Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
806
 

Şerare

Şerare
 

O zamanlar ateş bilinmiyordu daha. Prometheus da yoktu. İskra* da!

Kocaman kentler, köyler de yoktu. Bomboştu olmayan sokaklar, olmayan caddeler, olmayan otobüsler...

Çakallar ulurdu yine dağ başlarında, aç kurtlar dolanırdı av peşinde.

Yıllar, bin yıllar sonra... Rusya’da bir yazar, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Sibirya’ya sürülen Dekabristler** ’e hitaben yazdığı şiire karşı Vladimir Odoevsky şöyle diyecekti:

“Kıvılcımdan ateş çıkacaktır!”

***

İskra... yani kıvılcım! Sönmüş bir yanardağ artık o. Ne zaman faaliyete geçer, bilinmez.

Şerare...

Yani kıvılcım! Bu coğrafyada yaklaşık her 29.448 kişiden birinin adı ŞERARE imiş.

***

Dans...

İlk insanın dans yoluyla kendini ifade ettiği söylenir. Yeryüzünün her coğrafyasında bir başka dans, bir başka kültür, bir başka kendini ifade etme yolu...

İzlediğim birçok filmde, ilkel toplulukların ateş çevresinde dans ettiklerini gördüm.

İlkel toplumlarda kıvılcımdan ateş çıkalı çok olmuş! Bütün benlikleriyle, bir tür toplum bilinciyle, ahenkli bir ateş dansı sergiliyorlar.

İskra’dan da önce...

Yüzyıllar sonra Arapça’dan fırlayıp, bu coğrafyada her 29.448 kişiden birine ad olan eski sözcük, yeni moda Şerare’den de çok önce!

Ateşi söndürmemek!

Uyursak ateş söner ve biz her yeni günün sabahında yeni bir ateş yakmak için yeni kıvılcımlar ararız.

Kıvılcım içinse doğru bilgi, doğru araç, doğru yöntem gerek.

Sıradan bir taşı sıradan bir taşa sürtmekle kıvılcım çıkaracağını sananların, manavda bütün karpuzları gelişigüzel tokatlayan ve ayırdıkları karpuz kelek çıkanlardan farkı yoktur.

Bilgisiz, araçsız ve yöntemsiz kişi, olası bir “kelek”le karşılaştığında anlamsız bir yüz ifadesiyle sırıtarak şöyle diyecektir:

“Ah ulan felek! Kimine kavun yedirirsin, kimine de bizimki gibi kelek!”

Bütün işlerini feleğe gördürmek, sonuç fos çıkınca feleğe sitem etmek, gelişmemiş toplumların genel yakınma biçimidir.

Kıvılcım’dan, İskra’dan ve Şerare’den önce de ateş vardı. Onu, insanlık için, tanrı Zeus’tan Prometheus mu çalmıştı, bilemem ama bildiğim bir şey var ki dünya kan topuna dönüşmeden önce, ateş topuydu.

 

Blognot:

*Rusya'da çıkarılan ve çarlık kanunlarına göre illegal sayılan ilk marksist gazeteydi. 1900'de Lenin tarafından kurulmuş ve Rusya'da işçi sınıfının marksist devrimci partisinin oluşturulmasında önemli rol oynamıştır. Türkçe anlamı "kıvılcım"dır. Iskra'nın ilk yazı kurulu; Lenin, Plekhanov, Martov, Axelrod, Potresov ve Zasuliç'ten oluşuyordu.

**Çar 1. Nikola'nın iktidar döneminde Fransız devriminin düşüncelerinden etkilenen subay ve aydınların 14 aralık 1825'te, Çar'ın otoritesini bir anayasa ile sınırlandırmak istemesi üzerine, Puşkin Nikolai Nekrasov’un şiirleriyle, Tolstoy’un hikayesi ile destek verdiği başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi. Bu harekete destek verenlerin bir kısmı asılarak idam edilmiş, geri kalanlar ise Sibirya'ya sürülmüştür.Tolstoy'un Savaş ve Barış’ı da bu destek sürecinde oluşturduğu hikayenin geliştirilmiş halidir. (Uludağ Sözlük)


Zelin Artuğ, Ağustos 2010, YERYÜZÜ

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O zaman sayı ve sıklık daha da artar. Tüm ömrünü mücadeleyle, bunun 22 yılını da tutsak olarak gecirmis, onlarca kez gözaltına alınıp en acımasız iskencelere karşı direnmiş, onlarca eser yazmış bir insan; Dr. Hikmet Kıvılcımlı'da var mesela sevgideğer. Yazın onun mücadelesini, yazılarını ve kuramlarını da anımsattı bana... Ayrıca belirtmeliyim ki yazın kısa, özlü ve vurgulayıcıydı da... Antik metinler gibi! "Şerare-Kıvılcım-İskra". Güzel bir üçleme doğrusu. Umarım hiç sönmez! Uzunca bir aradan sonra gelen bu değerli paylaşımın için de teşekkürler, içten saygılar ve dostça selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 17.08.2010 17:02
Cevap :
Sevgideğer Ersin, hazır Hikmet Kıvılcımlı'dan söz açılmışken onun şu sözünü anmadan geçemeyeceğim. Belki böylece bu anımsatmayla "İşçi Sınıfı"na bir katkım olur: Şöyle demiş: "Bedeniniz size ait değildir. O, işçi sınıfına ve devrime aittir. Dolayısıyle sigara içerek onu hor kullanmaya hiç hakkınız yoktur." Ağızlarından sigarayı düşürmeyen emekçilere duyrulur. Bakalım, bunu kaç emekçi okuyacak ve ömrünü sigaraya TUTSAK geçirmiş kaçı sigarayı bırakacak? Son sigaralarının ucundaki kıvılcımı kaçı hiç sönmeyen bir meşaleye dönüştürebilecek? Sevgi ve saygıyla..  17.08.2010 19:40
 

İlginç bir yazıydı. Zevkle okudum. Teşekkürler.

Ahmets 
 17.08.2010 9:09
Cevap :
Sevgi ve saygıyla..  17.08.2010 11:14
 

Hem de ateşli bir yazıyla!...Hem de ülkede, seçim-geçim meydanlarında ateşler yükselirken... Bu kıvılcımlı ve ateşli deneme bana, I.Büyük Savaş'a katılmış kentsoylu '' Nefer Henri''yi, onun savaştan dönüşte büyük düşünsel değişimle birlikte yanında getirdiği, ''La Feu'', yani Ateş'i anımsattı!... Öylesine devrimci, insani bir değişim ki, mücadeleyle geçen bir ömrün son anlarında, ölüm döşeğinde bile faşist Mussoli marifetiyle işgal edilmiş Habeşistan'ın durumuna üzüntü duyup kahırlanmayı da yaşayan!... Ve bir şans olarak, erken ölümüyle II.Büyük Savaş'ın acılarını görmeden, çok sevdiği Stalin'in sosyalizme ve Sovyet Halkları'na ilerki zamanlarda yaptığı ceberrutluğu ve cellatlıkları görme şanssızlığına da sahip olmadan!... Biz şimdi önümüzde duran, biraz da kendi yarattığımız büyük belaya, bu ülkeyi irademiz dışı karanlıklara götürecek, bir ateş topuna dönüştürmeye çalışacak olan dinamiklere bakmaya çalışalım, derim ben!..Keyifle okunan bir yazıydı...Sevgiyle.Dostça selamlarıml

zeki etferat 
 16.08.2010 13:45
Cevap :
Merhaba sevgideğer dost, Barbusse 1916'da "Le Feu"yü yazdığında 43 yaşındaymış. PCF'ye üyeliği ise 50 yaşındayken olmuş. Nazım'ın ünlü şiiri Taranta Babu da "Nefer Henri"ye adanmış. H. Fast'tan ve A.Koestler'den önce Marcel Olivier'nin yazdığı ilk Spartaküs romanının önsözü de Barbusse'ün kaleminden çıkmış. O dönemin erken ölümlü insanları, kısa hayatlarına kimbilir kaç hayat sığdırmışlar! Bu ülkenin insanına gelince... Arada sırada coşup bir dakikalık elektrik söndürmekler yerine, mesela günde beş vakit HAYIR'lı bir iş yapsalar, HAYIR için bir kıvılcım tutuştursalar, öte dünyayı bilemem de en azından bu dünyada cehennemi yaşamazdık! Stalin'e gelince... Stalinistlerin pek hoşuna gitmeyecek ama Cugaşvili Iossif Stalin papaz okulunu bitirip papaz olarak kalmalıydı. Kıyısından köşesinden de olsa dinden nasibini alanlar özellikle de siyasetten uzak durmalı. Yoksa faili meçhullerin önüne geçmek çok zorlaşır. Allahın takdiri der, unutur, unuttururlar! Sevgi ve dost selamlarımla.  17.08.2010 2:40
 

Zevkle okudum. Teşekkür ederim. Saygılarımla.

Ömer Faruk Hüsmüllü 
 13.08.2010 21:58
Cevap :
Hoş geldiniz. Sevgi ve saygımla.  14.08.2010 12:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 133
Toplam yorum
: 798
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1024
Kayıt tarihi
: 04.07.08
 
 

Yaşam, sorulardan ve yanıtlardan oluşmuş. Her soru, aynı zamanda kendinin yanıtı... Çift yumurta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster