Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aile ve Çocuk Danışmanı Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

16 Kasım '21

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
20
 

Sevdiğin İş mi Yaptığın İş mi

Kültürel olarak baktığımızda alışkanlıklar ,beklentiler , duygu ve düşünceler her toplumda birbirinden farklı seyir izler. Bunun da asıl kaynağı o toplumun  mirasından gelenek ,görenek ve ortak geçmişinden gelir.

Bu doğrultuda kuşaktan kuşağa geçen çocuğu eğitme ve öğretme sistemi de bu ortak inançlarla şekillenmiştir. Bireylerin algısı genellikle ; eksik olan şeyi ya da ‘yapılamayan ,öğrenilemeyen  konunun’  üstüne giderek öğretme yolunu esas alır. Bu yöntemin doğruluğu yanlışlığı tartışılır olmakla birlikte  bazı farklı kültürlerde de sayılır şekilde aynı sistem uygulanır.

Dikkat çekeceğim konu şu ki; Kuzey Avrupa’nın bu doğrultuda izlediği yöntem.. Çocuğun ya da öğrenen bireyin zorlandığı , bazı nedenlerden dolayı öğrenmekte direndiği  veyahut kapasitesinin, ilgisinin , merakının diğer konular kadar yeterli olmadığı durumlarda kişinin ‘zorlandığı konu’ ile ilgili baskılanmamasıdır. Tam tersi;  çocuğun neye yeteneği ve ilgisi varsa oraya tam kapasite yoğunlaşabilmesidir aynı hevesle aynı istekle..

Onaylanmayan yöntemle ilgili örnek verecek olursak ; Çocuk , sosyal bilimlerde kendi kapasitesince deneyip bir takım uğraşlara rağmen  alamadığı iyi not,  ebeveynleri ya da eğitimcileri tarafından izleniyor, neden başarılı olamadığı masaya yatırılıyor. Aksiyon alınıp özel ders, etüt, destek çalışmaları derken çocuk aynı konudan kaçtıkça hiçbir isteği olmamasına rağmen yüksek not beklentisine maruz bırakılıyor. Sadece geçer not alabilmesine ve o dersten sınıfını geçebilmesine rağmen . Burada ebeveyn egoları da devreye girmiyor dersek olmaz. Çünkü çocukluğunda sosyal bilimlerde ya da sayısal yeteneklerde  yeterli başarıyı gösteremeyen ebeveyn en azından çocuğunun bu başarıyı ‘kazanması gerektiğini ‘ düşünüyor. Ve sorun da zaten tam burada başlıyor ..

 Çocuğu bu konuyla ilgili zorlamak, istemediği branş için baskı yapılırken bu durum da fark etmeden çocuğun okuldan soğumasına ,sevdiği ve başarılı olduğu derslerden uzaklaşmasına neden olabiliyor.  Çocuk resim çizmekten hoşlanırken; ebeveyni tarafından  ‘Onu boşver resim karın doyurmaz sen mühendis ol, mühendis olman  için resim çizmene gerek yok’ yaklaşımlarına maruz bırakılıyor. Farklı yaşlardan çocuklarla çalışabilme imkanım olduğu için bir sürü iyi yeteneğin de başlamadan aileler tarafından bitirebildiğini görebildim bu süreçte.

İşte tam da bu yüzden ebeveyn olarak kendi hedeflerinizi  bir köşeye bırakabilmek; çocuğunuzun sahiden neye yeteneği olduğuna eğilebilmek , ilgilendiği konuyla ilgili  merak ettiği sorulara tatmin edici cevaplar verebilmek, bu konuları araştırmasına zemin hazırlamak , tüm dikkati ve ilgisiyle zamanını geçirdiği ders konusuna tam kapasitesini vermeye fırsat tanımaktan  geçer. İnsan hayal edebildiği mesleği yapabiliyorsa bu büyük bir şanstır tüm kültürler için.. Dolayısıyla bunu yakalayabilen birey neden sizin çocuğunuz olmasın? Ömrü boyunca mutlu olduğu işi yaptığı için geleceğine de sağlıkla, umutla bakacaktır. Parayı nasıl mı kazanır? O zaten sevdiği işi aşkla yapan her insanın mutlaka peşinden gelir.

Hepinize iyi haftalar..

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 135
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

Çocukların duygu ve davranışlarının sonuçlarından yola çıkarak ,çocuğun ruh dünyasında oluşan değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster