Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '17

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
97
 

Sevelim Sevişelim

Sevelim Sevişelim
 

Sevgimizi açık edelim, gösterelim; saklayıp gizlemeyelim.


Sevmek güzel, sevişmek de güzel ihmal etmeyelim.

Sevmek bize verilmiş bir nimet, kıymetini bilelim.

Bugün, hazır fırsat eldeyken, sağlıklıyken; bizi sallayan fırtınalar, yokluklar henüz ortalıkta yokken rahat kafayla sevelim, sevişelim.

İki tarafı sevgi çiçekleriyle süslenmiş yollarda yürüyelim. O yolları arayıp bulalım, bulamıyorsak inşa edelim.

Sevgimizi açık edelim, gösterelim; saklayıp gizlemeyelim.

Eşlerimizden sevginin, sevişmenin güzelliklerini esirgemeyelim. Bilmiyorsak öğrenelim, bilmiyorsa öğretelim.

Sevgiye dair bilgimizi, bilincimizi birlikte araştırıp zenginleştirelim.

Doğru ve geçilmesi sakıncalı sınırlara dikkat etmek kaydıyla içimizdeki sevgiyi sonuna kadar gösterelim.

Başta eşlerimiz, evlatlarımız, ebeveynlerimiz olmak üzere sevgiyi hak eden herkese içimizdeki coşkuyu güzel sözlerle, sıcak dokunuşlarla aktaralım.

Sıradan ve gündelik sorunların etkisinde kalıp sevmeyi, sevişmeyi ihmal etmeyelim.

Akşam yatmadan önce, sabah kalktığımız saatlerde ve diğer vakitlerde küçük büyük tüm sorunları bir kenara itip içimizdeki sevgi ateşini yelleyelim, aile bireylerimiz tarafından görünür kılalım.

Sevgiyi, sevgi söz ve eylemlerini canımızı sıkan, aklımıza yapışıp kalan ilgisiz gerginliklere kurban etmeyelim. Hele ki, çeşitli çözümleri olan ve bizim kendi kişisel durumlarımız, darlıklarımız nedeniyle sorun gibi gözüken anlamsız durumlara hiç kurban etmeyelim.

Sabah uyandığımız saatlerde gerçekte hiç de gerekmiyorken gideceğimiz işyerindeki yüz yüze geleceğimiz asık suratlı patronu, ustabaşını, bizi bekleyen ağır işleri, ya da yetişmek durumunda olduğumuz toplu taşıma araçları ile ilgili durumları düşünüp o özel zamanlarımızı karanlığa gömmeyelim.

Akşam yatmadan önce bize sıkıntı çıkaran ev sahibini ya da kiracıyı, ya da ödenmesi gereken ama bir türlü denkleştiremediğimiz kirayı düşünmeyelim.

Eşimizi dün ya da önceki gün konuştuğu kırıcı bir sözünden, yaptığı ve bize ters gelen bir eyleminden ötürü cezalandıracağız diye bu sabah da sevgiden, güzel sözlerden, sıcak bir öpücükten mahrum bırakmayalım. Cezalandıran, kıran, somurtan, inciten taraf olmak yerine ödüllendiren, yapan, gülümseyen, incikleri, özgüven sorunlarını gideren taraf olalım.

O yeni yetişen çiçekleri, evlatlarımızı yaşları gereği anlamakta güçlük çektikleri, anlamadıkları için itiraz ettikleri dengeler düzenler konusunda anlaşmazlıklarımız var diye ihmal etmeyelim. Surat asmayalım, moral bozmayalım.

Her sabah her aile bireyimize günaydın diyelim. Söylemek durumundaysak evlatlarımıza dünyanın zorluklarını, yaşayabilecekleri sıkıntı ve riskleri anlatırken anlayacakları ve rahatsız olmayacakları bir ses tonuyla konuşalım. Onları bilgilendirirken kullandığımız sözcükleri değiştirerek farklı örneklerle anlaşılır olmaya çalışalım. Bizim yanlışımız varsa kabul edip onları alkışlayalım.

Her durumda ve her aile bireyi hatta her muhatabımız için kırıcı olmamaya özen gösterelim.

Her sabah eşlerimize, evlatlarımıza yönelteceğimiz sıcacık dokunuşlarla aramızdaki bağı anımsatıp yenileyelim.

Dünya yaşamının hangimiz için hangi zaman diliminde ciddi zorluklar getireceğini; hangimiz için hangi zaman diliminde sona ereceğini bilmediğimizi hep göz önünde tutarak eşimizle, evlatlarımızla, ebeveynlerimizle ve diğer bütün insanlarla son etkileşim anlarımızın mümkün olduğu kadar sıcak ve sevgi dolu olması için çaba ve özen gösterelim.

Eğer yaşadığımız toplumda hala geçerliliklerini koruyorlarsa “büyüklerin yanında çocuk sevilmez” tarzı akılcı olmayan geleneklerden uzak duralım. Niçin uzak durduğumuzu da açıklayalım.

Anne babalarımıza, eşlerimize, evlatlarımıza, torunlarımıza, dostlarımıza her fırsatta ve bol bol sevgi dolu dokunuşlarla dokunalım.

Birbirimizin gerginliğini giderelim. Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıralım.

Bizim için anlamsız gözükse de, karşı tarafın ciddi gördüğü sorunları konuşa konuşa çözelim. Bu süreçte onlara destek verelim, yardım edelim.

Birilerinin bizim ölçüleri doğru olan sevgi bahçemize destursuz dalıp anlamsız nedenlerle bizi sevmekten alıkoymasına, engellemesine izin vermeyelim. Mümkünse onlara da sevginin güzelliklerini anlatalım.

Her yeni günümüzü sevginin baharı, sevginin bol olduğu bir mevsim olarak düşünelim. İlkbahardaki zengin sebze, meyve çeşitliliğini dikkate alarak bizler de farklı ortamlarda, farklı yakınlarımıza hak ettikleri ve elde edince de mutlu oldukları sevgi türlerini bol bol sunalım.

Bizim her gün yaşanan sevgi baharımızın meyvelerinin ücretsiz olduğunu bilmeyenlere öğretelim.

Henüz ciddi sağlık sorunlarımız baş göstermeden, kendi mevsimimiz bahar iken bunu yapalım.

Kışın soğuğunda aynı sıcaklığı gösteremeyebileceğimizi hiç gözden uzak tutmayalım.

Birbirimizi ebediyen yitirdikten sonra bunu yapamayacağımızı bilelim.

Bugün bol bol sevelim, sevişelim.

Bundan sonraki ömrümüzü dünyadaki sayısız sorunun tek ilacının sevgi olduğu bilinciyle yaşayalım.

 

22.10.2017

10.30

HATİCE BÜYÜKARI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 316
Toplam yorum
: 229
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 213
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster