Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Ekince Farkindalik Bilinç Sanat ve Yaşam Okulu

http://blog.milliyet.com.tr/ekinduman

25 Mart '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
660
 

Sevgi - önce kendini sevmek

Sevgi - önce kendini sevmek
 

SEVGİ


5 yıl önce bir gün çok önemli ve yaşamımı çok değiştiren bir şeyi keşfettim. 

Kendimi diğerlerini sevdiğim gibi sevmediğimi. 

Bir bebeği, kediyi, köpeği kucağıma aldığımda, onlara baktığımda, aileme, sevdiklerime dostlarıma sarıldığımda hissettiğim şeyi kendim için hissetmediğimi… 

Bu benim için gerçek bir aydınlanma anıydı. 

Kendimi gerçekten sevmenin onlar için nasıl hissediyorsam kendim içinde öyle hissetmek olduğunu fark ettim. 

Ve kendim için de böyle hissetmekle ilgili bir seçim yaptım. 

Kendimle ilgili her düşüncemde, aynaya her baktığımda, kendimle baş başa olduğumda… 

Kendinizle baş başa olmak TV seyrederken, internette, kitap okurken vs yalnız olmak demek değildir. 

Sizi oyalayacak bu şeyleri yalnız yapmak zaten en doğal haldir. 

Kendinizle sizi oyalayacak hiçbir şey olmadan baş başa kalmak. Sadece Siz! 

Bu beni çok ilginç, güzel bir kendimi sevme ve keşfetme yolculuğuna çıkardı. 

(Elbette bu sonsuz bir yolculuk olacak çünkü sürekli genişliyor, değişiyor, evrimleşiyor.) 

Sorulduğunda “evet” kendimi seviyorum demek değil bu, o çok düşüncede-zihinsel bir şey, gerçekten öyle olmak ile öyle olduğunu söylemek aynı değil. 

Kendini başkalarının gözünden görüp öyle sevmeye çalışmak hiç değil. 

Bu tümüyle yaşam sahnesinde merkez sahnede kendinin olduğunu, yaşamı senin yarattığını ve başrolü senin oynadığını bilmekle başlar. 

Önce teori sonra uygulama gelir. 

Bize kendimizin dışındaki şeyleri nasıl seveceğimiz öğretildi ama kendimizi nasıl seveceğimiz öğretilmedi. 

Şimdi yeni çocuklardan bazıları bu bilinçte dünyaya geliyor, onların bize en güzel armağanları bunu hatırlatmak. 

Anne, baba, öğretmenim... 

Benim de kendi başrolüm var, senin başrolünü almama ihtiyacım yok. 

Bu sizlere öğretilen farklı inanç sistemleri nedeniyle zaman zaman (belki de çoğu zaman meydan okuyucu olabilir, zor deneyimler şeklinde yaşanabilir.) 

Bu ne zaman mı değişir? 

Siz hatırladığınızda! 

Yaşam sahnesindeki başrolünüzü almaya gönüllü olduğunuzda. 

Kendinizi kendinizin bebeği gibi görüp kişisel gelişiminize, yaşamınıza özen göstermeye başladığınızda. 

Şimdi bu elbette bir anda gerçekleşmeyebilir. 

Ancak bir seçim yaparsınız. 

Seçim içtenlikle yapılmalı, onu tüm kalbinizle seçmeli ve izin vermelisiniz. 

Bu bir süreç alabilir, ancak bu süreç sonunda çocuklarımızın bize her gün hatırlatmaya çalıştığı şekilde yaşamaya başlarken bulacaksınız kendinizi. 

Yaşam sahnesindeki merkez yerinizi almış. 

Bu ilk başta çelişkili gelebilir, ben –merkezcilik gibi algılanabilir. 

Değildir. 

Yaşam sahnesinde kendi yerini almış bir insan mutlu, huzurlu ve yaratıcı olacaktır. 

Bu diğerlerini daha az sevmek, onlarla daha az ilgilenmek vs demek değildir. 

Bakış açınızı değiştiriyorsunuz, genişlemeye ve gelişmeye izin veriyorsunuz. 

Ve her şeyden önce kendinizle olan ilişkinizi güzelleştiriyorsunuz, siz kendinizle açık, net, dürüst ve ödünsüz bir ilişki kurabildiğinizde, diğerleriyle olan (her şeyle olan ilişkinizde değişecek, dönüşecek ve güzelleşecektir.) 

Bağımsız (bağımlı olmayan) ancak birbirinizle daha derin bağlantıda yeni ilişkileriniz kapınızı çalacaktır. 

Size de sadece kapıyı açmak kalır. 

Hoş geldin YENİ Ben. 

www.ekinduman.tr.gg 

http://indigodergisi.com/ed42.htm de yayınlanmıştır. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 698
Kayıt tarihi
: 12.02.09
 
 

2/ 4/ 1972 doğumludur. Ankara Bahçelievler Deneme Lisesini, daha sonra ODTÜ İstatistik Bölümünü 1..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster