Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
9609
 

Sessizlik,Doğa,İnsan

Sessizlik,Doğa,İnsan
 

"Sessizlik,derinlere dalma,yaratıcı insanın eylemidir.Sessiz olmalıdır yaratıcı kişi. (...)Bu sessizlik Kant'ın, Hegel'in anlattığı türde evrenden soyutlanma değildir.Evrenin derinliğine inme, varlık özünde sınırsızlığa varma,yığınların içinde onlardan uzak,yükseklerde,derinlerde yaşamadır.Öze , yaratıcı olana dalmadır. Düşünen kişi,yaratan ve seven kişidir."*

Doğanın içinde sessizliği dinlediğinde,rüzgarın bulutlara kuruyan bir ağacın dal uçlarında kalmış son birkaç yaprağın dokunaklı öyküsünü anlattığını duyarsın. Bazen de her yağmur sonrası büyük bir sabırla, hiç şikayet etmeden,yuvalarının kapısında biriken toprakları temizleyen karıncaların hiç bitmeyen şarkılarını... Hatta Kelebeklerle çiçeklerin her bahar buluşmak üzere birbirlerine verdikleri aşk yeminini ya da toprağın bereket duasını...

Yaşamın An'ları içinde geçen gizli hazlardır bunlar.
Yakalayabilmek için doğanın içinde, ondan bir parça olabilmelidir insan
Yerine göre suskun bir kaya parçası,bazen mağrur bir dağ ya da bilge bir vadi...

Doğa bizim henüz bilmediğimiz bir dille içinde yaşayan tüm canlıların sevinçlerini,hüzünlerini,yalnızlıklarını,
acılarını, sırlarını paylaşır. Dibinde yeşerdiği bir ağacın yalnızlığına ortak olmaya çalışan bir sarmaşık için duyguları yoktur diyebilir miyiz? Bulutların yağmur olup yağması,toprağa olan özlemlerinden değil midir?Kim doğaya sonbaharın geldiğini söyleyebilir ki? O, veda saatinin yaklaşmakta olduğunu hissederek,baharın ilk öpücüğü ile uyanmak üzere sessizce yatağına çekilir.

"Stoa düşüncesine göre en doğru seçen,sabırla katlanan,en ölçülü ve adaletli üleştirici doğadır.(...) Akla uygunluğun ölçüsü doğaya uygunluktur. Çünkü akılda bir doğa ürünüdür ve aklın bütün düşünceleri doğada olup bitenlerin yansımasından başka bir şey değildir. Tasarımlardan ve sanılardan kurtulmuş bir akıl, açık seçik bir doğa bilgisi edinebilir.Açık seçik doğa bilgisi de insana yaşamak ve mutlu olmak için en doğru ölçüyü verecektir." **

Sadece mutlu olmak ve yaşamak için değil,doğa bize kendi ile ilgili bir takım sırların çözümü için de ip uçları verir. İçindeki değişim ve oluşumlar insanı onu incelemeye ,araştırmaya ,üzerinde düşünmeye zorlar.Sordukları sorular,aradıkları yanıtlarla ilk doğa filozofları, bugünkü bilimlerin temel taşlarını oluşturmuşlardır.

Sonuçta, bizler mutluluğu doğada yakalamayız.İçimizde saklı olan duyguları onun aracılığıyla fark eder,dışa yansıtırız. Bir damla suda deniz,bir kum tanesinde yalnız bir bedevi oluruz. İçimizde uçsuz bucaksız bir sevi ormanı oluşur, diktiğimiz bir fidanın yeşerdiğini gördüğümüzde.
Doğaya bir armağan vermenin sevincini yaşarız...



* Nietzsche Eylem Ödevi / İsmet Zeki Eyüboğlu
** Düşünce Tarihi / Orhan Hançerlioğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Melek hanım çok haklısınız "Doğa bizim henüz bilmediğimiz bir dille......sırlarını paylaşır" . Bende her zaman aynen bunu söylüyorum ama bu söylemimi hiç sizin burada yaptığınız kadar güzel bir şekilde ifade edememiştim. Elinize sağlık çok güzel bir blog. Saygılar ve sevgiler

Matilla 
 19.03.2008 5:16
Cevap :
Doğaya dair aynı duyguları paylaştığımıza sevindim. Teşekkürler...  19.03.2008 14:40
 

Öyle güzel anlatmışsınız ki, bir an ormanlarımnın sessizliği içine girdim, ne çok özlemişim yaylamı... (Bkz. Sihirili ve büyülü kitaplar-1 isimli günlüğüm) Bir damla suyun içinde, bir çam fidanında hayatın tüm sırları tek tek yazıldır. Ben mutluluğun değil ama "huzurun" doğada yakalanabileceğine inanıyorum. Mutluluk dediğimiz "anlık" olan kısa huzurlardır. Huzur değimiz ise "mutluluklardan" oluşan bir zincirdir. Yani benim için mutluluk "ormana gitmeye karar verdiğim an'dadır", huzur ise "ormanda yaşadığım her andır". Son örneğiniz öyle güzel ve öyle anlamlı ki; doğaya bir armağan vermek... Yani bir ağaç dikmek... Ellerinize, düşüncelerinize, duygularınıza sağlık efendim. Çok güzel bir yazıydı. Saygı ve sevgilerimle...

Haluk Seki 
 18.03.2008 19:07
Cevap :
Doğa, yaşamımın bir bölümünde ayrılmaz bir parçam olmuştu. Ama İstanbul'dan daha fazla ayrı kalamadım. 25 yılı doğayla başbaşa geçirdikten sonra eski aşkıma geri döndüm. Şimdilerde İstanbul'un küçük dağlarından birinin eteklerinde,yine orman havasını soluyarak yaşıyorum. Sözünü ettiğiniz yazıyı okudum. Bence fırsat buldukça ziyaret edin o ormanı. Ağaçların sizi özleyeceğine inanın. Birazdan diğerlerini de okuyacağım. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim.  19.03.2008 14:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 217
Toplam yorum
: 1808
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2061
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster