Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
7279
 

Sevgi, nefret ve aşk

Sevgi, nefret ve aşk
 

Aslında bakıldığında sevgi çok güzel; nefret ise kötü, itici ve kin güden duyguları anımsatır bizlere. Dıştan bakıldığında gerçektende öyledir. Her okuduğumuz kitapta, şiirde ve hatta büyüklerimiz tarafından en baştan beri bize aşılanmaya çalışılan duygudur sevgi...

Nefret ise öyle değildir. Başından beri hep uzak durulması gereken ve düşünülmesinin bile kötü olduğu söylenen bir duygu olduğu anlatılmıştır. Birçok deyimler söylenmiştir bu duygu ve onun sonuçları üzerine. Mesela "Keskin sirke küpüne zarar verir." ya da "Öfkeyle kalkan zararla oturur" gibi..

Bu iki duygu birbirinin tamamen zıttıdır ve birbirlerini tamamlarlar. Aynı kimyada olan konjuge asit - baz çifti ya da matematikdeki türev-integral gibi..( Mühendis olduğumu belirteyim dedim de.. ) Siz birşeyi seversiniz ama sevdiğiniz şey size yanlış olan bir davranışta bulunursa, - ki bu sevgi eğer bir insana karşı duyuluyorsa ve yoğunlaşıp aşka dönüşmüşse - hatta ihanetle sonuçlanmışsa, bu sevgi denen duygu hemen yerini nefretle değiştiriverir.Konu insanlararası sevgiden açılmışken, - ki seven insan kıskanır sözünden yola çıkarak - aşırı kıskanç insan, sevdiği insandan bu yönde bariz bir davranış gördüğü takdirde yine o kıskançlık duygusu yerini hemen nefrete bırakır..

Peki nefret gerçekten de kötü bir duygu mudur?

Aslında nefretin kökenine baktığınızda genellikle sevgi tabanlı olduğunu görürüz.Nedir nefreti bu kadar kötü yapan ya da - madem bu kadar sevgiyle içiçe olan bir duygu - sevgiyle ayrıldığı nokta neresi ?

Ben size söyleyeyim...

Sevginin çok güzel bir duygu olduğu herkesce aşikar.Sevgisiz bir insanın yaşamasını düşünmek bile imkansız...Heleki bu sevgi bir arkadaşa karşı duyuluyorsa ve aşka dönüşmüşse...Ayaklarınız yerden kesilir. Herşeyi güzel görmeye başlarsınız. Her zaman yanınızda olmasını istersiniz. Onsuz geçirilen bir an bile kayıptır sizin için. Onunlayken güneş daha bi farklı doğar, çiçekler daha başka açar, kuşlar daha başka öter ve en önemlisi aldığınız nefes bile daha farklı gelir size.

Günümüzdeki ikili ilişkiler ele alındığında, mutlaka demin bahsettiğim duyguların karşılıklı olarak yaşandığı sevgi türleri de yaşanıyor tabi.Ama çoğunlukla bu duygular karşılıklı olarak ya da hiç yaşanmadan bir ilişki olabiliyor. Kolayca; anlamını ve derinliğini bilmeden karşılıklı olarak " seni seviyorum " denilebiliyor. Bu belki de karşılıklı olarak tatmin edilme dürtüsünün verdiği anlık patlama sonucu ortaya çıkan ve bir saman alevi gibi parlayıp sönen bir yaşama arzusunun verdiği tepki sonucu ortaya çıkan bir duygu.Hatta sevgi olduğu sanılan ama aslında olmayan...

Sadece duygusal ilişkilerde yok bunlar...Beraber dolaştığımız arkadaşlarımızla da, işyerinde beraber çalıştığımız iş arkadaşlarımızla da böyle sahte sevgiler yaşanabiliyor. Hangimiz işyerinde, yüzümüze gülüp de arkamızdan binbir türlü sözler söyleyen insanlar tanımadık ? Hangimiz bir anlık samimiyetine anlam veremeyip de daha sonra istediğini aldıktan sonra selam bile vermeyen insanlar tanımak ki ?

Demek ki istenildiği zaman insanlar seviyormuş gibi gözüküp aslında sevmeyebiliyorlar. Yani olduklarından farklı görünüyorlar.Yüzlerine maske takıp öyle dolaşıyorlar. Er geç gerçek yüzleri ortaya çıkıyor ama sonuçta hayata ve size karşı oynadığı bu oyundaki rolü hep baki kalıyor. Onun için, günümüzdeki ilişkilere bakıldığında artık ilk aranan özellik "dürüstlük" oldu...Düşünün ki her insanda olması beklenen bir özellik, onu diğerlerinden ayıran bir meziyet haline gelmiş...

Nefrete baktığımız da ise durum sevgiden çok farklı. Demin de bahsettiğim gibi sahte sevgiler çok yaşanıyor günümüzde. Ama ben bugüne kadar nefretinde samimi olmayan hiçkimse tanımadım. Ne sevdiği insanın ihanetine uğrayan insanın duyduğu nefrette, ne de biri tarafından bir şekilde zarara uğramış insanın ona karşı duyduğu nefrette..Bir insan kimseye sahte nefret duyamaz. Niye duysun ki? Ne gibi bir getirisi olabilir ki bu duygunun sahtesinin? Çünkü bu duyguyu karşınızdaki insana belli etmeniz halinde onun düşmanlığını kazanmanız an gibidir. Aslında bu duyguyu özellikle belli etmeye çalışmanız bile gerekmez. Bakışlarınızdan, davranışlarınızdan ve konuşmalarınızdan rahatlıkla anlaşılır bu duygu..

Bir kişinin sizden nefret ettiğini anladığınız taktirde onun size zarar verebileceğini düşündüğünüz için hemen önlem almaya çalışırsınız. Onu gördüğünüzde kalp atışlarınız hızlanır, belki de paniklersiniz.Çünkü çok yoğun olduğu gibi, ne sahtesinin ne de gizlemesinin mümkün olmadığı "dürüst " ve "gerçek " bir duygudur nefret...

Acaba büyük aşkların nefretle başladığını söyleyenler, nefretin içinde barındırdığı gerçeklik ve dürüstlük özelliklerinin farkında olup, bu temel üzerine kurulu bir aşkın sahte olamayacağını gördükleri için mi bu sözü söylediler???

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanın insanla ilişkilerinden yapmacık, sahte, yapay davranışlar doğuyor.Herkes bir kalıba giriyor,sevgi ve nefret duyguları da yapaylıktan nasibini almakta...

Hüseyin Seyfi 
 28.12.2007 23:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2078
Kayıt tarihi
: 21.12.07
 
 

1977 istanbul doğumluyum. Endüstri Mühendisliği mezunuyum.Uzmanlık alanlarım lojistik, satınalma, dı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster