Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
1103
 

Serpil Yılmaz’ın Milliyet'teki ATV/Sabah yazısı daha çok ses getirmeliydi

Serpil Yılmaz’ın Milliyet'teki ATV/Sabah yazısı daha çok ses getirmeliydi
 

Serpil Yılmaz'ın Milliyet'te 13 Ocak'ta yazdığı yazıdan bugün haberim oldu. Emre Kongar bugün Cumhuriyet'teki köşesini Serpil Yılmaz'ın yazına ayırmış. Serpil Yılmaz’ın yazısını buldum (1) ve ATV/Sabah’ın el konulma ve satış sürecinin kafasında soru işaretleri yaratmış olmasına sevindim.

ATV/Sabah’a el konulması ve satış takvimi bana hiç normal gelmedi. Bu konuda birkaç yazı yazdım.

9 Eylül 2007’de yazdığım “ATV ve Sabah’a neden el konuldu?” başlıklı yazımda el konulma ile 22 Temmuz seçimlerinde iktidarı üzmeyen bir medya grubu oluşturulduğunu anlattım (2).

Önce el konulma ve planlanan satış tarihlerini yorumladım:

“ATV ve Sabah’a el konulma kararının alındığı tarihe bakalım: 1 Nisan 2007, yani o zaman bilinen tarihiyle seçimlerden 7 ay önce. Şimdi satılacağı tarihe bakalım 7 Kasım 2007, o zamanın hesabına göre seçim bitmiş, ne olacaksa olmuş olacak.”

Alma niyeti olanlarla ilgili duyduklarımı yazdım:

“Gazetelerde Sabah ve ATV’nin olası alıcılarının adlarını görüyoruz, AKP’ye yakın adlar. Şimdi merak ediyorum: ATV ve Sabah’a bunun için mi el konuldu.”

Bir de tahmin yaptım:

“Bir tahminimi söyleyeyim, 7 Kasım’da birilerinin satın almasının önü kesilerek yapılacak bir ihale ile ATV ve Sabah satılırsa bu satış iptal olur. Benden söylemesi...”

Ben ekonominin kurallara göre işlediği, etik kuralların da olduğu bir ülkede sanmışım kendimi. Satış aynen yazdığım gibi oldu ancak iptal falan olmadı.

Yazımı bir notla bitirdim:

“Herşeyi yazamıyorum, lütfen beni anlayışla karşılayınız.”

Bu arada satış 7 Kasım’da olmadı, ertelendi ve 5 Aralık günü bir yazı daha yazdım (3). “Kasım ayındaki ATV-Sabah ihalesi çok katılım var diye ertelenmemiş miydi?” sorusunu sordum. Kasım ayında alıcı çoktu, ertelendi, Aralık ayında ihaleye tek grup katıldı. O gün bir dilekte bulundum:

“Şimdi Rekabet Kurulu ve TMSF’yi büyük bir görev bekliyor. Bu gölgeyi kaldırmak için bu satışı iptal etmelerini bekliyorum.”

Ne iptali, Serpil Yılmaz’ın yazdığına göre parası olmayan alıcı para bulsun diye onaylar gerektiğinde yıldırım hızıyla, gerektiğinde gerekli süre kadar bekletilerek yapıldı.

Serpil Yılmaz’ın yazısındaki ilk cümlelerden bu anlamı çıkardım:

“TMSF, Sabah-ATV ihalesini 5 Aralık'ta yaptı, 6 Aralık'ta onayladı; Rekabet Kurulu ise tepemizde tek anteni bulunmayan Çalık'ın medyada rekabeti bozacak payı olmadığını açıklamak için 1.5 ay bekledi. İhaleden sonra yankılanan "Çalık para bulamadı" spekülasyonu sürerken, Kurul'un gecikmesi alıcıya zaman kazandırdı.”

6 Aralık 2007 günü yayımladığım “Bir taşla üç kuş” başlıklı yazımda ATV/Sabah’a el konulma ve satılma operasyonuyla bir taşla 3 kuş vurulduğunu anlattım.

Bu arada el konulma ve satış sürecince hem ATV hem de Sabah ciddi değer yitirdi. Ara sıra aldığım Sabah gazetesinde asla görmek istemediğim bir gazeteci yazmaya başlayınca bir daha hiç almadım. Sabah henüz TMSF’nin elindeyken, iktidarın sözcüsü konumundaki radikal bir gazetecinin gazeteye alınması gerçek niyetlerinin kanıtıdır. Gazetelerin değerlerinin yitirilmesi, ona değer veren okurlarını birer birer yitirmeleriyle oluşur.

Serpil Yılmaz’ın yazısında bu süreç içinde RTÜK tarafından Meclise gönderilen ve yabancı ortak yüzdesini 25’den 50’e çıkartan yasa önerisinden sözetmiş. Olmaz böyle birşey.

Şu anda TMSF’nin yapması gereken, özür dileyip ATV/Sabah’ı gerçek sahibine geri vermektir.

(1) Serpil Yılmaz "Sabah ihalesi oldu, yeni RTÜK yasası Meclis'e verildi" (Milliyet 13 Ocak 2008): http://www.milliyet.com/2008/01/13/yazar/yilmaz.html
(2) “ATV ve Sabah’a neden el konuldu?” (9-9-2007): http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=62549
(3) ATV-Sabah yazıları 1: Kasım ayındaki ATV-Sabah ihalesi çok katılım var diye ertelenmemiş miydi?: (5-12-2007) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=79386
(4) ATV-Sabah yazıları 2: Bir taşla üç kuş (6-12-2007): http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=79393

Ankara, 17 Ocak 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aydın bey, ben kendi adıma bu günkü blogunuzun tamamına katılıyorum. Bende blogunuzun altına imza atmaya hazırım. Bence yazınızın can alıcı noktası sizin "Ben ekonominin kurallara göre işlediği, etik kuralların da olduğu bir ülkede sanmışım kendimi" itirafınız olsa gerek. İşte bizim asıl sorunumuzda bu zaten, çünkü ülkemizde ne yazık ki ne ekonominin kuralları işliyor ne de etik kurallar var. Biz işimize geldiği zaman bunu görmezden geliyor, işimize gelmediği zaman da buna isyan ediyoruz. Oysa önemli olan isyan edilesi gerçekliklerin işimize geldiğinde de karşısında olup olmadığımızdır. Bence sorun ne AKP ne de bilmem ne P partisidir. Sorun ülkemizde yasaların çıkarlar doğrultusunda belirlenmiş olması ve her iktidar partisinin de bu hukuksal boşluktan doyasıya istifade etmesidir. Karşı çıkmamız gereken de kendimiz parti tarafgirliğinden kurtarıp bu acayip ve etik dışı sistemle mücadele etmektir. Cumhuriyet değil etiğe uygun bir cumhuriyet istemeli ve onu savunmalıyız. Saygılar selaml

Matilla 
 18.01.2008 13:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2339
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster