Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '12

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
232
 

Sensizlik

Sensizlik
 

Aramızdan ayrılalı tam sekiz ay oldu. İnan ki sensizliğe hiçbirimiz alışamadık. Seni yitirince geride bıraktığın boşluğun içine düştük, kurtuluncaya kadar da gözümüz hiçbir şeyi görmedi. Bir müddet yeni yaşamımda nasıl davranmam gerektiğini kestiremedim. İnsanlardan uzaklaştım. Belki onlarla avunabilirdim ama o zamanlar onlara verebileceğim tek şey üzüntüydü. Kimseyi de üzme hakkım olmadığını düşündüm.

Bu dünyadan gidenlerin enerjileri sevdiklerinin yanında olur derler. Biz de senin varlığını, enerjini her zaman yanımızda hissediyoruz. Eskiden her şeyimi sana anlatırdım, biricik sırdaşımdın. Yine seninle konuşuyorum, seninle sohbet ediyorum. Kimi zaman almamız gereken kararlar oluyor, aklım başka, kalbim başka cevaplar veriyor. Ben o zaman seninle konuşup, fikrini alıyorum. Enerjin bize yol gösteriyor. Senin istediğin şekilde yaşantımızı sürdürdüğümüzde içimize tarif edilemez bir huzur doluyor.

Gözün arkada kalmasın, bıraktığın emanetlere gözüm gibi bakıyorum. Aslında onlar mı bana bakıyor, ben mi onlara bakıyorum tartışılır. Çocuklarımız her zaman yaşıtlarından daha olgun davranışlar sergilerlerdi. Şimdi bir anda büyüdüler. Beslenmeme, sağlığıma, aile bütçemize kadar her şeyimle ilgileniyorlar. Ben mi çocuğum, onlar mı çocuk belli değil. Çocuklarımızla çok gurur duymakla birlikte, bazen duygusal ağırlığını taşımakta zorlandığım günler olmuyor değil.

Kızımızla geçtiğimiz günlerde oğlumuzu ziyarete gittik. Doya doya hasret giderdik. Askerlikteki işleriyle, aldığı teşekkürlerle, yapılan yorumlarla bir kez daha çok büyük gurur duydum. Birlikte çok mutlu saatlar geçirdik, ancak üçümüzde de içimizde birbirimize belli etmemeye çalıştığımız bir hüzün vardı. Hep bir tarafımız eksikti. Tanrı’ya şükürler olsun yaşantımızı rahatlıkla sürdürebileceğimiz birçok imkânlara sahibiz. Bir tek eksiğimiz senin yokluğun.

Duyguların cinsiyeti yoktur. Acıyı, korkuyu, endişeyi, öfkeyi, sevinci, mutluluğu herkes yaşar. Gülmekten utanmadığımız gibi, ağlamaktan da utanmamalıyız. İnsanı insan yapan duygularıdır. Duygularımızın da alın teri gözyaşlarımızmış.

Tanrı tarafından herkese biçilen ömür farklı. Herkes de kendine biçilen ömrü en iyi şekilde yaşamak zorunda. Yaşanan acı deneyimler yaşamda hiçbir şeyin ertelenmemesi gerektiğini öğretiyor, ancak hiçbir şekilde yerin dolmuyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne güzel söylemişsin;duygularımızın alınteri gözyaşları..o yaşlar aktı bu yazını okuyunca..sana biçilen ömrü en iyi şekilde yaşamanı diliyorum..

nilay çoruh 
 21.11.2012 19:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1663
Kayıt tarihi
: 22.01.09
 
 

1986 Bolu Eğitim Yüksek Okulu Mezunuyum. Sınıf öğretmenliği yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster