Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1374
 

Servi gibi ümitler döndü birer iğdeye/ Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye (Namdar Rahmi.)

Servi gibi ümitler döndü birer iğdeye/ Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye (Namdar Rahmi.)
 

İnternetten şaaptım, çok manalı geldiği için.


“749071 numaralı üye şifayı kapmıştır ve köm köm öksürmektedir. Hafiften de ateşi çıkmıştır ama her Pazar olduğu gibi yataktan fırlayarak kendisine sallama bir çay yapar ve klavyesinin başına çöreklenir. Gün, yazı yazma günüdür ve öksürüklü üyenin görev bilinci oldukça yüksektir. Hemen MB’nin ana sayfasını açar ve her zaman olduğu gibi şahsına yönelik bir ‘sataşma veya laf sokuşturma olup olmadığını’ kontrol eder. İşte tam bu sırada Ferhunde Hanım gelir ve sorularını sıralar…”

Eveeet, Sayın Culduz; sitenin yeni yüzüyle ilgili tartışmalar devam ediyor. Siz konuyla ilgili 4 yazı birden yazıp görüşlerinizi açıklamıştınız. Muhalif olmanıza rağmen yeni tasarım devreye girdi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Öncelikle şu noktanın altını çizelim efendim; ben o 4 yazıyı “Basra harap olmadan”, “Atı alan Üsküdar’ı geçmeden”  önce yazdım. Yeni yüz yaklaşık 3 hafta askıda bekledi ve hatta askıda kalma süresi bir hafta da uzatıldı. Bu zaman sürecinde, muhalif yazıların sayısı –benimkiler de dâhil- iki elin parmak sayısını geçmedi. Bir o kadar da yeni yüze “olumlu” bakan yazı okuduk.

Yani?

Yani efendim MB idaresi bir sürpriz” yapmış değil! Görüşlerimizi sordular; üç-beş kişi dışında tepki veren olmayınca yeni tasarımı etkin hâle getirdiler. Yani ortada “üyelere” rağmen yapılmış bir uygulama yok! “Yer misin?” diye sorulunca sesini çıkarmazsan, servis zamanı “Hani bana?” demeye hakkın olmaz haliyle!

Yeni tasarımla ilgili tepkiler çığ gibi büyüyor ama?

Ben aynı görüşte değilim… MB’nin yeni hâline “olumlu” yaklaşan arkadaşların sayısı, en az muhalif olanların sayısı kadar. Doğruya doğru şimdi…

Siz "zamanlamaya" önem veriyorsunuz. Nasıl bir muhalefet olmalıydı sizce?

Elbette zamanlama önemli… Başak Hanım’ın konuyla ilgili yaptığı açıklamaları iyi tahlil etmek ve satır aralarını iyi okumak gerekiyor. Ben şu sıralarda kırsaldayım ve net sorunum var. Buna rağmen oturup 4 yazı birden yazdım. İsterdim ki sitedeki etkili ve kıdemli arkadaşlar da klavye başına otursun ve görüşlerini yazsınlar. Şöyle 100, 150 muhalif yazı çok şeyleri değiştirebilirdi. Değiştirmese bile şimdi “bizi kale almadılar” deme hakkımız olurdu en azından.

Bundan sonra sizin tavrınız nasıl olacak?

Elbette her zaman ki gibi oturup yazılarımı yazacağım efendim… Konuyla ilgili eleştiri ve önerilerimi (zamanında) yaptım ve mesele (benim için) kapandı! İşi lastik gibi uzatmanın ve kantarın topuzunu kaçırmanın âlemi yok! Ölçülü olmak iyidir.

Üyeliklerini sonlandıran arkadaşlar var ama?

İşin acı yönü... Bu arkadaşların peşlerinden giden yok! Yan çizen çizene! (Bu da bir yazı konusudur yani.)Gitmelerini istemem ama bence doğrusunu yapıyorlar. “Gemileri yakmak” zevklidir, bilirim. Arkadaş resmen “ yönetime rest çektim” diyor! E sen rest çekersen, karşındaki de görüverir restini. Eleştiri her üyenin hakkı ama işi “şantaj” ve “ajitasyon” boyutuna getirmemek lazım… “Güle güle” dedikleri zaman da kızmamak gerekir.

Yeni tasarıya karşı olan üyeler nasıl bir tepki sergilemeliydiler sizce?

Tamam, burası bir memur sitesi ama buna rağmen tutup da “Balkonlarımıza Türk bayrağı asalım ve her akşam saat tam 21’de ışıklarımızı yakıp söndürerek BM idaresini protesto edelim…” gibi bir öneri getirmem tabii…

Ama bu öneriniz biraz "şeyce" olurdu sanırım!

Evet, biraz “salakça bir öneri” olurdu ama “taraftar” bulmayacağını da kimse garantileyemez tabii. Burası MB! Memur sitesi yani… Her şey mümkündür Ferhunde Hanım.

Hep "yeni yüz" den bahsettik ve "biçimi" tartıştık... "MB'nin işleyişi" ile ilgili bir tartışma söz konusu olmadı galiba?

Maalesef öyle oldu ve iş tabiri caizse boğuntuya getirildi. Ne idare, ne de muhalif üyeler bu konuyu dile getirdiler(zira çoğu güvenilir üye) ki esas sorun buydu. Açıkça belirteyim ki “işleyişle” ilgili bir değişiklik yapacaklarını sanmıyorum.

Neden?

Milliyet Blog Sitesi; Face ve twitter gibi “otomatiğe” bağlanamaz! Üyeler burada denetimsiz bir şekilde yazı ve yorum yazamazlar. Milliyet gazetesinin,( her gazetede olduğu gibi) bir “yayın politikası” ve “yayın ilkesi” var. Bu durum Milliyet Blog için de geçerli! “Mugayir” bir durum oluşmaması için “denetim” devam edecek.

"Denetim" derken?

Denetimi elbette gazetenin yayın politikasını ve ilkelerini iyi bilen “yetkin” bir editörün yapması lazım. Bu da 3x8 tam mesai demek! Maliyet artışı demek! Öyle tek bir “yetkin ”editörün sırtına yüklenecek bir şey değil. Değerli Başak Hanım’ın her konuda doyurucu açıklamaları var ama nedense bu konuda suskun kalmış. Sanırım suskunluğu bu konuda kimse ona soru yöneltmediğinden olacak.

Güvenilir olmayan üyelerin yazı ve yorumları eskiden olduğu gibi bekletilecek, diyorsunuz yani?

Bakacağız ama görünen o! Bu da işin tadını kaçırdığı gibi haksızlıklara yol açıyor. Kıstas da koymamışlar!

Çaresi?

Yukarıda da belirttiğim gibi 3x8 tam mesai! Gece saat 24’de yazı veya yorum mu geldi? Varsa sakıncası anında “ret” edeceksin! Yoksa eğer “anında” yayına alacaksın. “Efendim sabah saat 8’de Başak Hanım gelsin de baksın” demeyeceksin!

Mb İdaresi niye bir "referanduma" gitmedi sizce?

Bu konuda oturup “sayfalarca” risale yazabilirim ama kısaca belirtmem gerekirse; “Üyeleri gayet iyi tanıdıkları için referanduma gitmediler” efendim! Ve bence de çok iyi yaptılar!

Niye "çok iyi yaptılar" diyorsunuz?

Üyeler hiç kusuruma bakmasınlar ama böyle bir referandumu da hak etmediler! Tepkiler ”zamanında” koyulmalıydı! Şimdi “sunulanla” yetinecekler!

"Yeni yüz" meselesi benim için kapandı, dediniz; sanırım bu konuya bir daha değinmeyeceksiniz?

Olur mu öyle şey Ferhunde Hanım? Elbette yeri ve zamanı gelince bu konuyu tekrar tekrar ele alacağım. Bu benim en tabi hakkım zira “zamanında” görüş bildirdim. Ama acelesi yok tabii; hele bir uygulamaları görelim. Ön yargılı olmanın bir âlemi yok! “Alkış” gerekiyorsa ellerimiz boş durmaz, alkışlarız. Eleştirmek gerekiyorsa da eleştiririz! Sonuçta bizler varsak bu site de var!

Toparlarsak Sayın Culduz?

Son sözüm “giden” ve “gitmeye niyetlenen” arkadaşlara… Onlarla aramız pek iyi değil! Pek iyi değil ama onlar bana lazım! Gittiler, mittiler demem pis dalarım, fena laf çakarım. Tavsiyem; “meydanı bana bırakmamalarıdır”… O kadar!


Teşekkürler Ümit Bey...


Ben teşekkür ederim efendim.(Hiiii! Bana" Ümit Bey "dedi, yoksa, yoksa...Yirmi yaş farka rağmen. bu sıcak ve samimi hitap? Olur mu olur valla. Netçem len ben şimdi?)
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çalışma arasında mola verip söz verdiğim üzere okumaya devam ettim. Yeni sistemle ilgili epey uğraşmışsın anlaşılan ama görünen o ki herşey olacağına varmış... Sevgiler...:))

Sema Sener 
 01.02.2012 18:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1589
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster