Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '22

 
Kategori
Mesleki Eğitim
Okunma Sayısı
8
 

Sert Dert, Yumuşak İşkence

 

Velilere çocuklarını korumamaları, korumacılıktan sakınmaları gerektiğini birilerinin söylemesi lazım. Ancak velilere duymak istediklerini söyleyen, gerçeği ellerinden geldikçe gizleyen yöneticiler, özel okullar bunu asla yapamaz.

Eğitim, adı üstünde eğitim, gerçek hayata hazırlık eğitimi yani. Gerçek eğitim nerede yaşanıyor? Gerçek eğitim sokaklarda yaşanıyor. Pamuklara sarılmış komandolar gerçek savaşta nasıl başarılı olabilirler?  Eğitimi çok sıkı olan bir insan emeğin karşılığını bilir, alnının teri ile dişiyle tırnağıyla kazıya kazıya yükselen bir insan ancak geldiği yeri bilir, çünkü bedeli bizzat kendisi tarafından ödenmiştir de ondan.

Erken yaşta iş hayatını öğrenmeleri, gerçek hayata dair bir alıştırmadır. Ne kadar çok alıştırma yapılırsa o kadar başarılı olunur. Bunun neresi yanlış. Öğrencilere çocukluktan itibaren özgüven vermek, yapabileceklerine onları ikna etmek gerek. Çalıştıkları zaman yapabileceklerine olan kuvvetli inanca sahip olan bireyler, gerçek hayatı daha iyi algılarlar. O kul programları da gerçek hayatla direk olarak bağlantı kurmalı ve asla yapamayana yapıyormuş algısı verilmemelidir. Bu onu düpedüz aldatmak olur. Bir insanı hem aldatıp, hem de eğitemezsiniz. O insanı tuzağa düşürürsünüz. Gerçek hayattan bağını kopardığınız her birey gelecekte ailelere ve topluma daha fazla yük olacaktır.

Yüzme bilmeyen bir gence yüzme biliyor diye belge verip, okyanusa yüzmeye gönderebilir misiniz? Bu nasıl soru diyebilirsiniz ki haklısınız. Yüzme bilmeyen birine yüzme biliyor belgesi vermek aptalca bir hareket değilse de yüzme bilmediği halde yüzme bildiğine inandırılan kişiye çok büyük kötülük yapılmış olur. Neden yüzme bilmeyen kişilere yüzme biliyor diye belge verelim ki!

Her insanın başarmaktan, kendi başına başarmaktan zevk aldığı şeyler vardır. Her insan yapabilmeyi ister aslında. Yapabilirse bu çok hoşuna gider. Kendini farklı hisseder ki bisiklete düşe kalka binen ve en sonunda yavaş yavaş kusursuzca bisiklet kullanmayı öğrenen bir çocuğun yüzündeki özgüveni görmediniz mi yoksa?

Bugün, insanların daha bebeklikten başlayarak yeteneklerini, zekâ seviyelerini, hangi alana daha yatkın olduklarını tespit etmek geçmişe göre çok daha kolay. Elbette aslı algı operasyonlarının bir parçası olan “eğitimli-eğitimsiz” algısı kendi içinde çelişkiler içerir. Şimdilerde velilerin çoğu kendi çocuklarına layık görmedikleri işleri başkaları yapsın yarışı içerisindeler. Hayvancılık kötü bir uğraş, başkalarının çocukları, ya da başarısız olanlar yapsın, tarım da öyle o da en fakir ve tembellerin işi, çöp toplamak da öyle, inşaat ve sanayi işleri onlar da öyle. Dikkat edin; hep gerçek hayata dair gerçek işleri kötülemekteyiz. Biz kimiz ki bizim çöpümüzü başkaları topluyor da biz kendi çöpümüzü kendimiz çöpe atamıyoruz. Hangi hakla biz kendimizi diğerlerinden daha yüce ve daha yüksek görüyoruz. En babayiğidimizin babası değilse dedesi tek göz odada ve belki de ahırla komşu odalarda sabahlamamış da biz sanki gökten böyle bir hayatın içine düşüvermişiz gibi sanal bir dünyaya nasıl da esir olabiliyoruz?

Gerçek işleri gerçek ve akıllı kişiler layıkıyla yaparsa işler gelişir. Başka türlüsü yalandan da öte insanın kendi kendini kandırmasından ibaret sanal bir dünya yaratmasıdır ki bu da gerçeklere şaşı ya da kör bakmak olur ki gerçeklerin uyandırması acı olur. Olmuştur ve de olacaktır o kadar.

Gençlerimize ve de elbette velilerine, sonucu ne olursa olsun eğitimin, gerçek hayatın ön provası olduğunu anlatmak zorundayız.  Gerçek hayatın is bir hayatta kalma savaşı olduğunu anlamaları için tüm eldeki imkânları kullanmalı, onları zor şartlara göre hazırlamalıyız ki yerine göre esnek, gerine göre sert, yerine göre yumuşak başlı yerine göre sert olmayı becerebilsinler. İşe göre malzeme, malzemeye göre insan seçmeyi bilsinler. Yol arkadaşlarını doğru seçerek birlik beraberliklerini iş hayatlarına katsınlar ve sonuçta tek başlarına taşıyamayacakları yükü doğru seçtikleri yol arkadaşlarıyla birlikte güven içinde yaşayabilsinler…

Dünya ahiretin tarlası diyorlar ya eğitim de gerçek hayatın ön provasıdır. Kim nesillerine gerçek ve çok sayıda prova yaptırırsa, onları alternatif yolları öğretirse onlara yapabileceği en değerli şeyi yapmış ve doğru eğitmiş olur. Gerisi kandırmacadan ibaret, oyalama oyunlarıdır.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2249
Toplam yorum
: 321
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 158
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster