Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
4188
 

Sessizlik yemini

Sessizlik yemini
 

Yapı olarak konuşmayı, kendini ifade etmeyi, olayları analiz ederek bunu sesli olarak dile getirmeyi seven biriyim.

Bazen konuşmalarımı lüzumsuz şekilde uzattığıma tanık oluyorum.

Belki bir ihtiyaç, ama çoğu zaman bunun beni içten içe rahatsız ettiğini de hissediyorum.

Çok konuşunca zihnim dağılıyor. Sonrasında düşüncelerimi toparlayamıyorum ve aslında söylemek istediklerimin tamamen farklı bir noktaya ulaştığını ve iyice dağıldığını fark ediyorum.

Sonuç olarak da, geriye boş ve lüzumsuz bir sohbet kalıyor.

Bu da beni mutsuz ediyor.

Yıllar önce okuduğum bir kitapta Budist bilgelerin ifadelerini yapılandırmak için kullandıkları bir stratejileri olduğunu öğrenmiştim.

Büyük miktarda içsel dayanıklılık ve çözüm yaratmak üzere yıllardır birçok farklı kültür tarafından kullanılan bir yöntem bu, “Sessizlik Yemini”

Kısa süre bile olsa, sessiz kalmak, insanın iradesini ve kontrolünü attırıyor. Çünkü konuşma dürtüsüne teslim olmayarak iradenize güç kazandırıyorsunuz.

Çevremize göz atarsak, birçok insanın gereğinden fazla konuştuğuna tanık oluruz. Kesin konuşmak ve gerekeni söyleyerek iletişimi sağlamak yerine, genellikle konuşmamızı uzatıp dururuz. Bu aslında kendi içimizde bir disiplin eksikliğini ifade eder.

Bu konudaki disiplin, tam olarak söylenmesi gerekeni söylemek ve gereğinden fazla konuşmayarak değerli zihin enerjinizi korumak anlamına gelir.

Ölçülü ve kesin sohbet, aynı zamanda berrak düşüncenin ve sakin bir zihnin de göstergesidir.

Kendi kendime verdiğim bir kararla, günde bir saat sessizlik yemini ettim.

Kişisel disiplinimi bu sayede geliştirebildim. Bu sessizlik süresi boyunca hiç konuşmuyorum. (işim gereği fazla konuşmam gerekmiyor Allah’tan) Ama illa ki konuşmam gerekiyorsa, lafı uzatmadan evet veya hayır şeklinde net ve kısa cevaplar veriyorum.

İrademi geliştirmek, düşüncelerimi toparlayıp, sahip çıkabilmek için harika bir yöntem.

Sessizliğin tasavvufta da önemli bir yeri var. Tasavvuf yoluna girmiş bir dervişin uyması gereken hayati öneme sahip bir kural. Tüm belaların dil yoluyla geldiğine inanan bir sufi, bu tehlikeyi en aza indirmek için mümkün mertebe az konuşur ve az yer, az gülermiş.

Sufiler bu tür uygulamaların, benliklerini kontrol altına almada önemli bir role sahip olduğuna inanırlarmış.

Sessizlik yemini, ilişkilerimi engellemek ve insanlarla olan diyaloglarımı bitirmek veya sınırlandırmak için değil, sadece içsel potansiyelimi açığa çıkartmak için kullandığım, beni geliştiren bir teknik.

Sessizlik yemini ettikten sonra, içimde artan bir özgürlük ve irademde dayanıklılık hissettim.

Bu teknik sayesinde, lüzumsuz ve boş konuşmaktan kurtuldum, huzurluyum.

Artık çenem değil, hislerim kendi adlarına konuşuyorlar!

Sessizlik yeminini herkese tavsiye ederim, çok faydalı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eh, öyle olsun... Ama ben zaten sessizimdir; hep okuyup yazdığım için... Temaşa etmeyi konuşmaya yeğlerim... temaşa, yani bir yerde sessizce durup olan biteni izleme... Öğrenme, görme, düşünme ancak temaşa ile mümkün bence... HAreket halinde olanlar bunlardan mahrumdurlar, diye düşünürüm hep... Selamla, saygıyla... Esin verdinizx Nilgün Hanım. Teşekkür ederim. MS

Mehmet Sağlam 
 23.04.2011 9:07
Cevap :
Temaşa etmek... tam ifadesi buydu galiba sessizlik yemininin. Belki bunun biraz daha meditatif durumu :) Hareket halinde olmak her anlamda yorucu, zihin için ise bambaşka ağırlıklar yaratıyor. Ben gün içinde sürdürdüğüm sessizlik yeminimi zaman zaman da temaşa ederek geçireceğim... Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için, sevgi, saygı ve selamlarımı sunuyorum.  25.04.2011 10:11
 

Bazen susmak, anlatılabilecek pek çok şeyi anlatabilmekdir. Sağlıcakla ve Sevgiyle Kalın...

Yorum Dükkanı 
 20.04.2011 15:28
Cevap :
Evet bazen susmak, bazen de yerli yerinde layıkıyla konuşabilmek pek çok şeyi karşımızdakine anlatır... Saygılarımla. Teşekkür ederim yorumunuz için.  20.04.2011 16:11
 

...içimde artan özgürlük hissettim..demişsiniz..bunu açıklar mısınız? Konuşmak konusuna gelince burada değerli yazar arkadaşlarımız yazmışlarda..çok güzelde..ya siz hep haklıyım diyorsanız nasıl anlaşacaksınız? bu konu az veya çok konuşmaktan daha önemli değilmidir sizce? Saygılarımla Toprak

Aydın ADAM 
 19.04.2011 15:54
Cevap :
Merhaba, sustukça ve az konuştukça beynime gelen değişik düşüncelerin daha çok farkına varmam souncunda içimde artan özgürlük duygusunu kast etmiştim... Ben hep haklıyım demiyorum, olabilir mi böyle bir şey ? :) Susmak günün belli ve küçük bir diliminde gerçekleşiyor, zihinsel olarak daha verimli olmak için antreman gibi düşünün bunu. Sonrasında daha kaliteli düşünüyor ve konuşuyorum, daha iyi anlıyor ve anlaşılıyorum ! Saygı benden, sevgiler.  19.04.2011 16:42
 

Değerli arkadaşım, az, öz ve net... Çok konuşmak ve boş konuşmak yerine benim prensibim bu... Bir de konuşup, cevap verebileceğin karşındaki kişinin algılama potansiyeli... Ben ne söylersem söyleyeyim karşımdaki kendi egoları ya da ben bilirim edasını sürdürüyorsa ben bir daha konuşmuyorum açıkçası... Listemde de tutmuyorum. Sohbetten öte bu bir tarafın kendini tatmin etmesinden başka bir paylaşım değil. Bir de kendini çok övenlerle, dedikodu yapanlarla, etrafı ile uğraşanlarla ve kendini olduğundan farklı gösterenlerle pek diyaloğa girmeyi sevmiyorum. Bir yerden sonra sohbetin ya da o kişiliğin bana bir değer katmadığını farkediyorum. Zaman kaybı.. Güzel yüreğine sağlık. sevgiler

YEŞİM BUYURGAN 
 16.04.2011 8:13
Cevap :
Canım Yeşim'ciğim, çok haklısın. Gerçi biz koç kadınları olarak az konuşmayı pek sevmeyiz ama, karşımızdakinin sohbeti ve vizyonunu sığ bulursak, konuşmamayı tercih ederiz :) Elbette dedikodu ve kendini övmek zaten sohbeti kesmek ve hatta daha sonra o insanla yeniden görüşmemek için çok geçerli bir sebep. Çok teşekkür ederim yorumun için bebeğim. Öpüyorum yanaklarından, kendine iyi bak.  16.04.2011 10:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 563
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8516
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster