Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '13

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
240
 

Serseri

Serseri
 

Senin için yürüyorum bu gece İstanbul'u . Ben sarhoşsam bu  şehrin denizleri, evlerinin karanlık görüntüleri, uzun kulelerle belirlenmiş postmodern silüeti, karanlıkta dolaşan aptal martıları da sarhoştur artık. Sallanarak, savrularak iniyorum kabataş'a doğru; karnım çok aç. Bir köfteci vardı orada hatırlarsın; seni de beni de sevmişti. Kıyıda serinlikte oturmuştuk sabaha kadar. Şimdi orada donmaya gidiyorum, şehir karlı, buzlu ve soğuk.

Seni anasım tuttu bu soğuk, uzak iklimlerden gelen gecede.  Durduramadım lanet olası ayaklarımı; beyoğluna çıktım. Senin için yürüdüm onca kalabalığı. Önceden girip çıktığımız meyhaneleri, siyah beyaz bir fotoğraf çektirdiğimiz  Çakırın Yeri'ni dolaştım. birlikte oturduğumuz  kıyıdaki o köhne masaya oturdum.  Bir kemancı gelip saygıyla keman çalmıştı hani biz sevgiliyken. Sen bana cesaret ve aşkla sarılmıştın ya orada hani?..  orada hiç ölmeyecekmişcesine, hiç ayrılmayacakmışcasına bir sevgiyle sarılmıştık ya sıcacık hani;, bir kez daha  oturdum o  masaya.. Hırsla çıktım sokaklara; senin için   yürüyorum bu gece istanbul'u. Savruk, aşık ve öfkeliyim.

Senin için nasıl da yanıyordum Ortaköy'de.  Ellerim, yüzüm yanıyorduydu. Beşiktaş'a geldiğimizde bana bir şişe su almıştın. Bana sarılmış; bir daha hiç ayrılmamayı anlatmıştın. Küfrederek, kahrederek geçiyorum seni anımsatan yerlerden, şimdi kentin dışına, varoşlara taştım. Karanlık, boş, delik deşik sokaklarda yürüyorum seni anarak.  Sarı,  cılız  ışıklı bir mahalle bakkalından bir paket sıgara ve gazete kağıdına sarılı iki şişe bira alıyorum. İçerek yürüyorum kentin dışına doğru.  Bir karanlık başlıyor  Florya'dan Avcılar'a . Belediye tesislerine kadar her adımda adını anarak yürüyorum.

Senin için yürüyorum İstanbul'u. Şehrin dışına taştım. Bir meczup gibi yürüyorum  karayollarında . Tekirdağ'da bir meyhanede oturup, şarkılar söylemiştik ya hani, oraya kadar yürüyeceğim. Senin için yürüyorum İstanbul'u.  Seni yollar boyunca anıp, şarkılar söyleyeceğim. Bir yerlerde bana  birileri çarpacak, birileri önüme geçecek belki. Birileriyle dövüşeceğim bilmediğim tanımadığım yerlerde. Belki de bir karakola çekecekler beni. Senin için savrulacağım sokaklarda; bunun akıllıca bir delilik olduğunu sen bile anlamayacaksın bu gece. Bir serseriyim ben artık sen gittikten sonra bu şehirde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 657
Kayıt tarihi
: 11.01.12
 
 

Anadolu'da yoksul bir bozkır kasabasında doğdum. Yoksul, acı, zor bir çocukluk ve gençlik yaşadım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster