Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2349
 

SessizliğiN Senfonisİ-Beethoven'ı Anlamak

SessizliğiN Senfonisİ-Beethoven'ı Anlamak
 

“Havadaki titreşimler insan ruhuyla konuşan Tanrı’nın nefesidir.Müzik Tanrı’nın lisanıdır.”

9.senfoniyi bestelerken aşık olur Beethoven;o dönemin müzik başkenti olan Viyana’da müzik adına hayallerinin kabına sığamayacak bir fırsat yakalayan Anna Holtz’a.Tanrı aklını tıka basa müzikle doldurmuştur onun,kafasında asla susmayan bir senfoni hayat…Ama bir mahkumun yalnızlığıdır ondaki,notalarının parmaklıkların arasından çıkarma vakti geldiğinde Tanrı onu yollar ve uzatır ellerine ve açılır demir parmaklıklar.İşte özgürlüğünün anahtarıdır,zamanın egemen anlayışına karşı megaloman,narsist erkeklerin dünyasında dimdik duran bu besteci kız Beethoven’ın deyişiyle Tanrı’nın sekreteri.

Copying Beethoven/Beethoven’ı Anlamak:Ed Harris(4 kez Oscar Adayı) Diane Krugeir (Truva’nın ödüllü Helen’i) ve kamerayı bir çiçek dürbünü misali en güzel görüntülere göre evirip çeviren,sıra dışı yaratıcı bir yönetmen;Agnıeszka Holland.Senaryo ise duvarlara koca harflerle yazılacak repliklerle dolu.

“Sessizlik seni çevrelediğinde ruhun şarkı söylemeye başlayabilir.”

“Bir kadının beste yapması bir köpeğin arka ayakları üzerinde yürümesi gibidir.İyi yapılmamıştır ama yapılmış olması bile şaşırtıcıdır.”(Ayrıca V.Woolf-Kendine Ait bir Oda’da da geçer)

“Beni kopyalıyorsun Anna;dünyanın ikinci bir Beethoven’a ihtiyacı yok ama sana var.”Ki entelektüel bir osuruğa benzetmiştir önüne koyduğu ilk bestesini ve gözyaşı.Ama umut…

9.senfoni:Orkestrayı karşılıklı yöneten iki çift elin dansı,uyumu,birleşimi,aşk ve gözyaşı;ter ve başarı.Fakat duyulmayan alkışlar ,icat ettiği dili,Tanrı’nın ona bahşettiği yeteneği duyamayan bir besteci.

Tanrı’nın sesini okuduğu dudakların notalarını yazan Anna’nın filmin sonunda duyduğu senfoni ölümün ezgisidir artık.Ama Beethoven Tanrı’ya adar ölüm döşeğinde Anna’nın kaleminden evrene saçılan bestesini,beynindeki yankıları:Şükran bestesi.

Film biter,sonunu verse de en başında ve kulaklarınız artık işitmez olur dünyanın gürültüsünü. Geriye sessizliğin düşleriyle müziği işiten Bayan Holtz.Anka Kuşu’nun yeniden doğuşu küllerinden.

Aşkın notalara dokunuşudur içinizde çalan ezgi.Bir senfonidir sessizliğinizde yankılanan… Sadece kafasındaki sesleri yazarak rahatlayan bir dahi. Şimdi Beethoven’ı anladınız mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

filmi geçen gün izledim ve en çok sanatçının başını yıkadığı sahnede ölüyordum gülmekten.yere kovayı koyuyor(baya dar ve küçük) başını öne eğiyor ve sürahideki bütün suyu başına birden döküyor ve dökülen su bina tahtadan olduğundan direk aşağıdaki daireye iniyordu ve bağırışlar...çok güzel bir filmdi ama dahiler biraz pasaklı oluyor galiba:)))

iklimbahar 
 18.10.2007 12:33
Cevap :
peki ya moonlight adlı bestesinden bahsederken Anna Holts'a poposunu gösterdiği sahneye ne demeli ve müziğin o dakikalardaki neşesi.sevgilerimle  18.10.2007 12:56
 

Belli dönemler üzerine yapılan filmler hep ilgimi çeker. Bu film de onlardan biriydi. Müzik ve sinema zaten birbirinden kopamayan iki kavram. Mükemmel filme mükemmel yorum. Teşekkürler.

Beytullah ARPACI 
 17.10.2007 22:39
Cevap :
yorumum üzerine yapıştırdığınız mükemmel etiketi için teşekkürler ve bu filmi izleyen herkesin aynı deneyimleri yaşadığı aşikar;hepimiz Beethoven'a daha da hayran olmuşuz,ki o yalnızca kameranın ışığının odaklandığı bir filmde...  18.10.2007 12:59
 

Şu işe bakın ki kafasının içindeki sesleri yazan dahiyi ben de dün akşam izledim. Zamanın ardından giden değil, bilakis zamana şekil veren bir dahi. Filmi tanıttığınızı görünce yazınızı okumadan edemedim. Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güreşçioğlu 
 17.10.2007 22:30
Cevap :
bu filmi ben de dün akşam izledim 2.kez ve elimin kiri sözcüklerime buluştı hemen ardından,ki hala içimde 9.senfoniyi çalıyordu beyin tellerim...Saygılarımla Ali Nail  18.10.2007 13:01
 

MERHABALAR,SEVGiLi ....88 (Nereden Bulursunuz be kuzum bu rumuzlari...?) GERCEKTEN COK HOSUMA GiTTi SECTiGiNiZ BU "BEETHOVEN" UNLU USTAD KONUSU COK COK GUZEL...ANLADIGIM KADARI ile GUZEL SANATLAR ile iLGiLiSiNiZ...MUZiK RUHUN GIDASIDIR BOSUNA DEMEMiSLER HERHALDE..DEGiL Mi..? BEETHOVEN`de BU RUHUN MERKEZiNDE OLSA GEREK...! SEN BENiM EVLADIMSIN YASIN GEREGi,ONUN icin SANA TAVSiYEM,BU TiP GUZEL YAZILARA BIKMADAN,USANMADAN DEVAM ETMELiSiN...AZ OKUDULAR,COK OKUDULAR OLCUSUNDE SAKIN OLMA...SEN COK GENCSiN ve ENERJiKSiN BiZLERE GORE....FAKAT NASIHATLARA DAiMA ACIK OLMALISIN..! SANA BURADAN TEKRAR BASARILAR DiLER,CUKUROVA-ADANA`dan SEVGiLERiMi YOLLARIM...BLOGUMDA SENiDE ONERiLEN YAZARLAR LiSTEMDE YAYINA SOKACAGIM,BiLGiLERiNE SUNARIM.... NECiP KONi - ADANA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 17.10.2007 22:13
Cevap :
merhaba Necip Abi;Ligeia Poe'nun bir öyküsünün adı, sevginin ölüyü diriltme gücü ve daha bir çok derin anlamlar taşıyan çok sevdiğim bir eser.88 de doğum yılım aslında beni yansıtan bir rumuz.Ve ben bir edebiyat öğrencisiyim. kitaplar-filmler-müzik benim hayat enerjimin kaynağıdır.Ayrıca beni teşvik eden yorumunuz için çok teşekkürler,ben burada milliyet blog adı altında aslında çok ciddi şeyler meydana geldiğinin kanıtıyım;idealleri ve hayalleri olanların,hayatı izledikleri ve okuduklarıyla öğrenmeye çalışmayı yeğleyenlerin durağı burası aynı zamanda.Saygılarımla  18.10.2007 13:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1436
Kayıt tarihi
: 24.06.07
 
 

19 yaşında İstanbul Üniversitesi'nde amerikan edebiyatı öğrencisiyim. Hobilerim: okumak, yazmak, fil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster