Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1470
 

Sessizliği dinlemeli insan...

Sessizliği dinlemeli insan...
 

Sessizliği dinliyorum... Sessizliğin içinden gelen sesleri dinliyorum... Duvardaki saatin sesi, akşam ezanı'nın sesi, rüzgarın sesi, alt komşunun televizyonunun sesi...

Elimde sigaram, yanı başımda duran kahvem ve yeni alınmış, okunmayı bekleyen kitabım... İnsanın kendisine "dur" dediği anı yaşıyorum.

Soruyorum kendime "Nasıl yaşadın sen? Ne yaptın şimdiye kadar, yaptıklarının kime, ne faydası oldu?"

Sessizliği dinliyorum yeniden...

Dışardan gelen çocuk sesi, komşuların konuşma sesi, hızla geçen araba sesi...
Soruyorum kendime "Ne yapıyorsun sen şimdi? Neden ağlamak geliyor içinden? Ağlamamak için kendini neden sıkıyorsun? Bırak gözyaşlarını, özgür kalsın..."
Pencereden dışarı bakıyorum. Sokak lambasının yandığını görüyorum. Bu kez kendime iyi bir şeyler söylüyorum.

"Yine akşam olmuş işte. Düşürme başını omzunun üzerine. Sokak lambası söndüğünde güneş doğmuş, yeni bir gün başlamış olacak. Yeni umutlarla..."

Sessizliği dinlemeli insan, sessizlik içinde de kendini...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendini dinlemek, dinlek bir yürekle çok güzel. Seni yoran sesleri duymak için delirenler var mesela benim 3 tane yeğenim. Doğuştan duyamıyorlar, duyamadıkları için de konuşamıyorlar. Bırak girsin sesler kulaklarından içeri, bırak hayat sesleriyle yorsun seni aldırma olur mu? Dinlenirsin istersen kendi sessizliğinde. Hoşçakal

kevser şekercioğlu akın 
 31.05.2007 23:53
Cevap :
Yeğenlerinize üzüldüm gerçekten. Bu güzel yorum için diyecek başka şey bulamıyorum. Çok teşekkür ederim. Mutlu kalın...  01.06.2007 10:58
 

kendimizle başbaşa kaldığımız andır. Yüreğimizin peşine takılıp neler yaptığımızın ve ya yapamadığımızın hesabını yapma zamanıdır. Elinize, yüreğinize sağlık. Sevgiler, saygılar...

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 18.04.2007 15:17
Cevap :
Kendimizle başbaşa kaldığımız zamanı fazlalaştırmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Ama öyle bir koşuşturmaca içerisindeyiz ki kendimize "dur" dediğimiz zaman çok az yaşıyoruz. Saygı ve sevgilerimle...  18.04.2007 17:32
 

Bu koşuşturmalı ve gürültülü şehir hayatında sessizliğin sesini arıyor gerçekten dediğiniz gibi çoğu zaman insan. Durup bir soluklanıp yaşadığı günü, siz gibi hayatını sorgulamak istiyor. Ben hatta bazen bir adım daha öteye geçip geveze beyniminde sustuğu andaki sessizliği arıyorum. Ama o çoğunlukla susmuyor beynim bende bu yüzden geçip klavyenin başına yazıyorum. Sevgi ve saygılar

Haşim Arıkan 
 18.04.2007 13:03
Cevap :
Galiba alışkanlık durumu beynimizde ki gürültü. Hiç vaz geçmeyeceğiz o gürültüden onunla yaşamaya mahkumuz galiba. Sevgi ve saygılarımla...  18.04.2007 17:30
 

Kendi sesimizi kendi kulaklarımız duymaz olur ya bazen...Zihnimizin içindeki gürültümüz o kadar fazladır ki; ne dışarıdakiler, ne iç sesimiz duyulmaz olur...İşte o zamanlarda; biraz olsun beynimizin şalterini indirip susmak gerekir...Belkide sadece böylelikle içte ve dışta söylenenlere gerçekten kulak verebilir ve doğru anlayabilir hale gelebiliriz değil mi? Kaleminize sağlık arkadaşım. Tebrikler. Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 18.04.2007 11:57
Cevap :
Doğru söylüyorsun sevgili Ayna. Arada bir o şalteri indirmek lazım ama nedense ona da vakit bulamıyoruz. Kafamızın içinde gürültüyle yaşamaya devam ediyoruz. Çok teşekkür ederim Ayna. Sevgilerin en büyüğü ile...  18.04.2007 17:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 4260
Kayıt tarihi
: 16.11.06
 
 

Konya'da yaşıyorum, mühendisim. Ben fazla konuşmayan, daha çok dinlemeyi seven biriyim. Her zaman bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster