Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
57
 

Sesimizi Duyurabilmek!

Sesimizi Duyurabilmek!
 

   O kadar uğraşıyoruz etrafımıza duygularımızı yaşadıklarımızı anlatmak için. Önce onların anlamasını bekliyoruz. Anladıktan sonra, istemsizce bize karşı anlayışlı yaklaşmalarını istiyoruz. Halimizden tavrımızdan anlamıyorlarsa dile getirmeyi deniyoruz. Ama biz anlatırken o aslında kendi söyleyeceği cümleyi hazırlıyor. Yani dinlemiyor bizi.  Yalnızca işi düştüğünde ya da dert anlatmak için bizi arayanlar, karşılaştığımızda bizim o andaki şartlarımız ne olursa olsun sürekli kendilerinden ve sorunlarından bahseden pek çok örnek mevcuttur hayatımızda. Bunların hepsini karşı taraf yapıyor da biz yapmıyor muyuz? Tabii ki biz de yapıyoruzdur belki de. İçimizde bizim de fırtınalar kopuyor da haykıramıyoruz kimseye. Yeri geliyor annemiz babamız, en can ciğer arkadaşımız anlattıklarımıza bakıp ya bizi yargılıyor ya da günü gelince yüzümüze vurmak için yazıyor kenara lazım olur kullanırım ben bunu diyor.

   Bazı kimseler gerçekten bizi görmek istedikleri için değil, o anda yalnız kalmak istemedikleri için bizi ararlar. İlişkileri sürdürme çabalarının gerisinde de günün birinde gerekli olabileceğimiz düşüncesi bulunur. Bize ilgi gösterirler; ama bu bizi anlamaya çalışmaktan uzak, “yatırım” amacını içeren bir tutumdur. İnsanlarla olan ilişkilerimizde bu tarz unsurları göz önünde bulundurmakta fayda var. Belki de en doğrusu yalnız kalmaktır.

    Bazen insan “kendi seçimiyle” ve “geçici” olarak yalnız kalıp bir durum değerlendirmesi yapmalı, kendini dinlediğinde ise yapıcı ve yaratıcı çalışmalar ortaya koyabilecek aşamaya geleceğini öngörebilmelidir. Sahte kalabalıkların içinden geçip amaçlarımızı ortaya koyabilme cesaretini göstermek gerekir.

    Nasıl ki bir oku ileriye atmak için yay geri çekilir ve ok en uzağa gider. Olaya bu açıdan bakarak pozitif yönde değerlendirmek gerekir. Umutsuzluğa kapılmadan, yalnızlıktan  korkmadan!  Sanki çok karamsar bir yazı oldu ama bugün  rahmetli Engin Geçtan hocam beni benden aldı. Bazı yerleri ona ait cümleler. Öyle güzel özetlemiş ki benim yazdığım hiçbir cümle onun ki gibi doyurucu olmadı. Özetle ne yapıyoruz önce kendi değerimizin farkına varıyor sonra da çalışıyoruz aynı zamanda hızar sesiyle konuşan insanların karşısında  duyulmadığımızı fark edip belki de yazmalıyız ;)

 

Sevgiler…

Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 36
Kayıt tarihi
: 03.10.18
 
 

Okur, araştırır, öğrenir, kendini geliştirir, insan kaynakları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster