Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

12 Ocak '09

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
3741
 

Sevda ile Sevgi

Sevda ile Sevgi
 


Bazı çiftler vardır ki, günün her saniyesi birlikte olmak isterler. Sürekli elele, göz göze dolaşırlar. Çevrelerindeki dünyanın farkında değildirler, zaten farkında olmak da istemezler. Yalnızca kendilerine ait bir dünyaya kapanmak isterler. Onlar için kendi aşklarının haricinde hiçbir şey önemli değildir. İşte bunlar, kelimenin tam anlamıyla "sevdalı" çiftlerdir.


Aslında bütün aşklar bu şekilde başlar... Kadın ile erkek arasında, başka herşeyi dışarıda bırakan bir elektrik akımı olur. Şiddetli bir duygudur bu, lâkin aynı zamanda dayanıksız, kolayca zedelenebilir bir duygudur. Çünkü hiçbir çift, sürekli dünyadan kopuk olarak yaşayamaz; zorunlu olarak dünyaya, topluma karıştıklarında bu sevdalı çiftin ilişkisi aynı kalabilecek midir? Aralarında çıkması kaçınılmaz olan küçük veya büyük anlaşmazlıkları nasıl çözümleyeceklerdir? Kadın ya da erkek bu sürekli birlikte olma gereksiniminden biraz sıkılmaya başladığı zaman ne olacaktır? Ya da kadın gebe kaldığında ve bu nedenle belli bir süre ayrı kalma zorunluluğu ortaya çıktığında buna nasıl dayanacaklardır?


İşte tam burada, sevda ile sevgi arasındaki fark ortaya çıkar. Bir ilişkinin hem uzun süreli hem de doyurucu olabilmesi için, sevdanın zaman içerisinde sevgiye dönüşmesi gerekir. Çünkü sevda, şiddetli olduğu ölçüde kısa süreli bir ilişkidir ve bir sevgi temeli olmadığı takdirde de kolayca eskiyerek yok olabilir. Eğer eşlerin birbirlerine duydukları sevgi onları körleştiriyorsa, eğer birbirlerinin çok doğal kusurlarını dahi göremiyor, kabullenemiyorlarsa, ilişkinin uzun sürmesi hayli güçtür. Hazırlıksız oldukları en küçük bir dış müdahâle, eşlerden birinin son derece insani bir yetersizliği ya da hatası, aralarındaki elektrik akımını bir anda kesmeye yetecektir. Bir ağız kokusu, sert ve sinirli bir söz, sevişmekten yorulan bir eşin uyuma isteği ve benzer durumlar bu ilişkinin sonunu getirecektir.


Kendi sevdalarına kapanmış çiftler, bu çok özel ve mahrem ilişkiyle, bebeklik veya çocukluk çağının doyurulmamış bir gereksiniminin boş bıraktığı yeri doldurmaya çalışmaktadırlar. Bir başka deyişle, aşklarını çevreleyen dünya, sorumluluklardan, zorunluluklardan, iş yaşamından, başka insanların talep ve gereksinimlerinden oluşan yetişkinler dünyası değil, bütün dünyadan tecrit olmuş yumuşak ve sıcak bir çocuk odasıdır.


Sevdalı çiftler, bütünüyle kendilerine ait olan özel bir dünyada yaşarlar. Birbirlerini seven çiftler ise gerçeklerle yüzleşmek zorundadırlar; aralarındaki ilişki, başka insanları ve bilhassa çocukları da içerir. Kadın erkek ilişkisinin her zaman değilse bile çoğu zaman aşkın dışında sonuçları da olduğunu, bu sonuçlardan birinin geçinme zorunluluğu, bir diğerininse çocuk bakımı olduğunu bilerek davranırlar. Daha da önemlisi, birbirini sevmenin, birbirinden başka şeyleri de sevmek demek olduğunu bilirler. Yalnızca kalplerini değil, iş yaşamlarını, mesleki sorunlarını, korkularını ve cesaretlerini, erdemleri kadar zaaflarını, gençlikleri kadar yaşlılıklarını da paylaşırlar.


Sevdadan sevgiye geçiş, ancak ilişkilerine akıl ve sorumluluk katan kişilerce gerçekleştirilebilir. Sevdada insan sadece sahip olduğu şeyi sever; sevgiyse insanı dünyaya açar, paylaşmayı öğretir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kısacası Sevmek güzeldir,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,sevgiler,,,,,,,,,,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 12.01.2009 11:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2900
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster