Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
616
 

Serbest Çağrışım - Pazar, delirdim azar azar...

Serbest Çağrışım - Pazar, delirdim azar azar...
 

Yafa - Portakal...


Beş gün boyunca kısa aralıklarla bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Gündüz vakti gece karanlığı damar damar şimşeklerle aydınlanıp, olmayan kamyonların kasalarından gümbür gümbür kayalar yuvarlandı. Aylardır değil yağmur, bulut yüzü bile görmemiş bizcileyin görgüsüzler için pek fantastik bir durumdu bu. O kadar çok yağmur yağdı ki, normalde sincap sarısı/katran karası bir toz tabakası altında saklanan şehir, renkli yayına geçti. “Ağaçlar... yeşil... Balkon masası... beyaz... Tekir kedi... gri... imiş, vay...”

Tel Aviv’e “Beyaz Şehir” diyen arkadaşlar ya hiç beyaz görmemişler, ya da dayak yememişler. Ayıp yahu. Göz var, izan var yani.

Ne diyordum? Çok yağmur yağdı. Çok yağmur yağınca da, bizim gecekondu su aldı.

Kapkaranlık, boğucu bir Pazar günü, pencerelerin tavanla buluştuğu ufuktan sızan yağmurun tavana çizdiği soyut desenleri seyrederken;

“Mayn Got...” dedim kocama, “...bunlar silikonu meme anatomisinin bir parçası sanıyorlar galiba.”
Kocam, “Silikoooooooaaaaaaaah.” diye esnedi.
“Buyur?”
“Silikonluk iş değil o.”

Birden aklıma “silkme”, “koparma” ve “hüdayda” kelimeleri düştü. Serbest çağrıştım, duruldum. Boşa gitmesin diye güldüm. Güldükçe gülesim geldi. Kocam bir “Karı delirdi” bakışı atıp, odadan çıktı. Nereye gittiğini biliyordum, peşi sıra yatak odasına girdim. Tepesine dikilip;

“Ne yapıyorsun?” diye sordum. Yüzükoyun yattığı yerden boğuk bir sesle;

“Yatağı dinliyorum.” diye cevap verdi.
“Yuh, saat 11 buçukta kalktık.”
“Demek ki... 2 saat 12 dakikadır ayaktayız.”

Hasbi Tembeler’imin uyuması an meselesiydi. Bir uyursa, dört saatten önce kalkmazdı. Acilen birşeyler düşünmeliydim.

“Hani Yafa’ya kasaba gidecektik?” diye bir olta attım. Kefal;

“Kasap Hıristiyan, bugün kapalıdır.” diyerek, vurup kaçtı. “Hem bu yağmurda dışarı çıkmak istiyor olamazsın, değil mi?”

İçimden “Bize ayrılan bir Pazar’ın daha sonuna geldik, haftaya görüşmek üzere...” diyerek, çaresiz yatağın kenarına oturdum. O sırada bitişik komşunun sokak kapısı kapandı ve evde yalnız kalan köpeklerinin, “Ev... Ev... Ev... İyv... İuuu...” notalarının sonsuz tekrarından oluşan “Törpü” adlı senfonisi başladı. Ses, kulaklarımdan kafatasımın içine sızarak orada büyüdü, büyüdü ve sonunda beynimin yerini aldı. Aralıksız havlayarak, kendi kuyruğunu kovalayan uyuz bir köpeğin, aniden patladığı bir sahne, gözümün önünde tekrarlanmaya başladı. Bu sahneyi göz bebeğimden seyreden kocam sırıtarak;

“Bu b.k çuvalına kapının altından çikolata atacağım.” dedi.
“Kabahat onun değil ki.” dedim. “Sabahat” ve “nekahet” geçti aklımdan.
“4 kilo köpeğe 50 gram çikolata. %90 kakao.”
“Hainleşince çok yakışıklı oluyorsun.” dedim. “Şikayet etsek?”
“Bakarız. Ne diyeceksek artık. Köpeğiniz yalnız kalınca canavarlaşıyor, bir bakıcı tutsanıza.”
“Belki bir eğitime falan gönderirler hayvanı.”
“Tabii, tabii.”

Uzanıp, gözlerimi tavana diktim. Yağmur tekrar şiddetlendi, gök gürültüsü köpeğin gürültüsünü bastırdı. Pencerelerin içine koyduğum bezler, suya doymuş olmalıydı. Kalkıp bakmaya üşendim. Kocam;

“Gök gürültüsünün Türkçesi neydi?” diye sordu.
“Gök gürültüsü.” dedim. Ardından neyin geleceğini biliyordum.

“Çarkıfelek oynadığını düşünsene. Sesli harf satın almak istiyorum. Ü. Nıhahahaha.”

Sırf ismi kulağına komik geldiği için beni ilk tatilimizde Gümüldür’e götüren bu adam, evimin direği, gözümün nuru, yıllardır bıkmadan, usanmadan aynı espriyi yapıyordu.

“Gök gürültüsü...” diye tekrar mırıldandı kocam.

“G.t gürültüsü...” dedim içimden.

Hava da tam uyku havasıydı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

okuyalı 5 dakikadan fazla oluyor ama şu tebessüm hala terk etmedi yüzümü :) Çok güzeldi.. Sevgiler.. Ata Kemal Şahin

Ata Kemal Şahin 
 17.11.2009 7:31
Cevap :
Merhaba, beğendiğinize çok sevindim. Zaman ayırıp bu güzel yorumu yazdığınız için çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla.  17.11.2009 11:46
 
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1491
Kayıt tarihi
: 04.07.06
 
 

Kişinin kendini anlatması zor. Her şeyden birazım, her şeyim yarım.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster