Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
4918
 

Serenay Sarıkaya-Çağatay Ulusoy/ Medcezir Amerikalı olduğunu hissetirdi!

Serenay Sarıkaya-Çağatay Ulusoy/ Medcezir Amerikalı olduğunu hissetirdi!
 

Neredeyse Amerikan dizisi diyeceğim


Star Tv ekranlarında başlayacak olan Med Cezir oyuncu kadrosu sebebiyle şimdiden heyecanla bekleniyor. Ne de olsa Serenay Sarıkaya da Çağatay Ulusoy da sevenleri tarafından çok özlendi. Her ikisinin de kendilerini özletmeye değen bir proje ile ekrana gelmeleri beklemeye, özlemeye değdiğinin işaretlerini veriyor. Med Cezir dizisi ekranda seyirciyle buluşmadan övgüler almaya başladı.

Fragmanı ekranda göründüğünde, sloganı duyulduğunda “O gün, sakin hayatımıza bir bomba düştü… Ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı…” gerçekten de sosyal medyaya bir bomba düştü ve hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Yer yerinden oynadı, fanlar çılgıncasına övgüler yağdırdı, proje alkışlarla karşılandı. 

 Merakla beklenen dizi yeni sezonda ekranlarımızdan hayatlarımıza çarpıcı bir giriş yapmaya hazırlanıyor olduğunu da sanırım fragmanı ile verdi. Beklenen dizi bilindiği gibi  “The O.C”nin yerli versiyonu ve Türkleştirilirken ne kadar titizlikle çalışılacağına kefil de olmuştum. İnanır mısınız gene haklı çıktım demekten de hiç sıkılmadım. Umarım ekranda akıp giden dizinin seyri sırasında da aynı haklı beğeniyi hissedeceğim.

 “Medcezir”in setini ziyaret eden Warner Bros yetkilileri yapım ekibini, oyuncu kadrosu ve mekan seçimindeki başarılı bulduğunu belirtmeden de geçmedi Warner Bros’un danışmanları “Medcezir”in setini “dünya standartlarında” diye tanımladı. Oyuncu seçimi ve hikaye örgüsündeki değişiklikleri çok beğendiklerini ifade eden Warner Bros  yetkilileri, “The O.C” dizisinin Türk versiyonunun en az orijinali kadar ilgi göreceğini düşündüklerini ilettiler.  Ne de olsa emin ellerde şekil alan bir proje başarının sihirli ipuçlarını bilen bir ekip tarafından uyarlandı. Artık gözleri ile de gördüklerine göre, bol reyting dilemekten başka söz bulamıyorlar.

 Dizinin başrollerinde Çağatay Ulusoy ve Serenay Sarıkaya oynarken, senaristliğini Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu'nun üstlendiği dizinin yönetmen koltuğunda ise Ali Bilgin oturuyor.
Çağatay Ulusoy : Yaman
Serenay Sarıkaya : Mira
Can Gürzap : Asım Şekip Kaya (Aşk)
Barış Falay : Selim
Murat Aygen : Faruk
Taner Ölmez : Mert
Sebnem Dönmez : Sude (Asude)
Metin Akdülger : Orkun (Orkunç)

Okuyanların da bildiği gibi ilk fragmandan sonra bendeniz “biraz Aşk-ı Memnu, biraz da İntikam havası var” demiştim. Medyaya düşen yeni fotoğraflar ile de dizinin tam bir “Amerikalı” olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim. Acaba merakla izlenen bir zamanların Dallas’ı, Flamingo Yolu, Hanedan dizileri gibi gerçek Amerikalı etkisini de verecek mi? Aslında kafamda çok da soru işareti yok, ama yeni sezonda çok güçlü rakipleri var. Ben bile işi gücü bu olan biri olarak şaşkınlıklar içerisinde hangisinin müdavim seyircisi olacağımı kara kara düşünüyorum.

 Çağatay Ulusoy ve Serenay Sarıkaya’nın isimlerinin bile birlikte anılmaya başlandığı andan beri fanlar arasında dizi bir numaraya oturdu. Müzikleri konusunda aslında çok dikkat çekici bir Amerikan dizisi olması konusunda endişe edenler bulunuyor. Ben dinlemeden, görüntünün üzerine müzik düşmeden bir yorum yapmak istemiyorum.

Bu arada Çağatay Ulusoy’un 10 kilo zayıflamasından dolayı üzüntü duyan fanlara da “ekran1-2 beden kalın gösteriyor” diye hatırlatma yapmalıyım. Zaten Çağatay Ulusoy’un yuvarlak yüzü ve gelişkin kasları sebebi ile geniş duran bedeninin yeni stili ile örtüşmeyeceği gibi yeni rolünün biçilmiş kalıbına da yakışmayacağını düşünüyordum. Bence isabetli bir karar verildi.

Hani sağır sultan bile duydu ama biraz da karakterler ile ilgili bilgi vermek isterim:
Yaman Koper (Çağatay Ulusoy): İstanbul'un kenar mahallelerinden birinde, problemli bir ailede yetişmiş zeki bir genç. Yaman'ın çocukluğu pek çok dram ve travma ile doludur. Babası küçük yaşta evi terk etmiştir ve hayattaki tek rol modeli ağabeyi Kenan'dır ama Kenan Yaman'a farklı görünmeye çalışsa da aslında serserininin tekidir. Küçük yaşlardan itibaren hem çalışıp hem okuyan Yaman, ağabeyi Kenan'ın bir gün kontrolünü kaybetmesi yüzünden hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Neyse ki Avukat Selim Serezle karşılaşır. Yaman'ın kaderi Serez ailesiyle tanışıp, başta ailenin içine kapanık oğlu Mert olmak üzere tüm ailenin hayatının bir parçası olmasıyla tamamen değişecektir... Ancak geçmişindeki sırlar, eski mahallesi ve ağabeyi, Yaman'ın peşini bırakmayacak yeni hayatındaki kabusları olmaya devam edecektir.

Mira Aksular (Serenay Sarıkaya): Mira, Faruk ve Sude çiftinin büyük kızıdır. Zengin ve güzel olan Mira sosyetenin en renkli, en gözde kızıdır. Önemli bir iş adamı olan Mithat Civanoğlu'nun oğlu Orkun Civanoğlu ile flört etmektedir. Herkes günün birinde evleneceklerini düşünmektedir ancak Mira bütün dünyanın bu ışıltılı hayat gibi olmadığının farkındadır. Yüzeysel değil gerçek ve derin bir ilişki yaşamayı hayal etmektedir ama hayatı aşağı yukarı onun için çizilmiş durumdadır. Annesi Sude'ye kalsa üniversiteye başladıkları ilk gün parmağına yüzüğü takıp Civanoğlu'nun gelini olarak kendini garantiye almalıdır. "Hayatlarına bomba gibi düşen" Yaman'ı ilk gördüğü an, onun farklı biri olduğunu hisseder. Bu fark zaman zaman uzaklaşmalarına sebep olsa da Yaman giderek Mira'nın hayatındaki en özel, en önemli kişi olacaktır.

Mert Serez (Taner Ölmez): Serez ailesinin tek oğlu Mert, varlık içinde büyümüş ve çok zeki bir çocuk olmasığına rağmen içine kapanıktır. Çocukken etrafındaki herkesin önünde olması büyükleri tarafından sempati ile karşılanıp desteklense de, yaşıtlarının ondan uzaklaşmasına neden olmuştur. Giderek yalnızlaşan Mert, çizgi romanlarında çizdiği kahramanlarla arkadaş olur. Yaşıtları tarafından biraz tuhaf bulunan hatta görmezden gelinen Mert, Yaman'ın eve gelişiyle beraber kendisi gibi herkesten farklı, biraz da tuhaf olan gerçek kahramanını bulur. Mert, Yaman sayesinde büyüyecek hatta, çocukluğundan beri aşık olduğu Eylül'le de yakınlaşma fırsatı yakalayacaktır.

Ender Serez (Mine Tugay): Ender Serez, ünlü iş adamı Asım Şekip Kaya'nın (ya da lakabı Bay AŞK'ın) kızı, başarılı bir mimardır. Üniversitedeyken Selim'e aşık olur ve bugüne kadar tek gücü para zanneden Ender, Selim'in "fakir karizmasından" epey etkilenir ve tanışmalarından kısa bir süre sonra, babası Bay AŞK'ın müthiş öfkesine rağmen evlenir. Eevlendikten kısa bir süre sonra da okumaya devam ederken oğlu Mert doğar. Mert'in (yani veliahtın) doğumuyla Baba Asım Şekip Kaya, yıkılmış ve kızıyla barışmak için damadı Selim'e bile katlanmak zorunda kalmıştır. Selim'le aralarında süren soğuk savaş, Yaman'ın hayatlarına girmesiyle daha da kızışacaktır.

Selim Serez (Barış Falay): Selim Serez, yoksul bir aileden olsa da çalışkanlığı ve azmiyle (ve tam her şeyi yitirecekken yardımsever birinin elinden tutmasıyla) hayatı değişmiş, başarılı bir avukattır. Karısı Ender ile üniversitede başlayan aşkları, oğulları Mert'in doğumuyla perçinlenmiş. Karısına deli gibi aşık bir adamdır Selim. Ender yüzünden katlanmak zorunda olduğu zengin çevrenin değerlerinden hoşlanmayan Av. Selim Serez; mert, dürüst çok çalışkan ve esprilidir. Kendi gençliğini gördüğü Yaman konusunda da çok hassastır. Yaman'ın Mert ile kurduğu diyalog onu ailenin içine sokmasına sebep olur. Zaman içinde, Mert'in Yaman'ı kardeşi yerine koyması, Yaman'ın ailedeki yerini sağlamlaştıracaktır.

Eylül Tezerel (Hazar Ergüçlü): Eylül, Mira ile aynı zengin dünyaya gözlerini açmış, yaşadığı çevreden başka hiçbir şeyle çok da fazla ilgilenmeyen, ailesinin imkanlarından sonuna kadar faydalanan hayat dolu, çok renkli bir kızdır. Mira'nın en yakın arkadaşı olan Eylül ünlü Plastik Cerrah Prof. Bülent Buluter'in biricik kızıdır. Birazcık sevgi arsızı olan Eylül hala küçük yaşta hastalık sonucu kaybettiği annesinin boşluğunu dolduramamaktadır. Acısını neşesiyle ve vurdumduymazlığıyla saklayan bir genç kız. Tek takıntısı ve düşmanı ise müstakbel cici annesi Doç. Dr. Gamze Ongun'dur. Eylül deli gibi sevilmek istiyor, ama sağlıklı bir ilişkileri yoktur. Mert'in çocukluğundan beri platonik aşkı olduğunu bilmiyor.

Modern kostümleri, genç, dinamik imajları ile Amerikalıları bile kıskandıran görüntülerini çok beğendim. Hani bilirsiniz ben hep “Lollywood” hayali kuruyorum ya! Bir de bakmışsınız ki Amerikalıların korktuğu gibi Dünya Dizi Piyasasından adlarını bir güzel silip, maziye gömmüşüz. Ama tabi özgün senaryo ve biraz da cesaret ile “neden olmasın” demekten gene kendimi alamıyorum. Dizi sektörünün de hedefinin bu yönde olduğunu umut ediyorum.

Hayatta hedeflerinizin olması dileği ile…

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3877
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster