Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
252
 

Sessizliğin yansıması

Sessizliğin yansıması
 

Düzenlemedir.


Dinlemekte olduğu müziğin sesi kulağına taktığı kulaklıktan dışarıya taşıyordu.

Bacağında ki kot birkaç yerinden delik, donu düşük küçük çocukların giyindiği gibi belinden aşağıda, saçları Mohikan Kızılderililerinin ki gibi jöle ile bir birine yapıştırılmış ve dikti. Sol kulağında bir küpe hemen fark ediliyordu.

Oturmakta olduğum bankın önünden geçip yan tarafta duran banka oturdu.

Dinlemekte olduğu müzik yabancı dilde ve oldukça hareketli bir parçaydı ki elini bacağına vurarak şaklatmakta idi…

Yana tarafıma dönerek beni rahatsız ediyorsunuz gibi baktım.

Oralı bile olmadı.

Oysa o gelmeden önce denizi seyrederek biraz sonra dağların ardına çekip gidecek güneş ışıklarından faydalanmaya çalışıyordum.

Üstelik oturduğum bank rahattı.

Bir an kalkayım gidiyim diye düşünmeme rağmen sanki güneş ışığı ve denizin sesiz mavi dinginliği kalkma otur der gibiydi.

Bir kez daha baktım.

Kulaklığında yüksek sesle müzik dinleyen genç montunun cebinden o küçük müzik çalan aleti çıkarıp kapattı. Kulaklığı alete sardı ve cebine tekrar koyduktan sonra yerinden kalkarak oturmakta olduğum banka doğru geldi:

—Merhaba!

—Merhaba! Diye karşılık verdim.

—Rahatsız mı oldunuz?

Bir an ne diyeceğimi şaşırdım. Ürkmedim desem yalan olur. Beynimde bu tip gençlerin sorunlu olduğu hakkında öylesine peşin hüküm vardı ki…

—Evet, rahatsız oldum. Sessizliği tercih ederim.

—Doğrudur, bilirim ki insanımız genelde sessizliği tercih eder ve sessiz kalır! Dedikten sonra yanıma oturdu.

Biraz ileri kayarken böylesine derin bir cümlenin bu şekilde giyim ve kuşama sahip birisinden beklememem şaşkınlığımı yüzüme vurmuş olacak ki… Genç alaycı bir gülümseme ile karışık;

—Şaşırdınız demi?

—Evet, diye bildim.

—Bakın o zaman; ben sizin kuşağınızın yansımasıyım. Zira sizler her şeye o kadar sessiz kaldınız ki sizin sesinizi başka kültürlerin sesi aldı.

Bende o kültürlerin görünen şekliyim. Tepkisiz toplumun ve etiket peşinde koşan adı sivil toplum örgütlerinin yansımasıyım kısaca…

Kulaklığını cebinden çıkartı kulağına taktı, kotunu yukarı çekmeden yine çalmakta olan yabancı müziğin sesini dışarı dinleterek uzaklaştı.

Kala kalmıştım oturduğum yerde her zamanki gibi sessiz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

227 kişi yazınızı okumuş, ama bir tek yorum yok.Ya yazınızı anlamadılar, ya da genç gerçekten haklı. Yakup Kadri Yaban adlı Romanında aydınları görevlerini yerine getirmediği için suçlar. Yazınızda ki genç de aynı şekilde bizim ve bizden önceki nesli suçluyor.TSM tutkunuyum. Ama bu müzik yerlerde sürünüyor ne yazık ki.Kimse bu durumun farkında değil. Çünkü sessizliği seviyoruz,seviyorlar,sevecekler.MP 3'ümde toplam 50 civarında TSM parçası var. Her gün bunların bir kısmını bir iki saat tekraren dinliyorum.Daha fazlasını istiyorum maalesef benim istediğim kalitede olanı yok.Çünkü yeni besteci yok. Ya da eskilerin ayarında olanı yok.Kimse bundan şikayetçi değil.Velhasıl isimsiz genç çok haklı.Yazınız ilginç bir açıdan en önemli sorunumuza ışık tutmuş. Teşekkürler. Biraz geç kalmış bir teşekkür. Kusura bakmayın. Saygılarımla.

yılmaz çetingöz 
 30.09.2012 20:40
Cevap :
Bazen yoruma gerek kalmaz. Sizin paylaşımınız olduğunda açılır, düşüncelerimizi aktarırız.Saygılarımla  15.07.2013 1:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 371
Toplam yorum
: 503
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 796
Kayıt tarihi
: 14.02.09
 
 

Adalet önce kendimizde başlamalı ve haksızlıklar sorgulanmalı  ve hataların, afetlere dönüşmeden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster