Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
538
 

Sessizliğimin Sesi !

Sessizliğimin Sesi !
 

''Durgun ve sessizsin ?'' diyorlar bugünlerde. Söyleyecek çok söz varken öylece bakıyorum yanıt vermeden. Aslında herkes kadar suskun, herkes kadar durgun ve herkes kadar endişeli, öfkeliyim. Bazen bağırmak, haykırmak istiyorum içimden geçenleri. Bazen sessizliğe gömülüyorum birşey yapamamanın üzüntüsü ve çaresizliğiyle. Sonuç: Durgunluk.

84 Yıllık Cumhuriyetimiz , kuruluşundan bu yana belki de en zor günlerini yaşıyor. Hepimiz bunun farkındayız. Üzülüyoruz, endişeleniyoruz, düşünüyoruz, tartışıyoruz ve yönetenlerimiz başta olmak üzere bolca konuşuyoruz. Konuşuyoruz konuşmasına da değişiklik olmaması, somut çözümler görememek, çarenin nerede olduğu belli olmasına rağmen çaresizliğin kabul edilmiş görüntüsü ile, ''yetki bizde, ne zaman uygulayacağımıza da biz karar veririz'' söylemleri ve oyalama taktiklerini kabul edemiyorum. Zoruma gidiyor yetkili insanların yetkisizliği.

Kabul edemiyorum, dış borçların yamasını kapatamaz iken milyon YTL'leri çöpe atarcasına yapılan referandumu. İyi niyetli bulmuyorum, tadilata gerek olmadığı söylenen Çankaya Köşkü'nün onarımı için ayrılan 30 milyon YTL ödeneği. Tahammül edemiyorum, şehit haberlerinin ardı arkası kesilmezken ''çözümün dışarda, sözde ''dost'', ''müttefik'' ülkelerle yapılacak görüşmelerin sonucunda aranmasına. Kızıyorum, muhatap bile alınmayacaklara, ''son bir şans vermek '' adına temsilci gönderilmesine. Söyleyecek söz bulamıyorum, ülke güvenliğinin bu kadar hafife alınmasına, kıta ötesindeki senatodan geçecek yasa tasarılarıyla sınır güvenliğinin, ülke bütünlüğünün bir tutulmasına, göz yumulmasına, sessiz kalınmasına.

Çalışanın, emeklinin zam isteğine karşı çıkan IMF, iç işlerimizde söz sahibi olmayı görev edinen AB, referandum için harcanan milyon Ytl'ler için neden sessiz kalıyor, ''bunun mantığı nedir?, neyi ispat etmek istiyorsunuz''demiyor. Her fırsatta ''Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi''nden bahseden, demokrasiden, barıştan söz edenler, birinci ''şer odağı''nın ta kıta ötesinden ikinci ''şer odağı''na her türlü desteği vererek ülkemizi parçalama faaliyetlerini yürüttüğünü neden yüksek sesle söylemiyor, yazmıyor, kendimize gelelim, tuzağa düşmeyelim demiyor.
Saddam'ı bahane ederek petrol için önce Kuveyt, ardından Irak'ı kimseye sormadan, görüşmeler yapmadan, izin almadan işgal eden ABD'nin Bush'larının bizim için de yaklaşan tehlike olduğunu hala neden kabul etmiyorlar.

Kızıyor, öfkeleniyor, ''bu kadar olmaz'' artık diyorum bizlerin görüp düşündüklerimizi bizden önce bilmesi, görmesi, anlaması gerekenlerin yeteri kadar kararlı ve etkin olamayışlarına. Sonra ard arda sorular sıralanıyor zihnimde yanıtları bilinse de hala anlamayan, anlamak istemeyenlerin olduğu. Ve işlerine öyle geldiği için söylenenlere ''komplo teorisi'' yorumu yapanlara artık şaşırmıyorum.

Kayıtsız şartsız ulusunun haklarını savunan, duruşundan, ülkesinin çıkarlarından ödün vermeyen, her karışında şehit kanı olan toprağını parsel parsel satmayan, ülkesinde yas varken, insanlar eğlenceleri, düğünleri ertelerken, ticaret görüşmeleri için dış ülke gezisine çıkmayan, gücünü emperyalistlerden değil Atatürk İlke ve Devrimleri ile Türk Ulusundan aldığına inanan yöneticiler arıyorum....Arıyor ama göremiyorum....

İşte bu nedenle durgun, sessizim bugünlerde...Ve işte bu satırlardır sessizliğimin sesi !


resim kaynağı: img530.imageshack.us/img530/1278/susbx7.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve "karardıkça" karardım, sustukça sustum...öfkelendim. Yooo, katılımcılar çok güzeldi, hele Türk Kuşu'nun, jetlerimizin gösterisi muhteşem. Ben sadece Atatürk'ün makamında oturanı gördükçe yaşadım bunları... sevgiler, sevgili Tuğba, maviyle...

derinmavi.. 
 29.10.2007 14:11
Cevap :
Sabah 09:00'dan itibaren okul dönemlerindeki pır pırdı yüreğim. Yıllar sonra ilk kez tören alanında görevli olmak, üstelik planda olmadığı halde bayrak taşımak..Bu ne tarifsiz bir onurdu..Adının geçtiği şiirler, konuşmalar, marşlarda kendimi daha da yakın hissetmek... Atatürk'ün aydınlığını, mavi gözlerinin ışıltısını kim verebilir. Geçen yıl bugünü düşündüm gözlerimdeki ışıltıyla. En büyük Bayramımız Kutlu Olsun. Paylaşımın için teşekkür ederim sevgili mavili....Sevgiyle.  29.10.2007 16:09
 

Tespitleriniz doğru ve sorgulamak doğruya ulaşmanın en güzel yolu, önce hava su toprak kirlendive sonrada 85 yıl önce cumhuriyeti kuran nesiller eli öpülesi bagımsızlık tutkusu olan kuşaklar yok,üzülerek söylüyorum bizde ve tüm dünyada insan kirlendi. Yogun tüketme istegi vahşi kapitalizim kendi acımasız kurallarını üretti .öncelikle çok gelişmiş ülkelere hizmet edecek çok nüfuslü yıgınlar üretti Global sermaye için en önemli deger üretmek ve tüketmek Tek çözüm bagımsız düşünmeyi,bagımsızlığı hedeflemek, global lüks tüketim çarkına alet olmamak, inadına bagımsızlık diyebilmek, milli degerleye milli ekonomiye sahip çıkmak çocuk yetiştirirken çok dikkatli olmak para herşeydir diyen degil, bagımsız düsünceyi ögretmek, dik durmayı onurlu olmayı benimsetmek ne dersiniz? saygılarımla

AHMET TÜTÜNCÜ 
 28.10.2007 22:04
Cevap :
Hızlı bir kirleniş, yok ediliş, tüketim..Her geçen gün daha da boşvermişlik, umursamazlık. Düşüncelerinize katılıyorum. Geleceğin teminatlarını yetiştirirken çok dikkatli, özverili olmak gerekiyor doğru bilgi, iyi eğitim vererek. Bağımsızlık olmadan hiçbir şeyin önemi yoktur. Atatürk'ün açtığı aydınlık yolda ilerlemenin yolu ''bilim ve fen''den geçiyor. Değerli paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Selamlar.  29.10.2007 15:34
 

(Sadece o mu diyeceksin... değil tabii ki...) Gene çıkacağız yollara... Bu sefer biz yola çıktığımızda güzel ülkemin düşmanları gidiyor olacaklar bir daha geri dönmemek üzere... Sadece sevgiyle yaşamasını bilenler ve hizmet etmeyi görev bilenler kalacak etrafımızda... Bu bir hayal mi? Hiç sanmıyorum... Sevgiyle...

Barış 
 28.10.2007 20:53
Cevap :
Çıkılması gerektiğinde elbette yine alanlarda olacağız inançla, coşkuyla, kararlılıkla. Umutsuz olduğumu düşünme arkadaşım. Atatürk'ün emaneti Cumhuriyet'i koruma ve sonsuza kadar yaşatma görevimiz, aydınlık ve daha güzel günleri hep birlikte paylaşma isteğimiz var. Düşmanlar geçmişte de vardı gelecekte de olacak. Birlik beraberlik içinde kararlı olduktan sonra emellerine kavuşamazlar gitmek düşer, düşecek..Sevgiyle....  28.10.2007 22:25
 

sesine ses veriyorum. Beklenen gün yakındır Tuğba. Rahat ol.

Baver Ergun 
 28.10.2007 15:09
Cevap :
Güçlendirip, koroya dönüşme umudu veren paylaşımınız için teşekkür ederim. Sevgi ve selamlar.  28.10.2007 15:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2331
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster