Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
2367
 

Sessiz Anlaşmalar ! (1)

Sessiz Anlaşmalar ! (1)
 

Sessiz Anlaşmalar !


Aykut Oğut’un son kitabını okuyorum ve kitaptaki “sessiz anlaşmalar” bölümü, hayatımda yapmış olduğum bazı sessiz anlaşmaları hatırlattı bana.

"Sessiz anlaşmalar"ın hayatımızı nasıl yönlendirdiği, bizi çıkmaza soktuğunu sizlerle de paylaşmak istedim. Eminim kendinizden çok şey bulacaksınız bu “sessiz anlaşmalar” da.

Bizlere hayat içinde “evet” kelimesinin anlamı, önemi, güzelliği ve sık sık olur olmaz herkese “evet” dememizin gerekliliği! ve sonucunda kazanacağımız –sahte- “mutluluk! anlatıldı yıllarca.

Ben şimdi size bu eski anlayışın tam tersinden bahsedeceğim.

“Hayır” kelimesinin gücünden, büyüsünden, hayat, ilişkiler ve olaylar içindeki “hayır”larınızı çoğaltarak nasıl “mutlu” olabileceğinizden bahsedeceğim.

Aklınıza gelebilecek her türlü ilişkide, aklınıza gelmeyen tek şey aslında yaptığımız “sessiz anlaşmalar”dır. Bunları fark etmiyor olma nedenimiz ise çok basit, adından da anlayacağınız gibi “sessiz” olmaları!

Bunlar yazılı veya sözlü olmayan, sadece karşılıklı davranışlarla imzalanmış anlaşmalardır. Tamamen sessizdir. Kurallar her iki kişi tarafından sessiz sedasız belirlenir.

Hiç düşündünüz mü aslında “hayır” dememek, karşınızdakine otomatik olarak “evet” demektir.

Nasıl mı ?

Bir iş yerine başladınız ve “sesli” olarak bazı taleplerinizi dile getirip, onay aldınız, çalışma sözleşmesini imzaladınız. Mesai saatleriniz belirlendi. Sabah 08.:30, akşam 18:00.

Birkaç gün bu şekilde işe gelip gittiniz.

Sonra patron veya amiriniz, akşam 18:30’da çıkmanızı istedi. Kırmadınız. Ne var ki canım? Olabilir, sorun yok, deyip kaldınız.

Ertesi gün patronunuz 19:00’a kadar kalmanızı istedi. Yine tamam, sorun yok dediniz. Sonraki gün çıkış saatiniz 20:00 oldu… Bir sonraki gün 21:00. Bir sonraki gün 22:00...

Bilin bakalım burada siz ne yapmış oldunuz?

Evet bildiniz. Patronunuzla bir “sessiz anlaşma”ya imza atmış oldunuz.

Siz patronunuzun tüm isteklerine “evet” diyerek, “sessiz anlaşma”yı imzalamış oldunuz.

Bir kereden bir şey olmaz dediyseniz, kesinlikle yanıldınız. O anda, oracıkta “sessiz bir anlaşmaya” imza atmış oluverdiniz. “Hayır” diyemediyseniz, anlaşmayı “KABUL EDİYORUM EVET” demiş oluyorsunuz !

İlk anlaşmaya “evet” dediğinizde. Otomatik olarak diğer “sessiz anlaşmalara” da “evet” demiş oldunuz.

Sabır ve tolerans dünyanın en büyük meziyetleri kabul edilir. Aslında tam tersi, sabır ve tolerans güzel bir meziyet değildir.

Sabır ve tolerans, ateşin üzerinde unutulmuş düdüklü tencere gibidir ve her an patlamaya hazırdır ! Yani siz de sabır ve tolerans göstere göstere bir gün maalesef patlayacaksınız !

Eğer siz “sessiz anlaşmalara” imza atarken, karşınızdakinin bir gün değişeceğini ümit ediyorsanız, üzgünüm ama daha çok bekleyeceksiniz. Çünkü değişmeyecek ! En azından kendi istemedikçe.

Onların değişmelerini beklemek ölü bir yatırım. Yani olaya ne yatırıyorsanız kesinlikle kaybedeceksiniz.

Bir sessiz anlaşmayı değiştirmenin en güzel yol “İLİŞKİYİ KAYBETMEYİ GÖZE ALMAKTIR” ve yeni istediğiniz anlaşmayı masaya koymaktır !

Şimdi ne dediğinizi duyar gibiyim. Ama ben bu iş yerinden maaş alıyorum, paraya ihtiyacım var. Evet çok haklısınız ama egonuza yenik düşüyorsunuz ve lütfen egonuza şunları hemen hatırlatın.

- Böyle bir işi hayatıma ben kendim çektim. O halde daha iyi şartları olan ve yıpranmayacağım bir işi de yine çekebilirim !

- Bu şartlarda, işimi sevmeden yaparak zaten enerjim düşürüyor, bu noktada bir an önce enerjimi yükseltmem çok önemli ve bu “sessiz anlaşma”larla devam ettiğim sürece enerjimi yükseltmem mümkün değil !

- Ben bundan daha iyisini kesinlikle HAK EDİYORUM !

- Benim doğrum neyse, doğru o’dur !

Sonunda bu ortaklığı veya ilişkiyi bitirmeye, yani “sessiz anlaşmayı” bozmaya karar verdiğinizde blöf yapıyorsanız, maalesef beyninizde patlayacak. Çünkü bu işin sahtesi olmaz. Karşı taraf eğer sizin blöfünüzü görürse ve siz hala o işe veya ilişkiye devam ediyorsanız, bu sefer yepyeni ve daha yıpratıcı bir “sessiz anlaşmaya” daha imza atmışsınız demektir !

Altın Kural : Bir “sessiz anlaşmayı” bitirmeye karar verdiğinizde, önce o ilişkinin dışına çıkmayı, yani ilişkiyi bitirmeyi göze almak zorundasınız. Bunun blöfü OLMAZ.

Amacınız karşınızdakini köşeye sıkıştırıp istediklerinizi elde etmek olmamalı. Ben artık bu “sessiz anlaşmaları” iptal ediyorum, demek olmalı, hepsi bu.

Evet, karşınızdaki insanları değiştiremezsiniz, çok doğru. Ancak sizinle olan ilişkilerinde nasıl davranmaları gerektiğini yani “sessiz anlaşma” kurallarını siz belirleyebilirsiniz. Uyarlar veya uymazlar. Uymadıkları takdirde yapabileceğiniz bir şey yok !

İnsanları farklı boyutlarda değerlendirmek istiyorsanız, önce siz “farklı bir boyuta” geçmek zorundasınız ! Önce siz değişmek zorundasınız. Siz onlar hakkındaki fikirlerinizi değiştirirseniz, onlar sizinle olan ilişkilerinde DEĞİŞECEKLER !

Siz istediğiniz şartları elde edeceksiniz, ama onlar belki kendi içlerinde hala aynı şekilde çalışmaya ve diğer insanlarla farklı ilişkilerde olmayı sürdürecekler.

Hayatınızdaki, ilişkinizdeki, iş yerinizdeki bazı “sessiz anlaşmaları” değiştirmek istiyorsanız, öncelikle kendinize duyduğunuz tam bir güvenle –blöf yapmadan- yeni bir anlaşma ile şartları yeniden belirlemeniz gerekir.

Yarın, "sessiz anlaşmalar"ın ilişkilerle ilgili boyutunu yazacağım.

Saygılarımla,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu zor bir konudur. Kötü bir zamanda size bu yorumu yazıyorum ( vaktim fazla yok) ama düşündüğünüzde siz de hak vereceksiniz.Sabır=tolerans değildir..

Aydın ADAM 
 06.06.2011 20:46
Cevap :
Merhaba Toprak Bey... Durum içinde değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Özellikle ikili veya çalışma ortamındaki ilişkilerde gösterilen her iyi niyet ve sabrın bir süre sonra toleransa dönüştüğünü defalarca kez gözlemledim. Eminim sizin de sıklıkla başınıza gelmiştir. Diğer konularda sabır, toleransla eşit olmayabilir evet, ama bazı durumlarda kesinlikle sabır = toleranstır. Yine de genelleme yapmadan, durum içinde değerlendirmenin daha doğru olacağı düşüncesindeyim. Teşekkür ederim yorumunuz için. Saygı ve sevgilerimi sunarım.  07.06.2011 8:48
 

kulu bitirmiş, bir şitkette iş arayanlara içgörü kazandıracak bulunmaz bir tavsiye... Tebrik ederim Nilgün Hanım, nefis olmuş. Emeğinize, açık bilincinize sağlık. Selamla, derin saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 04.06.2011 10:02
Cevap :
İlginiz ve beğeniniz için çok teşekkür ederim Mehmet Bey, eksik olmayınız. En derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  04.06.2011 10:04
 

O kadar zor ki insanlar ne yapsın.

srhnsrt 
 03.06.2011 13:24
Cevap :
Zorluğu yaratanlar insanlar. Kolaylaştıracak olanlar da.... Selamlar.  03.06.2011 17:35
 

Herşey bir "ilk" ile başlar. Bizim izin verdiğimiz ilk, sonrasında ikincileri, üçüncüleri peşine takacaktır. En doğru olanı, kendi doğrularımızdır. Kendi özsaygımızdan ödün vermeden, doğru olarak bildiğimiz çizgide devam...Sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 02.06.2011 20:13
Cevap :
Günaydın Yurdagül Abla. "İlk" meselesi çok doğru. O ilkler hayatımızda çoğalarak bizim yüzlerce "sessiz anlaşma"ya imza atmamıza neden oluyor ve sonuç hüsrana uğramış bir yığın insan olarak karşımıza çıkıyor. Kendi özsaygımızdan ödün vermek dediğiniz gibi olayı baştan bitiriyor. Teşekkür ederim yorumunuz için saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.  03.06.2011 8:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 562
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8421
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster