Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
358
 

Sesin İnanılmaz Gücü

Sesin  İnanılmaz  Gücü-2-

Yazan:Uçar Demirkan

Uzayda ses  var mıdır? Kimilerine göre, uzayda ses yoktur. Kimilerine göre vardır, ancak giderek yok olmaktadır. Başka bir görüşe göreyse her türden sesler, uzayda özgürce dolaşmaktadır.

Nitekim;ünlü ozan Baki:

Avazeyi-sesi-asumana-gökyüzüne,uzaya-Davut-davudi sesli yalvaç-gibi sal

Baki-hep,süresiz-kalan bu kubbede-yuvarlak gökyüzünde-bir hoş sada-ses-imiş. Ozana gore bir ses bir kez uzaya salındı mı o artık hiç yitmez. Orada  hep kalır.

Dalgalar; mekanik ve elektromanyetik olarak ikiye ayrılmaktadır.Elektromanyetik dalgalar uzayda yayılmaktadır. Mekanik dalgalar ise bir yayılma ortamına(bir maddeye)gereksinim duyar. Bu nedenle, ses dalgaları katıda, sıvıda ve gazda yayılır. Boşlukta yayılmaz denilmektedir.

Oysa, gaz denilen maddeler havadan hafif olup uçabilen maddelerdir. Atom altı parçacıklar ve kuarklar da gaz madde halinde bulunmaktadır. O nedenle; sesin uzayda da yayıldığını varsaymak olanaklıdır.

Nitekim;  bazı araştırmacılar,uzayın genişleyerek büyüme sürecini başlatan kozmik olayın-Big Bang’ın-sesini kanıtlamışlardır .Demek ki, ses uzayda da yayılmaktadır ve yayılmasını sürdürmektedir.

Mikro kozmos-uzay-da ses var mıdır?

Pisagorcular, varolan canlı ve cansız her şeyin bir sesi olduğunu söylemişlerdir. Ancak; günümüzde bu konuda araştırmalar yapılmadığı anlaşılmaktadır. Gök gürültüsü göğün çıkardığı seslerdir. Depremler sırasında yeraltından sesler gelmektedir. Bunların, yer kürenin  sesleri olduklarını düşünmek olasıdır.

Ses ilk duyulduğu ana göre neden yavaşlar? Gökyüzünden geçen bir uçağın sesi giderek azalır ve sonunda duyulmaz olur. Bunun nedeni şu olmaktadır.

Ses iletimi sırasında, ses enerjisinin bir kesimi içinden geçtiği ortamdaki taneciklerin biri birileriyle çarpışmasına yol  açar. Bunun sonucu,ses ısı enerjisine dönüşür ve o nedenle sesin kendi enerjisi azalır ve ses duyulmaz olur.

Şimşek çakarken ve yıldırım düşerken  çok yüksek sesler çıkar. Şimşek ve yıldırım, atmosferdeki bulutlar arasında ya da bulutlarla yeryüzü arasında ortaya çıkan  çıkan elektriksel boşalmadır. Bu sırada ortaya  çıkan elektrik enerjisi önce 20.000 santigrad derecede ısı enerjisine-güneşin yüzeyinin üç katı sıcaklık-dönüşür. Sonra  ışık enerjisine dönüşür. Bu ışık, şimşek kanallarından dışarı doğru yayılırken akustik-ses-dalgalarına dönüşür .Buradan ortaya çıkan sese “gök gürlemesi”denilmektedir. Böylece, göğün ses çıkardığı anlatılmak istenmektedir.

Ayni biçimde depremlerden önce yer altından sesler geldiği birçok deprem sonrasında rapor edilmiştir. Bazı kez, yerin altından gelen patlama sesleri duyulmaktadır.

Bazı depremlerde havadan sesler geldiği de belirtilmiştir.

Deprem yüzeye yakın yerlerde oluşmuşsa duyulan sesler o denli yüksek  ve çok olmaktadır.

Bu sesleri de  yıldırım ve şimşek olaylarında olduğu gibi yer kürenin  enerji dönüşmesi sonucunda çıkardığı anlaşılmaktadır.

Atom bombasının atılması sırasında da çok yüksek bir ses oluşmuştur. Buna blast etkisi denilmektedir. Gerçekten de kimyasal tepkimeler sonucunda çok yüksek ses dalgaları oluşmaktadır. Tıpkı Big Bang’de  olduğu gibi.

Atom bombası atıldığında yıkıcı ses dalgaları oluşmaktadır. Bu sesler, kulağımızın duyduğu ses dalgalarından daha yüksek ve hızlıdır. Çevredeki varlıklara çarparak yansır ve geri döner ve bir kez daha yıkıcı güç kazanır. Atom bombasının blast etkisinin yanında termal etki(çok yüksek ısı),ışın etkisi(radyasyon), arta kalan radyasyon etkisi(serpinti) de yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır.

Diğer yandan, Rusların blast etkili-ses dalgalı- füzeler yaptıkları ve bununla uçak düşürdüklerine dair belirtiler de  bulunmaktadır. Bu füzeler, uçağa çarpmamakta ve uçağın yakınında  havada patlamaktadır. Oluşan ses dalgaları uçağın kullanılmasını olanaksız kılmakta ve uçak düşmektedir.

Bunun yanında; Amerika Birleşik Devletlerinde ilk kez polis ses dalgalı silah da kullanmıştır. (LRAD)denilen akustik ses dalgalı  bu silahlar G 20 zirvesi sırasında  göstericilere karşı  kullanılmıştır. Bu silahların çıkardığı sese karşı  kulak tıkaçları etkili olamamaktadır.Ancak, özel yapılı çelik başlıkla korunmak olanaklı olmaktadır.

Ses silahı; beyin fonksiyonlarını etkilememekte ve fakat kişileri bayıltmaktadır. Yüksek ya da düşük frekanslı sesleri kişiye yönlendirmek temeline dayanmaktadır. Kulak dışındaki organlara etki etmemektedir.

İleride daha büyüklerinin kitle imha silahı olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır.

Ses ile ilgili bir mucize de telefonla konuşma olmaktadır. Telefonla ses nakli  nasıl olmaktadır?

Günümüzdeki cep telefonlarının temelinde radyolar vardır. Radyoları ilk kez Nikolai Tesla bulmuştur. Bu süper zeki bilim adamı ayrıca elektrik, radar, floranslı ampul, bilgisayar, faks makinesi, x ışınları, kişioğlunun beynindeki alfa, beta, teta dalgalarını bulmuştur.

Alternatif elektrik akımını(evlerde kullandığımız elektriği)  ve kablosuz kullanılabilecek elektrik akımını bulmuştur. Bu nedenle, gizemli bir biçimde ölü bulunmuştur.

Cep telefonu nasıl çalışmaktadır?

Bunun için önce telefonun bulunması gerekiyordu. Önceleri, Claude Chappe adlı bir Fransız, telgrafı bulmuş ve telli telgrafla harf taşımayı geliştirmiştir. Bundan esinlenen ve karısı sağır olduğu için ses üzerinde yoğunlaşan Alexander Graham Bell 1876 yılında ilk telli telefonu bulmuş ve Thomas Edison ise bunu geliştirmiştir.

Sonraları,1929 yılında G.Karawinkel adlı bir Alman , posta idaresi adına ilk görüntülü telefonu bulmuştur. Cep telefonunu ise 1973 yılında Michael Cooper bulmuştur.

Kablolu telefonda  kablonun içinde yer alan maddenin atomları(molekülleri) titreşerek ses bir yerden diğerine taşınıyordu. En uygun madde bakır olduğu için o kullanılıyordu.

Cep telefonu,başlangıçta Alexander  Graham Bell’in  telefonu ile Nikolai Tesla’nın radyosunun birleştirilmesi ile ortaya çıkmıştır. Cep telefonlarından önce, genellikle otolarda kullanılan radyo telefonlar vardı. Türkiye’de de uzun süre bu tür telsiz telefonlar otomobillerde kullanılmıştır.

İlk cep telefonunu Michael Cooper Motorola firmasında geliştirmiştir. Her cep telefonunda iki radyo istasyonu vardır. Biri; konuşmayı baz istasyonlarına  ulaştırır. Diğeri ise istasyondan gelen yayını alır ve sese dönüştürüp kulağa ulaştırır.

Bu durumda, radyo nasıl çalışır sorusu akla gelmektedir.Radyo dalgaları; müziği, konuşmaları, resimleri görünmez biçimde  havanın içinden  milyonlarca kilometre ötelere ulaştırır. Radyo, elektromanyetik radyo dalgalarındaki ses parçacıklarını elektronik ortama sonra da ses ortamına taşır.

Radyo dalgaları:

Radyo yayınları; Kablosuz ev telefonları; Otomatik garaj kapıları; Kablosuz ağlar(internet); Uzaktan kumandalı oyuncaklar; Televizyon yayınları; Cep telefonları; GPS alıcıları(araçlarda yer belirleyiciler); Uydu iletişimi; Polis telsizlerinde kullanılmaktadır.

Radyo dalgaları nedir?

Radyo ve televizyon yayınlarında, diğer kullanım alanları olan iletişim sistemlerinde kullanılan radyo frekanslı elektromanyetik ışınımlardır.

Elektromanyetik ışınım nedir?

Atomlardan çeşitli biçimlerde ortaya çıkan enerji türleri ve bunların yayılma biçimleri elektromanyetik ışınım(radyasyon)olarak adlandırılmaktadır.

İçinde x ışını ve diğer ışınımların ve görülebilen ışığın da bulunduğu radyasyonlar; dalga boyları ve frekanslarına göre spectrum(yelpaze)oluşturur. Yelpazenin bir ucunda en büyük dalga boylu ışınımlar bulunur. Bunların enerjileri ve frekansları en küçüktür. Diğer uçta ise küçük dalga boylu ışınlar vardır. Enerjileri ve frekansları çok yüksektir. X ışınları ve diğer ışınlar böyledir.

Radyasyonların(ışınımların) en küçük birimi fotonlardır. Yani, onlar da enerji topağıdırlar. Fotonların kütleleri yoktur ve boşlukta ışık hızında enerji paketleri biçiminde yayılırlar. Kuantumlar olarak da anılırlar.

Ses de bu yelpazeye dahildir.

Ultrason nedir?

Ultrason, ses dalgalarından yararlanılarak görüntüleme sağlayan bir yöntemdir. Bunlar, kişioğlunun duyamayacağı yükseklikte ses dalgalarıdır. Yarasaların sesle avını bulma sisteminden yararlanılarak bulunmuştur.

Ultrasonun çalışma ilkesi, ses dalgalarının değişik doku ve organlardan değişik biçimde yansıması   olgusudur. Geri yansıyan ses dalgaları, bir işlemci-bilgisayar-içerisinde işlenip görüntüye dönüşür.- Ne garip değil mi? Kişioğlu beyni bunu  yapamamaktadır.-Sert organlar beyaz, yumuşak organlar gri, sıvılar ise siyah görüntü olarak belirmektedir.

Buraya dek sesin ne denli güçlü bir enerji olduğunu gördük. Ses ile ilgili çalışmaların daha da yoğunlaşacağı anlaşılmaktadır. Bu ne zamana dek sürecektir?

Kutsal kitaplarda sözü edilen İsrafil adlı meleğin ortaya çıkması ile sesler de son bulacaktır. Son ses, İsrafil’in borusundan çıkan ses olacaktır. Bu ses, kişioğlu kulağının duyacağı seslerden mi olacaktır? Yoksa, İsrafil’in borusundan çıkan sesin yıkıcı gücü  ile tüm yerküre ve belki de uzayımız son bulmuş mu olacaktır?

İsrafil,  Sur’u üflediğinde tersine Big Bang mi ortaya çıkacaktır?

Yoksa İsrafil borusunu öttürdü de  kıyamet başladı mı?

Yoksa  tüm varlıklar-dolayısıyla evrendeki tüm enerji-bilim adamlarının varlığını ileri sürdükleri kara deliklerce-belki de bunların arkasındaki algılanamaz büyüklükteki  tek karadelikçe-çekilmeye başladı mı?

Yoksa; bu büyük karadelik kutsal kitapların sözünü ettiği Araf mı? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 443
Kayıt tarihi
: 04.09.13
 
 

1940 yılında İzmir'de doğdum İzmir Atatürk Lisesi'ni bitirdim 1961 yılında Mülkiye(Siyasa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster