Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '09

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
453
 

Sessizliğe ses olabilmek

Sessizliğe ses olabilmek
 

29 Kasım Pazar günü Bayramın 3. günü Okmeydanı Darülaceze kimsesiz yaşlılarımızı ziyarete gideceğiz. Çoğunu tanımadığım ama aynı amaç için bir araya geldiğim arkadaşlarımla. Amacımız unutulmaya yüz tutan büyüklerimizi ziyaret etmek, hal hatır sormak ve ihtiyaçlarına elimizden geldiğince destek olabilmek.

Hayatın telaşında savrulurken aslında hayat aldırmadan devam ediyor, zaman ilerliyor. Bir an durup soruyorum; Kimin hayatında olumlu bir etki yapabildim. Yaşıyoruz, görüyoruz ama unutuyoruz. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran değerlerimizi yarına taşıyan en büyük varlıklarımız. Ben şanssızım Dedelerimi ve anneannemi göremedim. Vefat ettiklerinde 2 yaşındaydım, hatırlamıyorum. Sadece resimlerinden tanıyorum onları ve anlatılanlardan. Büyük eksiklik hissettim, büyürken. Huzurevlerinde terkedilen yaşlılarımızı görünce yüreğim acıyor. Ben bunun eksikliğiyle büyümüşken, en önemli varlıklarını terkedip gidebilen insanlar görüyorum, ve kızıyorum onlara. Birlikteyken anlayamamışlar, bilememişler değerini büyüklerinin.

Bahçede yalnızlığı tercih etmiş bir kadın sessizce bankta oturuyor. Beni görünce hafif doğruldu, baktı. Cılız sesiyle selamladı. Belli ki beklediği değilim. Yolu gözlemeye devam etti. İçinde büyüttüğü bir hayal kırıklığı olmalı belki de diye geçiriyorum içimden. Yıllarca beklenen bir günün bir gün daha belki bir sene daha ertelenişidir gördüğüm manzara..

O an beklediği kişi olmadığıma üzülüyorum. O kişiye içten içe kızıyorum. Yalnız başına bırakıp gittiği için..

Herşeye yalnız başlarına göğüs gerecek kadar güçlüler, bunun farkına varıyorum. İlerlemiş yaşlarına rağmen. Yüzlerindeki kırışıklıkların sayısından kat be kat acı yaşamalarındandır belki.

Belki de inançlarıdır onları bu kadar güçlü yapan.

Kendileri olarak kalabilmektir belki,

Acılara tutunarak yaşamayı öğrenmek..

Gözlerin, umutların yoldan gelecek seste olduğu bir yer burası.. Hiç mi borçlu hissetmiyorsunuz kendinizi terkedilmiş büyüklerimize.

Yalnızlıkla harmanlanmış hikayeler, izler var burda. Bu hikayeleri dinlemek, yalnızlıklarını paylaşmak için sizde yollarınızı buraya çevirin. Ya da geride bırakın kendinizi, koşturarak devam edin büyük kentlerdeki yaşam telaşınıza...

Seçim sizin..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Adıyla bu denli ironi taşıyan başka bir şey yoktur belkide. Gerçek huzur insanın ailesiyle, evlatlarıyla birlikte olabilmesidir diye düşünüyorum. Bazı insanların anne babalarını buralarda unutmaları çok sinir bozucu. Sanki bir gün onlarda yaşlanmayacakmış gibi... Ama seninde gördüğün gibi bunun gibi ziyaretleri küçümsemeyip bir gününü onlara ayırmak ne kadar büyük bir mutluluğa yol açıyor.

Sinefilozof 
 29.11.2009 23:57
 

Bunu yapabilmek ne kadar güzel yaşlılarımıza. Sadece bir el öpebilmek; sadece dinleyebilmek. Onları yalnız bırakmadığımızı hissettirmek. Saygısızlığın çirkefliğin dört bir yandan sardığı bu günlerde. Herhalde en büyük erdem bu olsa gerek. Gitmek; görmek yaşamak; yaşamayı sevdirmek... Yalnız değilsiniz biz varız; diyebilmek. Biz onlarız aslında. Tek farkımız yüzlerimizdeki kırışıklarımız; ha üç az; ha üç fazla. nede olsa birgün bizde de artacak değil mi?

OsMn 
 29.11.2009 0:26
 

içerleyip kırıldıklarına çoktan kendinden vazgeçmiş bir edayla "ben sana yetişmeyeceğim sen bana yetişeceksin"diye sitem ederdi.Yetişeceğiz biz de o zamanlara, yüzümüzde geçen yılların izi olacak; çizgi çizgi..Selam, sevgiyle...

üç nokta 
 29.11.2009 0:22
 

bırak bir başkasının acısını, yalnızlığını görmeyi, en yakınımızdakileri bile farkedemiyoruz. Yaşlandı diye en yakınını, nasıl olurda terkeder bir insan?Bunu anlayamıyorum,koşullar ne olursa olsun, büyüklerimiz yanımızda olmalılar. Seni ve arkadaşlarını tebrik ediyorum, en azından benden duyarlısnız, daha hiç tanımadığım bir yaşlıyı ziyaret etmedim. Aklımda oysa... Hep güzel bir ömrü sürmen temennimdir. Sevgimle.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 29.11.2009 0:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 186
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

Tıbbi sekreterim aynı zamanda edebiyatla meşgulüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster