Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1761
 

Serdar-ı Ekrem Ömer Lütfi Paşa

Serdar-ı Ekrem Ömer Lütfi Paşa
 

(d. 1806 Avusturya- ö. 1871 Eyüp-İstanbul),

Avusturya'dan firar ederek Osmanlı Devleti'ne sığınmış.

Müslüman olduktan sonra

Ömer Lütfi ismini almış.

Osmanlı Devleti serdar-ı askeri.

Bugün size bir paşadan söz edeceğim.

Serdar-ı Ekrem Ömer Lütfi paşa’dan. Çok önemli bir paşa… Büyük işlere imza atmış bir paşa. Benim dikkatimi çeken onun kendi isteği ile kaçarak Osmanlı topraklarına gelmesi, iltica etmesi ve burada da inanılmaz başarılar göstermesi…

Şanslı biri imiş! Neden şanslı? Derseniz. Dışarıdan gelen birinin bu mevkilere gelmesi büyük şans! Bunun yanı sıra neden geldiği, neden ailesini terk ettiğini çok araştırdığım halde bulamadım. Uzun süredir beklettiğim bir yazım bu. Belki bir iki kaynak daha bulabilirim diye düşündüm ama bulamadım.

Asıl adı Michel Lattas’mış, geldiğinde Ömer Lütfi adını almış.

1828 yılında Avusturya’dan kaçarak Osmanlı Devleti'ne iltica etmiş ve Ömer Lütfi adını almıştır.

Yüzbaşı rütbesiyle orduya katılmış, veliahtlığı döneminde Sultan Abdülmecid'in hocası olmuştur.

Daha sonraları askerlikte yükselerek Binbaşı, Kaymakam ve Serasker kapısında Mütercim olmuştur.

1843 yılında görevden alınmış, Sultan Abdülmecit tarafından tekrar göreve getirilerek Eflak ve Boğdan'a gönderilmiştir.

Sırasıyla Rumeli Müşiri, Arnavut ve Kürt ıslahatına memur, 1852'de de Rus savaşında Serdar-ı Ekrem olarak Başkumandanlığa getirildi.

1854'de Kırım başkomutanı oldu ve çeşitli başarılar kazandı

1857'de Irak ve Hicaz orduları komutanı ve Bağdat valiliğine getirildi.

Sultan Abdülaziz'in padişah olması ile tekrar Rumeli Müşiri oldu.

Daha Sonra Serasker Kaymakamlığı'na atandı.

1865 yılında Rumeli'deki orduların komutanlığına, 1867 yılına ise Girit Başkomutanlığı'na getirildi.

Serasker Namık Paşa'nın yerine ikinci kez Serasker Kaymakamı oldu.

1869 yılında Hassa Müşiri görevinde bulundu ve bu son görevi oldu.

Eyüp'te ölmüş ve Bostan iskelesine gömülmüştür.(alıntı)

Serdar-ı Ekrem Ömer Lütfi Paşa’nın katıldığı bir savaşı ve sonuçlarını da ilave etmek istiyorum…

Gözleve Muharebesi; Kırım Savaşı’nın muharebelerinden biri. Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa komutasında Osmanlı Ordusu Kırım'ın Gözleve (bugünkü Evpatoriya)'deki istihkâm noktasına saldıran Rusya İmparatorluğu güçlerini ağır kayıplarla geri püskürttü

1855'te Kırım harp sahnesinde Sivasopol dışındaki tek önemli askeri harekât olan Gözleve çarpışması gerçek bir stratejik dönüm noktası oldu.

Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.

Osmanlı savunmasıyla Müttefik elinde kalmaya devam eden Gözleve kalesi, Kırım kıstağı için tehdit olmaya devam etti.

Böylece Rusların Kırım’da güçlü bir kara ordusu tutup müttefik kuşatmasını kırma ya da tehdit etme umutları da fiilen yok oldu.

Çarpışmadan birkaç gün sonra Rus Çarı’nın öldüğü haberi geldi.

Gözleve’de Osmanlı Ordusu (Silistre’den sonra) ikinci önemli savunma zaferini kazanmış oldu.

Müttefiklerin gözünde Osmanlı askerinin ve Ömer Paşa’nın prestiji büyük ölçüde yükseldi.

Ayrıca Osmanlı yüksek rütbeli askerleri bu savaşta Osmanlı askeri gücüne yeni manevralar yaptırmış, önündeki 50 yıl boyunca bu taktik ve düzene sadık kalmıştır.(alıntı)

 

 

Nazan Şara Şatana

http://www.facebook.com/nazansara.satana.5

http:// https://twitter.com/#!/nazansarasatana

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1580
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4809
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster