Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
437
 

Sesin...

Sesin...
 

deiantart.com


“Naber?” diyen sesini duyduğumda, ilk defa bu kadar irkildim. “iyiyim ya sen?” “bişey yok, sonra konuşalım tamam mı?” “tamam ama…” “sonra ararım seni” diyerek noktayı koymuştun çoktan. Huzursuzluğumun aslında konuşmaktan değil sesindeki tınıdan geldiğini fark ettim. Acının adı konsaydı, “sesindeki tını” derdim hiç düşünmeden… Tanıyordum bu sesi, yıllar öncesinden gelen, küflenmiş, kabuk bağlayan yaraların altında kalmış; eski dolaplarda unutulup, tekrar pikaba konduğunda tozdan cızırtılara gark olmuş plak gibiydi… Tanıdık ama cızırtılı…

Sevdiğimize dair ne varsa, çok sevmekten yıpranmış, rengini atmış… Yılların ötesinden gelen ilk gençlik siyah- beyaz resimlerine bakan iki yaşlı göz gibi… Midemizden göbeğimize inen ağrılar gibi, korkulan… Sevgilinin ayrılmak istediğinde söylediği sözlerin, babanın çocuğuna kırılışındaki hitabı gibi zoraki ama mecburen… Doktorun kaybetmekte olduğu hastasına söylediği iki cümle vardır ya hani… Ölmek üzere olan hastanın son bakışındaki yitip giden hayat gibi tutulamayan, kalması istenipte, azrailin eline teslim edilen…

Karanlık sokaklarda incecik bir çatlaktan sızan ölü ışık, son kez uzatılan elin soğukluğu, yaralanmış yaban hayvanının son bakışı, çığlığı gibi çaresiz… Koskoca âlemde yalnız kalmış iki insanın birbirine söylediği gerçek yalan sözler gibi yalnızca kendini avutan… Kabullenilmemiş ayrılığın ardından söylenen kazanılmışçasına sarf edilen zafer nutukları gibi ardına sığınılan… Zoraki dinlenilen teselli laflarının kulakta bıraktığı iz gibi akıp giden... Umudun bittiği yerde kurulan hayaller gibi, kabustan kalelerle kuşatılmış…

Öyle işte… bildik, tanıdık, ama acı veren…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne kadar ince bir anlatım acıyı...öyle bir tasvir etmişsiniz ki yüreğim daraldı bir an...bu sizin bir anlık hislerinizi yazıda yansıtmanızdaki başarı...bizlerin de hayatında arasıra da olan sıkıntılı anlarından biri..., sevgiler

Dilek Fuçucı 
 03.06.2008 11:12
Cevap :
Bir anlık zaten bir anlık hisler sonucu yazarım bu tür yazıları... Hiç öyle aman aman üzeirnde çalışamam ama gerçekten çok ama çok deirnden hissettiğim bir duygu sağanağıydı...  03.06.2008 11:39
 

Sevgili yıldız, gerçekler nekadar gerçekse acılarda okadar gerçektir. Acı bir gün geçer, çünkü zaman yerinde durmuyor. Sadece hayatlara biter ve durur, zaman asla...kalemine yüreğine sağlık..sevgi ve saygaılarımla..

Mehmet EREN 
 02.06.2008 14:53
Cevap :
Zaman, zaman, zaman... ama acıyı var etmekte elimizde biraz... biz istesekte istmeesekte bir şekilde giriyor hayatımıza ve biz hayatımızı kimi acı kimi sevinçli zamanla tamamlıyoruz gibi...ben teşekkür ederim bu güzel kelimeler için.  02.06.2008 15:09
 

Acının sese ve gözlere çökmesi etkiler beni de. Kalemine sağlık, güzeldi...

Sema GÜZEL 
 30.05.2008 21:28
Cevap :
Sırf bu yüzden işyerinde anormal nitelendirliyorum. neden? insanların samimiyetsizlik içeren sevgi emsajları, üzüntü içeren sözlerinin ne kadar yapay ve aldanış olduğunu gördüğümde; maalesef insanlar kendilerine dönüp evet ben böyle böyle davrandım ama düzeltmeliyim demesi gerekirken sırf bunu anlayana yüklenmeleri ve değişik diye adalandrmaları yokmu? İŞte!!!! o zaman bir ekz daha gözlerdeki vesesteki tınıya dikkat kesiliyorum ne yazıkki....  02.06.2008 8:16
 

Bildik ve tanıdık oluşunun verdiği acı dayanılmazdır çoğu zaman. Hüzünlendim okuyunca ah arkadaşım ah... sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 30.05.2008 11:50
Cevap :
O tınıyı hissettiğim 2001 de ne hissettiysem, aynısını şimdi hissettim. o gün yenildiğim olaydaki acıyı, bugün kazanılmaya çalışılan acının hissiydi... fakat, heyhat ne mümkün bir daha hissedilecek beklentisini yarattığı tepki..  30.05.2008 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 359
Toplam yorum
: 3043
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1582
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster