Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
719
 

Servet düşmanı, sefalet düşkünü..

Servet düşmanı, sefalet düşkünü..
 

Televizyonlarda bit gibi türeyen onlarca dizinin arasından güzel yapımlar da çıkıyor elbette.

İşte bugün, bunlardan birisini tanıtacağız.

İzlediğimde Haluk Bilginer'e tekrar tekrar hayran kaldığım bir dizi, gerek tiyatro da gerekse televizyonlarda muhteşem işler çıkarıyor.

''Sevgili Dünürüm.''

Konusuna değinmek gerekirse, bir yanda sonradan görme olarak tabir edeceğimiz zengin bir adam diğer yanda iyi eğitimli, şehirli bir edebiyat öğretmeni ve tabii bunların birbiriyle atışmalarını konu alıyor.

Bunlar 2 dünür.

Sürekli artan asmalı kesmeli ya da töreli dizilerden sıkılanlar için çok iyi bir alternatif.

Ahmet Muhtar (Haluk Bilginer) karakterinin ''param var ne istersem onu yaparım'' tarzı davranışları diğer dünüre pek uymuyor.

Sonuçta kahkaha da kaçınılmaz oluyor.

Yıldız Hanım (Sumru Yavrucuk) gururlu bir insan, bu yüzden de parayla pulla işi yok.

Ahmet Muhtar ''Servet düşmanı, sefalet düşkünü'' diye sürekli söylense de inadı inat.

Bebeğin isminden tutun da yenecek yemeğe kadar her konuda bir tartışma çıkıyor.

***

Her dizi de olduğu gibi bu dizide de bazı mantıksızlıklar yok değil elbette.

Zengin adam rolünde para yerine sanki kum var adamda.

Doya doya saçıyor.

Tamam, para onun saçar istediği gibi de nereden geliyor bu değirmenin suyu?

Bir diğer nokta da Yıldız Hanım'ın evli akrabalarının Muhtar'ın şirketinde şebeklikten başka şey yapmamasına karşın yüklüce para almaları.

Son dönemde dizilerde eleştirilen nokta kaybedilen realite olgusu.

Normalde böyle bir halde değil çalışmak kapıdan içeri almazlar.

Gerçeğe yakın dizileri daha çok beğeniyorum.

Üniversite yaşamının da yanlış tanıtılması yüzünden de yüzlerce kişi hayal kırıklığına uğramıştı.

Onlar dizilerde gördükleri gibi bir şey bekliyorlar ve sonuçta da üzülüyorlar.

Dizide bir nevi doğu-batı çekişmesi yaşanıyor bir nevi ve arada da çocukları kalıyor.

Onlar sessiz.

Ne kadar bulaşamadıkları da tartışma konusu çünkü iş dönüp dolaşıp mutlaka onlara geliyor.

İki dünür de torununu kendince en ''ideal'' biçimde yetiştirme peşinde.

Bıraksınlar anne ve babası doya doya baksınlar çocuklarına olmaz değil mi?

Olmaz.

O zaman dizinin anlamı kalmaz.

***

Eğer vurdulu kırdılı dizilerden bıktıysanız ''Sevgili Dünürüm'' sizin için güzel bir alternatif olacaktır.

Star televizyonun da cumartesi akşamları yayınlanan diziyi tavsiye ederim.

Biraz olsun gülmek ve güldürmek için.

Özgün Kaplama

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülkemin insanları sürekli yapay ya da gerçek gerilim dolu savaş,zam,onursuz siyaset,çarşaf,kan,uyuşturucu,yankesici,banka tacirlerinin tacizleri,vurgun,çete,katil gibi karanlıklarla kuşatılmış durumdayken,yaşama dair biraz da olsa komik ve rahatlatıcı olaylardan haberdar olmak istiyor.Fesatların dışında,bu ülkenin güzel insanlarının da olduğu,sevgilerin de paylaşıldığı anlatılmalıdır....teşekkürler...sevgilerimle...

Mesut Selek 
 09.03.2008 13:37
Cevap :
Her zaman güzellikler vardır hayatta yeterki görmesini bilmeli insan her türlü kötülüğe rağmen. Teşekkürler.  09.03.2008 14:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1358
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster