Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
537
 

Ses ver çocuk Başbakanın kulakları çınlasın!

Ses ver çocuk Başbakanın kulakları çınlasın!
 

Ses verin analar, Başbakanın kulakları çınlasın!


IĞDIR'da yaşıtları okul sıralarında ders gören 8 yaşlarındaki kız çocuğunun çöpten meyve topladığını görenler durumuna üzüldü.
Söğütlü Mahallesi'ndeki çöplüğe diz çöküp dökülen yiyeceklerden sağlam
olanları ayıran kız çocuğu, yoldan geçenlerin bakışları arasında yanındaki sepeti doldurmaya çalıştı. Fotoğrafının çekildiğini gören çocuk kendisini köşe başında bekleyen teyzesinin uyarısı üzerine çöplükten hızla uzaklaştı. “Annen mi çağrıyor?” sorusuna “Anne ve babam öldü, teyzemin yanında yaşıyorum” diyen kız çocuğu elinden tuttuğu teyzesi ile birlikte ara sokaklara girerek gözlerden kayboldu. (dha)

Ses ver çocuk, insanlık duysun, Ses ver çocuk, iktidar uyansın.

Ses ver çocuk R.Tayyip Erdoğan’ın kulakları çınlasın.

Çocukluğunu yeniden anımsasın. Bundan 50 yıl önce yaşamış olduklarını. Hani Amerika’da dünya liderleriyle paylaştığı çocukluğunu. Yoksulluk içinde geçen çocukluğunu. Altı delik ayakkabı giydiği günlerini.

Ses ver çocuk Başbakan, Amerika’da değil Türkiye’de anımsasın çocukluğunda yaşadığı yoksulluğunu.

Ses ver çocuk Başbakan anımsasın şimdi nasıl unuttuğunu yoksulluğu, yoksulları.

Ses verin çocuklar, bu manzaların yalnız doğu illerinde değil, metropollerin varoşlarında çok olduğunu anımsasın.

Ses verin analar, hava kararınca tanınmamak için semt pazarlarında, atıkları toplayanların çok olduğunu. Binlerce ailenin geçimini pazaryeri artıklarıyla sağladıklarını.

Evet sayın Başbakan sizin çocukluğunuz da yoksulluk içinde geçmiş. Doğrudur. Çok üzüldüm diyemeyeceğim, çünkü yoksulluğu doyasıya ben de yaşadım. İyi bilirim altı delik lastik ayakkabıyı, yırtık çorabı. Yamalı pantolonu. Yazın sıcaktan yanmanın, kışın soğuktan donmanın ne demek olduğunu. Siz bundan tam elli yıl önce yaşadınız. Bugün 21. yüzyıldayız. Ve 2002 yılından beri iktidardasınız. Ülke yönetiminde tek yetkilisiniz. Her gün gelişmişlikten söz ediyorsunuz. Aileniz ve yakınlarınızın gelişmesinden bahsediyorsanız sözüm yok. Aksini iddia da etmiyorum zaten iddia edene de rastlamadım. Kalkınmışlıktan söz ediyorsunuz, fabrikalar bir bir kapandı işsizlik tavan yaptı, ücretler tabana vurdu. Sağlık, eğitim özelleştirildi. Paran kadar eğitim, paran kadar sağlık. Sahi sayın Başbakan siz hiç pazar atığı topladınız mı çocukluğunuzda. Yani aç kaldığınız oldu mu?

Bu mu kalkınmak. Bir avuç mutlu azınlık yaratmaksa mutluluk sözüm yok.

Ses ver ülkem insanı, Başbakanın kulakları çınlasın!

Sen asla utanma çocuk. Sen yaşamalısın. Sana bunu hak görenler utansın! Ve asla unutma, inkar etme yaşadıklarını!

"... yoksulluk, yeterli bir yaşam standardının yanı sıra diğer medeni, kültürel ekonomik, siyasi ve sosyal haklar için gerekli olan kaynaklardan, yetilerden, seçilerden, güvenlikten ve güçten sürekli ya da kronik olarak yoksun kalmakla karakterize olan durum olarak tanımlanabilir."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ankara'da bir okul ders görsel sanatlar.Fulya okul sevincini resmederken kıvranıyor.Öğretmen soruyor "Neyin var kızım." diye.Sıkılarak "Midem bulanıyor." diye yanıt veriyor.Belli ki beslenmesi yok,kahvaltı edememiş.Öğrtemen cebindeki elli kuruşu uzatıyor "Git kızım,simit al." diye."Alamam öğretmenim!"diyor. Öğretmen"Bunu sana borç olarak veriyorum,bir gün iş sahibi olduğunda ödersin."diyor."Ya sizi bulamazsam."diyor içtenlikle.Öğretmenin gözleri buğulanıyor "Sende kahvaltı edememiş bir çocuğa verirsin."diyor...Fulya bir elinde simit saklayarak yerken birtaraftan "Okul sevinci"nin resmini çiziyor...2009/Ankara/Türkiye...

Necati TÜFEKCİ 
 29.09.2009 10:47
Cevap :
Çok çarpıcı olduğu kadar acı bir öykü. İnsanın içi acıyor. Ama hala teğetlerdeyiz. Midemiz delinmek üzere!...  29.09.2009 19:47
 

Pazarda ellerini en iyi domatesi secmeye calisanlar ...taninmis markalarinin giysilerni giymeye calisanlar ..Kocanin ameliyatini Cleveland da yaptir diye tanrinin sesini duyanlar, kendi paramiz la degil mi deyip yurtdisina cocuklarini okula yollayanlar su cocuklari gorunce iciniz sizla miyor mu ? Bir kez Milliyette bir yazi okumustum. Doguda gorev yapan bir ust duzeydeki subay cocuklarin askeriyenin artiklarini topladigini yediklerini belirtmisti. onlarin kisacik da olsa kaleme gereksinmesi okunmus da olsa kitaba reksinmesi var demisti. Dogudan bir iki yavrum var ...ulasabildigim kadar ulasiyorum gonul isterdi ki ulkemin buyukleri de ulassin ...sevgilerimle

Nursen 
 29.09.2009 1:46
Cevap :
ama onların çocukları hayır severlerce verilen burslarla dışarıda okudular. Adaletin bu mu dünya!!!  29.09.2009 19:50
 

Kimileri dilenciye sadaka vrmekten çok mutlu olurlar. Bu gün iktidarlar. Daha çok mutlu olmak içinde, daha çok dilenci yaratmak peşindeler. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 28.09.2009 20:27
Cevap :
O halde daha çok çalışmamız, daha çok güçlenmek gerekiyor. Ve demokratik bir ülke yaratmak adına, sorumluluğumuzun bilincinde ve duyarlı tavır koyarak. Katkınız için teşekkürler.  29.09.2009 19:58
 

""Ses ve ülkem"" her şeyi anlatıyor sadece bu cümle..Ama kim nasıl duyacak bu kadar duyarsız insanlar bizi yönetirken kendilerinden iki satır bahsettilermi salya sümük ağlayan gözü yandaş oğul dünür gözetmekten başka bişi görmeyenler utanmalı hatta kahrolmalı tabi vacdanları varsa..Sözde sosyal devletiz her yanımızdan demokratikleşme akıyor işte dediğiniz gibi BİR AVUÇ MUTLU YANDAŞ AZINLIK SEVGİYLE.

ŞERMİN ÇIKRIKÇI 
 28.09.2009 17:47
Cevap :
Nereye kadar. Bıçak kemiğe dayandı. Umutluyum, değişecek, değiştireceğiz birlikte. Gün olur devran döner ağlayanlar bayram eyler.  29.09.2009 19:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1758
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster