Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '11

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
300
 

Sevdiğimiz insan hepten Toprak olmasın

Sevdiğimiz insan hepten Toprak olmasın
 

Devlete ve millete çağrı: 

Kendimiz ne kadar rahat ve huzur içinde yaşamayı arzuluyorsak, bizim gibi de arzulayanlar var. 

Bir an oturup düşünelim: amansız bir hastalığın eşiğindeyiz. Renkleri seçemiyoruz veya hiç göremiyoruz, ışığa muhtacız. 

Gözlerimizi kapatıp düşünelim: Bir göze ihtiyacımız var. Böbreğe ihtiyacımız var, karaciğere ihtiyacınız var, var ve her hangi bir organa ihtiyacımız var. Ve ya, bebeğimiz gözümüzün önünde, her hangi bir organa ihtiyacımız var. Onun kıvranışına içimiz parçalanıyor. 

Bu durumda hep şunu deriz: neden biri çıkıp bir organını Allah rızası için bağışlamıyor, ne olurdu sanki? İki böbreğinden birin verse. Veya, filanca organını verse… Bu istek, sağlığıyla yaşamakta olan kişilerden beklenen çok zor bir beklentidir. 

Peki, şimdi soralım: Neden siz bir başkasına böyle bir fedakârlıkta bulunmuyorsunuz? 

Sağlıklı insandan bağış çok zordur. Ben bile bunları söylerken buna evet diyemem. Ancak, bir ölüden alınabilir. İşte benim asıl söylemek istediğim bu dur. 

Bizler, bir yakınımız vefat ettiğinde eğer onu çok seviyorsak, onun bir parçasıyla birini sağlığına kavuşturabiliriz. O sevdiğimiz insanın bir parçasını yaşatabiliriz. O yakınımız tamamıyla ölmemiş olsun. O sevdiğimiz insanın organları toprak olmasın. O sevdiğimiz insan hepten toprak olmasın! Ondan kalan bir küçük hatıra eşyaya verdiğimiz değer kadar, onun organlarına da verelim. YAKINIMIZ VEFAT ETTİĞİNDE ORGANLARINI BAĞIŞLAYALIM.  

O acılı günümüzde bunu biri bizlere hatırlatabilmeli ya da biz hatırlayabilmeliyiz. Biri bize hatırlatırsa ona da gayet hoşgörüyle bakmalıyız. Buna şimdiden hazırlıklı olmalıyız. Ya da biz öldüğümüzde böyle bir bağışın yapılabilmesini yakınlarımıza vasiyet etmeliyiz. 

Ancak, vatandaş bu konuda hiç mi hiçbir bilgi sahibi değil. Bu durumda nereye başvuracağını da bilmiyor. 

Devlete burada büyük görev düşüyor. Bu konuda çeşitli reklamlarla olayı gündemde tutmalı ve vatandaşı bilinçlendirmelidir. Reklamlar, filmler, skeçler, tiyatrolar… vs…vs… 

Bu konuda aslında muhtarlara büyük görevler düşmektedir. Muhtarlar görevlendirilebilir; ölüm halinde muhtar, ölenin yakınlarına böyle bir teklifi götürmeli. 

İşin özü şu ki; devlet ve millet olarak bu olaya ciddi manada eğilmeliyiz. 

Ülkede, günde onlarca trafik kazaları oluyor. Onlarca genç insanımızı toprağa veriyoruz ve o organlar heba olup gidiyor. Daha başka kazalar da oluyor, vs... Devlet, hastanelere talimat vererek; ölenin yakınlarına, resmi işlemler sırasında bu teklifi getirilmelidir. Gerçi hastanelerde ne gibi bir uygulama var bilemiyorum ama varsa da etkin bir durum göremiyorum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 356
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 951
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp da yeniden yapma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster