Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1780
 

Sevda ne yana düşer usta...

Sevda ne yana düşer usta...
 

Bu bizim yüreğimizde yanan Atatürk sevdası, bu yaşanacak en büyük onur, işbirlikçinin, hainin suratına tokat gibi inen türkülerimiz gibi, efkarın boğduğu yüreğimle haykırmak istiyorum...

"Sevda ne yana düşer usta, hasret ne yana.

Ölüm hep bana , bana mı düşer usta"

Aymazlık üstüne yazdım, yoruldum.

Ölümlerden yoruldum...

İki yüzlü aydın yansımaları kahretti , yandım... Utandım onların adına...

Başkalarının gözlükleri ile baktılar tarihin sayfalarından ışıldayan Atatürk cumhuriyetine...

Tapacak şıhlar aradılar, şeyhler, soroslar ama Atatürk'ü anlamadılar...

Üç kuruşluk çıkarlara sattılarda, en vatansever oldular ben öldüm...

Emperyalist emelleri tarihin çöplüğüne gömen, tarih yazandım; eğildiler iktidarlarını biraz daha devam ettirebilmek için, büküldüler ama ben yer yurt bulamadım köşemde, ezik türküler söyledim bir benim anladığım... Darbeler gördüm, vatan adına üstümden çağın en acımasız işkenceleri ile geçip gittiler... Ve bana muhtaç bir yakarış ile kapımda kul olsalarda acıyorum, ölüyorum... Tarih özür dilemeli benden!...

Bu gün kapım çalınır, gel sende sesimize ses kat diye yazar, çizerler..

Nazım olmuşum, sürgün yemişim anlarım...

Pırangalara vurulmuşum karanlıklara hapsedilmişim anlarım...

Kubilay olmuşum şeriat diye koparmışlar beni benden...

Bir yudum dostluk içmeme söz ederler yanarım...

Uzatmak mümkün ama vakit dar ve altın değerinde... Yurt evlatlarına kurşun sıkan işbirlikçi uşaklar ateşkes ilan etmiş duydum...

Ağalığa tek söz edemezken, ırkçılığın en koyusuna ateş yakan gafil, aymaz utanmaz...

Gördü ki kime zarar verir çark etti anında...

Anlayan anlar bir iki işaretten gerisi tefarruat, fazla söze ne gerek var...

Bize türkü söylemek düşer dua niyetine;

Sevda ne yana düşer usta, hasret ne yana ...

Ölüm hep bana, bana, bana mı düşer usta?...

Çanakkalede öldüm koskoca bir ulus doğdu Anafartalardan...

Sakaryada öldüm...

Otuz Ağustos'ta Afyonda öldüm...

İzmirde aldım kurtuluşun tezkeresini doğdum yeniden...

Tarihin en büyük yumruğunu savurdum, işgalciye, iki yüzlüye, mandacıya, aymaza, yarı aydın'a ve satılmışa...

Onlar maskeler taktılar, yine ortalıkta seçemiyorum kim ne?

Kafam karma karışık ama çoğalıyorum, umudum var...

İzmir kapısından kovduklarım at koşturuyor ortalıkta ama çözeceğim tüm düğümleri...

Elbet terazisini kuracağım insanlığın ...

Tanrı ile arama girenler, hesap soracağım, nasıl kurtuluşa koşarken Konyada, Adapazarında, nasıl sırtımdan vurdunuz sa beni...

Mustafa Kemal'im gelir ufkunda anadolu'mun, aydınlık güneşi doğarken, karanlıklar ve bekçileri yok olur, ben türkü söylerim ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili a-siyazar. işte bu yazı adına tam uymuş. tebrik ederim

fırtına1965 
 16.06.2007 20:50
Cevap :
Teşekkür ederim...  17.06.2007 15:49
 

Yüreğinizin sesi ve haykırışı aynı zamanda bizim, milyonların da sesidir.Bu haykırışın eyleme dönüşeceği ve ülkemizin layık olduğu değerlerle birlikte sonsuza kadar yaşayacağına olan inancım tamdır.Teşekkürler, sevgi ve selamlar.

tijence 
 13.06.2007 11:16
 

"Atatürk sevda" mızı bir anlayabilseler; dayatmalardan vazgeçip, onun ilke ve devrimlerine tutunurlardı belki de; memleket düzlüğe çıkardı; onuruyla.

derinmavi.. 
 13.06.2007 11:05
 

Yoruma yer yok...

sedataydın 
 12.06.2007 22:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1114
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster