Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '17

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
141
 

Ser

Ser
 

Bursa'ya yaptığım ziyaretlerden birinde Sevgili Mutlu Kaplan'ın tavsiyesi ile haberim oldu Mezeci Çırağı ve Özkan İrman'dan... Minteks'ten kitabı aldım o gece bitirdim.

Hikayenin sonunda ağzımda kalan tat ve boğazımda kalan yumru ile öylece kaldım. Gariptir, insanı düşünmeye sevk eden bu halleri severim, o haller de beni sever. Bazen bir kitabın sonunda bazen dinlediğim bir şarkının melodisinde gelir üzerime yapışır...

Kitaplarda geçen yerleri merak eder yolum düşerse giderim.

Pirinç Hanı'nın avlusundan girince yaşadığım hayal kırıklığına benzetme bulmak zor.

Nerede Özkan İrman'ın anlattığı o caanım Pirinç Hanı?

Nerede gözümle gördüğüm!

Lafın burasında tarihi dokuyu korumuyoruz, sahip çıkmıyoruz diye başlayan uzun, ağdalı cümleler kurabilirim de, neyi koruyup, neye sahip çıkıyoruz?

 

Kestane şekeri almak ve biraz soluklanmak için Minteks'te verdiğim bir mola sonrasında tanışmak kısmet oldu Özkan İrman'la, Mezeci Çırağı'nı  imzalattım, vaktim de vardı sohbet etme imkanımız da oldu. Vedalaşırken Özkan İrman, Özkan Ağabeydi artık.

Sonra Sin'i okudum...

Az önce de içimizdeki farklıları anlatan Ser adlı kitabını bitirdim.

"Farklı" derken normale ters düşen demek istedim...Kimi farkında olmadan yapıyor bunu, kimi bilerek, isteyerek.

Kim normal?

Yok mu hepimizin çileden çıktığı anlar?

Ne halde olduğumuzu görmek için gazetelerin üçüncü sayfalarını okumak, haber bültenlerini izlemek, hafta sonu günübirlikçilerin müdavimi olduğu plajlara gitmek ve hatta trafiğe çıkmak yeterli...Araçların sağ ön koltuğunda oturanların ayaklarını camdan çıkardığı,  başka bir kültür var mı bilmiyorum!?

Aslında günübirlikçilerle, trafik magandaları ile ilgili yazmak istediğim çok şey var da, değiştiremedikten sonra eleştirmenin bir anlam ifade etmediğine inanıyorum...Hastalığı tedavi etmedikten sonra konulan teşhisin değeri var mı?

Ser'de Ayten ve Selattin gibi hikayelerini okurken gülümsediğiniz ,doğuştan akıl sağlığı bozuk karakterler de, bankada ne kadar parası olduğu belirsiz olduğu halde, parasına kıyıp da simit alamadığı için simitçinin etrafında dört dönen cimriler de var...

Vefasızlar, üçkağıtçılar, beleşçiler, baba parası yiyenler, Koyun Hayri'ler, Sarhoş Selimler...

Benim en fazla kızdığım yaptıkları ile iyi niyetli insanların katılaşmasını sağlayan karaktersizler de var...

Kafa nereye biz oraya!

Ser'e gidiyoruz

Yolcusu Kalmasın

Zaten kaldığı hiç görülmemiştir...

Erdal Ceyhan, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1268
Toplam yorum
: 7728
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster