Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '07

 
Kategori
Cinsel Sağlık
Okunma Sayısı
1848
 

Sereserpe eşcinsellik!

Sereserpe eşcinsellik!
 

Düşünüyorum da: yıllardır girmeye çalıştığımız AB'nin bizden öğreneceği çok şey var aslında da haberleri yok! Gelipte bizi biraz yakından inceleseler haklı olduğumu anlayacaklar ama nerdeeeee!

Kafalarında oluştırdukları şablonun dışına çıkamıyorlar bir türlü! Neden mi derseniz? Geçen gün davet edildiğim bir düğünde avrupalılardan yüz yıl önde olduğumuzu anladım da ondan....

Tanık olduğum ve hepimizin kanıksadığı bu görüntüler tam Aziz Nesin'lik aslında ama... Üstat nasıl oldu da atladı bu konuyu bilemiyecem, belki yazmıştır da benim gözümden kaçmıştır! Benim isim koymakta zorlandığım, bu konuyu en yakın traji komik diye nitelendirebilirim herhal de...Siz ne dersiniz bilmem....

Neyse gelelim düğünümüze...Nedenmi avrupadan ilerdeyiz dedim?

Çünkü avrupalının daha kısa bir süre öncesine kadar ancak kapalı mekanlar da izin verdiği bayan , bayana ormantik dansın aslında biz de yüzyıllardır açık bir biçim de sergileniyor olması...Bu sözünü ettiğim düğünler ise tabikii orta halli ailelerin, orta şekerli düğünleridir...Yoksaaaa sosyete olayı çok evvelden aşmıştır...Onların camiada bu tür görüntüler köylülük olarak değerlendirilir....

İzlediğimiz görüntülerin temelinde yatan neden ise, doğaldır ki hepinizin bildiği namus kavramıdır. Fakat es kaza da olsa düğüne gelen bir avrupalının olayı böyle görmesi vedeğerlendirmesi mümkün değildir.

Bu düşünceden hareketle 11-12 yaşına kadar birlikte büyüyen çocuklar, bu yaştan sonra ayrılmak zorunda kalırlar. Neden ise birbirleri için artık tehlike arzetmeye başlamış ve ateşle barut konumuna ulaşmış olmalarıdır. Kızın ayağı sandalyeden yere değmekte, erkeğin ise bıyığı terlemektedir.

Yani bu düğünlerde gördüğümüz ve izlediğimiz bayan, bayana dans durumunun altında bu gerçek yatmaktadır...Yoksa hemcinsinian dayanılmaz hafifliği değildir onlara bu dansı yapmaya zorlayan. Nasıl bir görüntü oluşturduğunun ve neye imza attığının farkında bile olmayan genç kızımızın vermek istediği mesaj açıktır aslında...Karşı cinsi çok merak ediyor, ona dokunmak, onu tanımak istiyorum. Yani yaptığı bu dans hayallerindeki beyaz atlı prensi aramaya başladığının ama aynı zamanda da çok namuslu bir kız olduğunun altını çizmektedir.

Oysa doğasında gelişmeye başlayan ve oldukça doğal olan bu duygular, büyükleri tarafından tehlikeli bulunmakta sonuç olarak yasaklar ardı, ardına gelmektedir. Ne de olsa onların da zamanında başında kavak yelleri esmiş, onlarda bu yollardan geçmişlerdir, Durumu bildiklerinden, amaçları yalnızca onları tehlikeden uzak tutmak, başlarına gelebilecek tatsız olayları engellemektir. Yani koruma içgüdüsüdür, doğal olarak ta kız evlatlar daha fazla pay almaktadır bu güdüden...
Yalnız benim korktuğum bir nokta var: tamda bu noktada...Ya bu tutumun sonu gençlerimizi eşcinselliğe sürüklerse? "Sürüklerse de şaşmamak lazıım, " nede olsa onları abarttığınız korkularınızla bu duruma siz yönlendirdiniz., onları eğitmek bilinçlendirmek yerine kolay yolu seçtiniz...Yasağın her zaman merak uyandırdığını unutarak.... Böyle bir durumda da söylenebilecek en iyi sözü atalarımızdan alalım yine... "Ayıkla şimdi pirincin taşını"

Dedim ya AB nin bizden öğreneceği çok şey var daha...İşte kanıtıda burda... Yıllardır ailelerin onayıyla yapılan bayan bayana ormantik dans!..
Gördün mü Avrupa kudurun, çıldırın isterseniz, biz sizden öndeyiz işte!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hadi... Kızlar, kız kıza dans ederek durumu idare etti. Peki o düğüne gelen karayağız delikanlı ne yapsın? O da bi adamı takıp koluna uyamayacağına göre duruma, ortama... Delikanlıyı ne yapalım? Onu da Avrupalıya mı soralım? Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 07.05.2011 0:07
Cevap :
:)) Sorlaım tabii. Akıl akıldan üstündür. Selamlar  07.05.2011 22:31
 

Yorumumun katkı sağladığını söylüyorsunuz. Aslında açılım sizin yazınızda. Yazılarınız yazdırıyor. Yazılma tarihleri eski de olsa fikirleri hep canlı. O bakımdan bulup okumak, aklımın erdiği kadar yorumlamaya çalışmak işim olacak. Saygılarımla...

Birkan Can 
 12.12.2008 15:38
Cevap :
Çok teşekkür ederim Birkan Bey. Memnun olurum. Fikir almak güzel. Lütfen eksiklerimi de söylemekten çekinmeyin. Sevgiler  12.12.2008 20:19
 

Güzel bir noktaya temas ettiğinizi öncelikle belirtmeliyim. Kadını erkekten erkeği kadından sakınır gibi gösterip arka planda, asla bu tarakta bezi olmayanların sürgit suistimallerinin devam ettiği bir kültürde yaşamakta olmanın bu manada verdiği sıkıntı ölçülebilecek gibi değil. Hatırlıyorum, bundan onbeş yirmi sene evvelinden bu tür düğünler pek olmazdı. Şimdi, kuran okumalı, mevlütlü, haremlik selamlıklı ve sizin belirttiğiniz gibi homoseksüaliteye eğilme potansiyeli taşıyan türden yakınlıklar ve oyun şekilleri... Cinselliğini, cinsel doğası gereği yaşayamamış birey ve toplumlarda, bastırılmış dürtülerin zamanla ne tür sosyal ve kültürel sorunlar yaşadığını, cinsel aykırılıkların toplumsal yaşam üzerinde yarrattığı travmanın günümüzde farkında olmak için bilim adamı olmaya gerek yoktur. Anima ve animus yönelimi, sağlıklı bir ilişki ortamında birbirlerine olan eğilimlerini karşılayamadığı durum ve zamanlarda dikkat çekmek istediğiniz tehlike hep olacaktır. Saygılarımla...

Birkan Can 
 12.12.2008 10:52
Cevap :
Birkan Bey. Bu yazının anlatmak istediğini, oldukça net kavrayan, hatta açılımlarınızla yazıyı aşan bir katkı olmuş katkınız. Çok teşekkür ederim. Çok eski olan yazılarımı bile bulup, böylesi değerli açılımlarla taçlandırdığınız için. Sevgiler  12.12.2008 15:23
 

Mizah anlayisiniz ve ifade biciminiz harika. Olayi iyi yakalayip mizahi bir dille iyi desifre etmissiniz. Aslinda hem Aziz Nesin`lik hem de Siegmund Freud`luk. Söylenecek cok sey var ama zaten siz iyi analiz etmissiniz. Tabi anlayana... Evli ciftlerin az denemeyecek kadari neden mutsuz bir yasam sürdürdügünün arkasindaki aci gercek, ne yazik ki cinsel egitimden yoksun, ne kendi cinsini ne de karsi cinsi iyi tanimaya izin verilmemesinden kaynaklandiginin farkinda degiller. Ya da farkindalar, bunu acikca ifade etmelerine icinde bulunduklari toplumun deger yargilari ve namus Keramikart izin vermiyor. Kavrayamadim bir nokta da bu Primizianten hala o zihniyeti acik bir bicimde hatta siyasi arenada savunmalari... Saygilarimla...

Ismail Özdemir 
 04.11.2008 10:58
Cevap :
Bu onların işine geliyor İsmail Bey. Örtülü ödenek gibi. Çok teşekkür ederim. Oldukça eski bir yazımı bulup ne anlatmak istediğimi tamamıyle anlamış, anlamakla kalmamış yazıyı oldukça zenginletiren önemli bir katkı yapmışsınız. Saygılar  04.11.2008 13:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1456
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster