Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
24636
 

Sevgi eksikliği

Sevgi eksikliği
 

sevgi eksikliği sebebiyle mutsuz kişi


Her yeni günün sabahında şükrederek gözlerimi açarım.

Afrika'da siyahi bir ailenin ferdi olarak dünyaya gelebilirdim. Çok imkanlardan yoksun, mücadeleler içinde geçen bir yaşam içinde kendimi bulurdum.

Gün-güneş yüzü görmeyen kuzey ülkelerinde değil, en güzel enlemde yerini alan ülkemizde doğmak ve bu ülkede yaşıyor olmak bile büyük şans...

Çetin kış şartlarının hüküm sürdüğü doğu bölgesinde de olabilirdim. Çünkü doğduğum âna kadar seçme hakkım yoktu... En güzel iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde bulunmak da kaderimin bana lütfu...

Eğitimli ve memur bir ailenin çocuğu olmak ayrı bir  şans... Çünkü, böyle bir ailenin önceliği  eğitimdir.

Az sayıda kardeşlerimin olmasına şükrediyorum. Ya 10-11 kardeşten birisi olsaydım... Yeterince ilgi ve sevgi göremeyeceğim için sevgi göstermesini de bilemezdim. Çoğunlukla  çok çocuklu ailelerin çocukları sevgi eksikliği  içinde büyürler. Karınları acıktığında anne-baba çocuklarını beslerler, doyururlar ama ya sevgi açlığı?

Sevgi açlığı bir şekilde giderilir: karşılıklı sevgi alış-verişi ile...

Anne babalar yeterli ilgiyle evlatlarını sevecekler, evlatlar da anne babalarını...

Dört dörtlük insan yok ama her insanın güzel bir tarafı mutlaka vardır. Yetişkin olduklarında o güzel tarafını görüp, diğer insanları da sevecekler ki karşılığında sevgi görebilsinler.

İnsan yaşamında sevgi alış-verişi  çok önemlidir. Saygı oluşur, kıymet bilmek gibi yüce duygular gelişir ve takdir duyguları ile yaşam anlam kazanır.

İnsanların hangi psikolojik ortamda büyüdükleri, genelde bakışlarından anlaşılabilir.

Sevgi ile büyüyen çocukların/kişilerin gözleri ışıl-ışıldır, mütebessim bir yüzde, gözlerinin içi  gülümser adeta, hiç konuşmasa da,  "ben sevgi doluyum"  dercesine...

İlk tanıştığınız kişinin gözlerine bakın, "yeter". Gözler çok şey anlatır ve asla yalan söylemezler.

Sevgi eksikliği içindeki kişilerin gözleri parlamaz, bakışlarında canlılık ve  ışıltı yoktur. İçinizden  "ne kadar ruhsuz kişi"  dersiniz...

Bu kişiler, toplumla iletişimde başarılı olamazlar. Mutsuzdurlar. Evliliklerini yürütemezler. Kıskançtırlar, başkalarının başarılarını ve mutluluklarını kıskanırlar.

Haşindirler... Muhataplarını kırıp incitmekten adeta haz alırlar...

Bencildirler. Düşünce merkezlerinde kendilerinden başkasına  yer yoktur...

Şiddet yanlısıdırlar. Yakın çevrelerine, çocuklarına bilhassa  eşlerine  şiddet uygulamanın  gerekliliğe inanırlar.

Agresiftirler. Saldırgan hareketlerle üstünlük kurabileceklerini zannederler...

Toplumda kendilerini kabul ettirme, öne çıkma ve sivrilme arzusu içinde olurlar ama iletişim eksikliği buna manidir.

Sansasyonel olma yollarını da denerler. Kendinden bahsedilmesi bile yetecektir bu kişilere... Çünkü hiç ilgi görmemişlerdir. Bu onların kusuru değildir doğal  olarak...

Ne gariptir ki, topluma dahil olmak ve dışlanmamak arzularını açıkça ifade etmelerine rağmen kendilerini  normal  görürler. Hayatları, hayıflanmalar içinde, kendilerine örnek alabilecekleri bir model arayışıyla geçer, gider...

Sevgi eksikliği içinde büyüyenler çoğunlukla suç işlemeye hazır haldedirler. Çünkü çok yönden eksik kişilerdir. Özellikle emniyet teşkilatımız bu çocuklara ve gençlere "potansiyel suçlu" gözüyle bakmaktadırlar.

Bir sorun sebebiyle psikologa gittiğinizi varsayalım. Tahminimce başlangıçta şu soruların sorulması gerekecektir:

- Kaç kardeşsiniz? Cevap çoklu kardeşler ise eksi 1,

- Anne-baba eğitimi, işi? Eğitim yok, bulursa işi oluyor. Eksi 1 daha

- Ailenin gelir düzeyi? Ortalamanın altında ise eksi 1 daha...

- Gelecekten beklentileriniz? Olması mümkün olmayan ütopik şeyler... Eksi 1 daha...

- Parçalanmış ailenin çocuğu olmak yine eksi 1 ...

Ve devam eder gider zannımca...

Anne-baba olarak çok çocuk sahibi olmak amaç olmamalı. Sevgiyle bakabilecekleri sayıda ve nitelikli olarak topluma kazandırabilecekleri  kadar çocuk sahibi olmalıdırlar.

Yani çok çocuk değil, nitelikli çocuk...

Fiziki ihtiyaçların temini kadar ruhsal doyumun yani sevgi açlığının giderilmesi  çok önemlidir. Ne yazık ki, pek çok ailelerde bu durum önemsenmez...

Ama çocuğun büyüyünce  başarılı ve mutlu olması, bu ihtiyacın giderilmesine bağlıdır.

Selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı ilgiyle okudum ve beğendim. Sevgiyle ilgili bir özlü sözümle katkıda bulunmak istiyorum: Aşk hem gül hem dikendir seven sevdiğinin gönlüne gül dikendir

Erhantigli 
 23.01.2016 17:33
Cevap :
Sayın hocam, yorumunuzdaki tanım çok hoş, sevgi dolu insanların kulağına küpe olup kalplerine yerleşsin: "seven, sevdiğinin gönlüne gül dikendir". Selam ve saygı ile...  24.01.2016 10:46
 

Sevmekle başlarmış herşey...her cümlesini sevdim..sevgi dolu yüreğinize sevgimle.

Tülay EKER 
 08.02.2013 15:12
Cevap :
Sevgili Tülay, sevmek, herşeyi sevmek benim yaşam felsefem. Sevince insan motivasyonu güçleniyor ve daha enerjik oluyor, hayata olumlu bakıyor, sağlık kazanıyor. Sağlıksız kişiler genelde yüreklerinde sevgi kıvılcımları olmayanlar. Sevgiler gönderiyorum Tülay'ımıza...  09.02.2013 11:57
 

Benim bir sorum olacak.Peki bu tarz'sevgi eksikliği görmüş insanlar'ın nasıl bir eşe sahip olması gerekir.Kendisi gibi mi yoksa sevgi görmüş bir kişi mi ?

Özge SARI 
 23.01.2013 22:28
Cevap :
Çok güzel ve yerinde bir soru ile karşı karşıyayım. Sayın okurum, sevgi eksikliği içindeki bu kişiler, kendilerini çok seven, sevgi deposu ve özverili kişilerle evlenirlerse, seven eşin sevgisi ve özverisi ile zaman içinde sevgiyi tanıyacaklar ve sevmesini öğreneceklerdir. Biraz zaman ister ama sevgi ile her zorluk aşılır değerli okurum. Sevgiler size...  23.01.2013 23:27
 

Sevgi eksikliğinin neden ve sonuçlarını ve bu eksikliğin nasıl giderilebileceğini çok güzel bir şekilde anlatmış olduğunuz bu yazınızın altına; imzamı atıyorum izninizle sevgili Yurdagül hanım. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 22.01.2012 18:25
Cevap :
Cem bey, toplumsal yazılarda, gördüklerimi, deneyimlerimi psikolojik derinliklerini yazmayı adeta görev edinmişim. Kaynak, genellikle, beynim...Beğenmeniz hoş bir şey, sağolun...Selamlarla...  23.01.2012 18:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 329
Toplam yorum
: 5744
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1675
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster