Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '19

 
Kategori
Kimya / Kozmetik
Okunma Sayısı
90
 

Sentetik Parfümler

Son yıllarda giderek yaşamımıza daha çok giren sentetik koku ve parfümler hakkında daha çok şey bilmemiz gereklidir. Çünkü bu sentetik kokuların sağlığımızı olumsuz şekilde etkilediğine dair ciddi kuşkular vardır. Sentetik kokuların kullanım alanı sadece parfümler ile sınırlı olmayıp; ev temizlik ürünlerinden çamaşır temizlik ürünlerine, kırtasiye ürünlerinden plastiklere, ilaçlara ve hatta yiyecek/ içeceklerimize kadar uzanan çok geniş bir yelpazede bulunan binlerce koku verici sentetik madde hayatımızın tamamına egemendir.

Kokuların Olası Zararlı Etkileri

Modern dünya, özellikle de kentli yüzeyde yaşayan insanlar hiç farkında olmadıkları yoğun bir koku baskısı altındadır.

Öyle ki; deterjanımızdan oda spreyine, girdiğimiz her mekânda değişen kokuların uyumsuz armonisine ve dahası ne olduğunu bile bilmediğimiz bir yığın sentetik kimyasal molekülün bedenimiz ve aklımız üzerindeki yönlendirici etkisine karşı tamamen korumasız durumdayız.

Farkında bile olmadığımız tamamen biz hedefli bir çeşit saldırıdan habersiz ve savunmasızız.

Neden mi?

Kokular vücudumuza solunum, ağız ya da deri yoluyla girerek başta akciğerlerimiz olmak üzere deri, burun, göz ve beynimizi etkilerler.

Son yıllarda farkında olmadan maruz kaldığımız bu sentetik kokular daha fazla tartışılmaya ve olası etkileri hastalıklar ile ilişkilendirilmeye başlanmıştır.

Bu tartışmalar 21. Yüzyılda doğaya dönüş sürecini başlatan insanlar için özellikle önemli olup doğal aromaların değerini ve buna bağlı olarak da üretimini tetiklemiştir.

Koku endüstriyel olarak da çok önemli bir sektör olup, parfümler insanlara "baştan çıkarıcı", "lüks" ve "canlandırıcı" gibi kelimelerle ilişkilendirilip çekici hale getirilir.

Çoğu, cilt problemleri, hormon metabolizmasının bozulması ve kanser dâhil bir dizi ciddi sağlık probleminin nedeni sentetik kimyasalların bir kokteyli görünümündedir.

Dikkat etmemiz gereken en kötü katkı maddeleri arasında çözücü ve fiksatif dietil ftalat (DEP) ve sentetik 'misk' olarak bilinen sahte parfümler bulunur. 

Hem DEP, hem de türev monoetil ftalat (MEP) göğüs kanseri ve sperm DNA hasarıyla bağlantılıdır ve parfüm kullananların idrarında MEP düzeyinin iki katından fazla olduğu bulunmuştur. Östrojenik etkilere sahip olan sentetik miskler meme kanseri ile de ilişkilidir ve diğer toksik kimyasalların etkilerini daha da kötüleştirebilecek eylemlere sahiptir.

Kokuların çoğu solunum sistemi için tahriş edici özelliği olan uçucu organik bileşiklerdir ve astımlı hastalarda öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığına neden olduğu eskiden beri bilinmektedir.

Bazı kokular burun tıkanıklığı, sinüzit, öksürük, boğaz ağrısı ve göğüste sıkışma hissi de oluşturabilir.

Kalp, dolaşım ve beynin elektrik aktivitesi üzerine de etkileri olduğunu ortaya koyulmuştur. Bunlar baş ağrısı, yoğunlaşma bozukluğu, yorgunluk, uyuşukluk gibi şikâyetlerdir.

Kokuların en çok etkilediği organ derimizdir. Kaşıntı, kabartı, egzama bunların başlıcalarıdır.

Kokular gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarmalara yol açabilir. Araştırmalar deriden emilen kokuların daha sonra parçalanarak ve başka bileşiklere dönüşerek de etkili olabileceklerini göstermektedir.

Son zamanlara kadar "merhem" ve "parfüm" kaynakları doğal ve zararsızdı ama artık çoğu sentetiktir.

Çiçekler, ahşaplar, sakızlar, reçineler, baharatlar ve yağlardı ama günümüzde, çoğu koku tamamen veya kısmen kimyasal olarak sentezlenmiştir. 

Modern insan, doğal kokuların taklitçiliğini yapmak, yeni kokular uyandırmak ve bu ürünlerin ulaştığı yerleri ve kalan kapasitelerini genişletmek için etkileyici bir kabiliyete sahiptir. 

Dünyanın sentetik aromatiklerinin çoğunluğu az sayıda şirket tarafından üretilmektedir.

Nadir kokular: En Güzel Doğal Kokular

Parfümlerin tümü kötü değildir. Artan sayıda alternatif marka saf esansiyel yağlar, bitki özleri ve çiçek suları gibi organik, doğal organik maddelerle üretilen koku aralıklarını geliştirmiştir ve doğal parfüm pazarı her geçen gün daha da büyümektedir.

Özetle; kokuların dünyası hem çok önemli hem de çok özen gösterilmesi gereken bir alandır.

Mümkün olduğunca doğal kaynaklı kokuları seçmeye çalışmak da sağlığımız açısından çok önemlidir.

Ülkemiz bir endemik bitki cenneti olup bu alanda üretim yapmaya çok müsaittir.

 

Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir

Muğla

 

  • Not: Yazı tamamen bilgilendirme amacına yönelik olup tıbbi tavsiye niteliği taşımaz.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 56
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1146
Kayıt tarihi
: 08.04.14
 
 

Muğla Üniversitesinde Prof. Dr. olarak çalışmaktayım. Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster