Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '19

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
796
 

Sevgi (2)

Sevgi frekansı yayılmaya başlandığı anda farkındalık faktörü açığa çıkar. O an kime yönlenmiş, kimin sevgi vortexinde isek onun frekansına yaklaşırız. En azından sevgi faktörü seni oraya çeker.

Sevgi bedenselliği kabul etmez, bedenselliğe girdiği anda örtülme meydana gelir. Sevgi örtülmez...Onun için 'aşk ve sevgi' bedensellikle yaşanan bir olay değildir. Gerçek sevgiye sahip olanda farklı haller meydana geldiği gibi, İlm-i Ledün’le dahi konuşabilir. Derûnundan, kuantum potansiyelden açığa çıkan konuşmalar da yapabilir.

Sevgi insansıda yaşanmaz. Bir hadiste; “Bütün insanların imanını bir kefeye, Ebubekir'in de imanını diğer kefeye koysanız, Ebubekir'in imanı daha ağır basar” dediği gibi bütün insanların sevgisini de bir kefeye koysanız, gerçek, orijin anlamdaki sevgiyi de bir kefeye koysanız diğerinden ağır basacaktır.

Aşk çok önemli! Bu nedenle Mevlâna, “Aşk benim dinim” diyor.  Zaten aşk, seni belli bir noktaya, Allah’a ulaştırmak için vardır. Aşkı yaşayamıyorsak en azından insanları sevelim. Bu sevginin bir getirisi olarak sistemle uyumlanıp, insanlar hakkında olumsuz konuşmayalım. Eleştiriye kaçmadan seviyeli küçük şakalar yapabiliriz, tabii.

Fakat tasavvuf yaşamı belli bir ciddiyete haizdir. Haliyle insan, yaşam boyu sevgi ile var olduğunu ve 'Salatı Daim' hali üzerine bir yaşam kurabileceğini anlar. Çünkü Salatı Daim'de herkesi seviyorsun, Allah'ı görme hali gelişiyor.

Sevgi ile yaşayan insan hoşgörü sahibidir. Kızma, sinirlenme diye bir durum yaşanmaz. Fakat sevgisiz insanda bunun aksi bir hal meydana gelir, tepkileri çok şiddetli ve kontrolsüzdür. Ancak irade sahibi insanlar ise hemen o halinden dönerek nötr bir hal alırlar. Sevgi, dedikoduyu, çekememezliği, nefreti de önler.

Sevgi, akıl gibi bir şeydir. Akıllı bir insan nasıl dedikodu yapmıyorsa, seven bir insan da dedikodu yapmaz. Yani buradan şunu çıkarabiliriz; sevgi aklın daha değişik bir modelidir. Mesela bir hadiste; bir gün Ebu Talib, Hz Muhammed'e “Bu verdiğin mesajı yaymaktan vazgeç yoksa insanlar bize zarar verecek ve hem bu dediklerine kimse inanmaz” dediğinde; Hz Ali’nin bir anda o küçük yaşına rağmen kalkıp 'ben inanırım' demesi de sevginin akıl yönlü idrakine işaret eder. Akıl belli bir seviyede durabilir ama sevgi durmaz. Sevginin vardığı yer çok derin boyutlardır. Sevgi, insanı her türlü kötülükten, felaketten dahi kurtarabilir. Sevgi sadece mikro değil makro ölçekli felaketleri bile engeller. O kadar güçlü bir şeydir.

Bizdeki yaşam boyutu, hayvaniyet boyutu olduğu için önce bu boyuttan çıkıp meleki boyuta geçeceksin, arınacak, beynindeki pisliklerden kurtulacaksın. Hz. İsa'nın söylediği gibi; "Düşmanını dahi seveceksin." Ancak bu süreçlerin sonunda insan olabilirsin.

Bizlere bir sürü kötülük yapmış, dolandırmış, kandırmış insanları sevmemiz kolay kolay mümkün değildir. Ancak sevgi ile bu mümkün hale gelir. Sonra aradaki dargınlıklar, küslükler biter çünkü sevgide ben-sen zamirleri kalmaz. Sevgi, zamanı ve içindeki fiilleri yok eder, atar.

En kapsamlı olan sevgi; seni var eden Allah'a şükrünü ifa etmektir. Allah’ı sevmek ve özümüzde bulup yaşamak, onunla bütünleşmek anlamına gelir. Bunları herkes yapamaz. Sonuç olarak bu hayatı yaşayan vardır.

Mevlâna diyor ki; “Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. Hüznü, acıyı ve neşeyi tat.

Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl.

Yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi.

Ancak ondan sonra, beni yargılayabilirsin... Geçer dediklerimi geçirdim, biter dediklerimi bitirdim. Nefret ettiklerimi sildim, artık yeter dedim.

Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana.

Farkında olduğum için var oldunuz, Vazgeçtiğim için bugün yoksunuz."

 

Ahmed F. Yüksel

Bodrum-Milas  02.08.2019

 facebook.com/ahmedfevzi.yuksel
instagram.com/sufafy
twitter.com/sufafy

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıyı okuduğumda tüy gibi hafifledim Sevgi de buluşalım...Çok teşekkür ederim..

Erdinç yıldız 
 03.08.2019 22:12
 

Okurken dahi içimi bir "his" kapladı. Yazıların manası nekadar özden geliyordu ki; o frekastan etkilenmemek imkansızdı her halde. Hissettirdiği bu ise Yaşamı nasıl olaki.. Kalem'inize Aşk'ınıza sağlık

Dilek Kuralım 
 02.08.2019 17:37
 

Yazınız bana Aşkın arayış, sevgininse biliş olduğunu düşündürttü. Kendine Aşık olmak sanki, aradiğinin kendinde olduğunu farkettiğin anda çikan sevgi, Ebu Bekir(ra) in bütün vücudunun cehennemi kapsayip ehli imana yer kalmasini istemedigi gibi. Sevgili Mevlana'nın "ancak anladiğini gerçek anlamda sevebilirsin." demek istediğ gibi. AŞK iman etmek, anlamak, farkinda olmak ki bu da Cenneti, huzur, seyir ve Aşkin verdigi kudretin yine Sevgiyle çikiş halinin yaşanişi... Düşündürttüğü kadar aynı zamanda Hissettiren bir makale, teşekkürler...Sevgiyle kalın

Zeynep Z. Bodur 
 02.08.2019 15:20
 

Bir özeleştiri yapalim , Acaba bizde sevgi var mi diye !! Her paragrafı kendi üzerimizde bakalim. En kötü hissettiğimiz anlarda bile sevgiyi hissettik mi? Nefret hırs çekememezlik ve ego ile mi yaklaştık. O hissiyat oluştuysa bu yazınız tüm okuyuculara mübarek olsun. Yok acıkmadıysa o sevginin açılması için dua edelim. Yoksa kedinin ciğere baktığı gibi bakariz .

gönül adamı 
 02.08.2019 15:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 587
Toplam yorum
: 1854
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10587
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya, Popü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster