayı bir gün Ankara’ dan kalktı geldi ve işimden atılmamı sağladı. İşten atan yetkili ise bana, "bunu yaptığım için çok pişmanım ama emir büyük yerden geldi" demişti

<ı>

Adam haklı, gerçekten emir yüksek yerden. Şakası yok. 25. kat...

Bunlar hikayeden şeyler. Böyle saçmalıklarla vakit harcadığıma da yanıyorum ayrıca. Ama kafamın içinde öyle bir sıkıntı var ki, hani içimdeki ses, "ya o görevliyi gerçekten işinden atarlarsa" diyor

Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

Olduğunu ben biliyorum çünkü yaşadım. İşte bu yüzden umarım olmaz diyorum

Zaten her yaşadığım gün doğrularım ve yanlışlarım birbirine karışıyor. Bu da bende sinir stres yapıp bel fıtığı olarak geri dönüyor. İşte olayın tam bu noktasın da aileme çok kızıyorum

Bana öğrettikleri doğrular nerede?

O doğrular hiçbir zaman elektrik yol su olarak bana geri dönmedi. Sadece bana değil karşılaştığım hiçbir iyi insana da geri dönmedi

Yoksa bizim doğrularımız başka gezegenlerde mi hüküm sürüyor?

Yoksa biz mi yanlış yerdeyiz?

Yine gerilmeye başladım.

Şu kadarını söylüyorum. İsanların ekmeğiyle oynamak dünyanın en şerefsiz davranışlarından biridir. Siz siz olun, düşmanınızın dahi ekmeğiyle oynamayın.

Birileri gaza gelip ünlü Türk düşünürüne hava atayım diye kimseyi ekmeğinden etmesin

Belki de bu zaten olmayacak. Sadece bende geçmişe dayalı bir sinir harbi olarak kalacak ve öyle olmasını diliyorum. Umarım yetkililer bu konuyla ilgili gereken zarafeti gösterirler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar gariptir bu ünlülerle yarışır gazeteciler  röportaj almak için ve  yanlarında her türlü şekle girerler. İşte alışmış  bu tür röportaj isteklerine. Bir gazetecinin diklenmesine  daynamadı hanımefendimiz.  NE DİYELİMM.  SİZE ANNE VE BABANIZN ÖGRETTİĞİ BÜTÜN GÜZELLİKLERLE DOLU SAGLAM BİR ÖMÜR DİLERİM...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 21.09.2007 16:20
Cevap :
Sevgili Serap; keşke bu ülkenin gazetecisi çok daha ciddi haberler peşinde koşsaydı. Keşke bu ülkenin insanı başkalarını değil kendilerini ilgilendiren olayları takip edip onları sorguluyor olsaydı...KEŞKE :) Ve zerafetine iyi dileklerine teşekkürler  21.09.2007 18:57
 

okuyup iyi yerlere gelme hayalim günden güne daha küçük parçacıklara ayrılıyor. Sanırım bu yazıda gerçekler biraz daha çirkinliklerini gösterdiler. Aslında çok güzel mesajlar içeriyor da keşke işe yarasa.

anise 
 13.05.2007 16:29
Cevap :
:) Tatlı prenses umutsuzluğa kapılma, bildiğim kadarıyla o gazeteci bayan işinden atılmadı. Bu 2 anlama geliyor. Birincisi, ya bu ülkede bir şeyler düzelmeye başladı ikincisi de, bizim hazretin 25. katta dayısı yokmuş... :) Sevgiler  13.05.2007 17:39
 

:)Sevgili Metin, laf aramızda kalsın ama benim tek atıldığım iş değil o bahsettiğim iş.Hangi işe girersem gireyim mutlaka kendimi attırmayı başarıyorum.Ne yapayım suç bende değil.Anne ve babamda.İyi insan ol dediler oluyorum ama iyileri sevmiyorlarmış.Bunda benim ne kabahatim var?En son atıldığım işim bir gazete.Hastaydım gidemedim.İyiler mutlaka kazanır masalına da hiç inanmıyorum.YALAN söylüyorlar. Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 07.01.2007 18:04
 

Sizin bu konudaki görüşlerinize katılıyorum.Sizin başınıza bir kez gelmiş duyunca gerildiniz.Devlet memurları devamlı şekilde geriliyorlar bu konuda maalesef.Ordan oraya gidip geliyorlar.Hele bir iyi geçinme devlet büyükleriyle!Kış yaz,çocuk var yok demezler sürüverirler ailece.Ya ayrı gidersin ya da onları da süründürürsün.Zaten tüm bunlar neden oluyor ki?neden bu konularda batılılara imreniyoruz ki?Aydın,ileri görüşlü,demokrasiye inananlar çoğunlukta mı devlet büyükleri dediğimiz insanlar arasında?Ne zman herkes en azından okuma yazma bilecek ki umudumuz artsın.Kendi hırsı ve kinlenme nedeniyle haksız yere insanların ekmeğiyle uğraşanlara söylediğin söze ekleyecek bir şeyim yok kardeşim.

Metin Aytürk 
 07.01.2007 2:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1928
Toplam yorum
: 7346
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 635
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster