Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
391
 

Sevgi her yerde ..

Sevgi her yerde ..
 

Yeni bir sabaha uyandım. Bugün biraz neşesizim, keyifsiz olduğumda çok sessiz olurum ben. Tabiri caizse "süt dökmüş kedi" misali. İnsanı en çok yoran şey anlaşılamamak. Kendimi zor bir insan olarak görmemişimdir çocukla çocuk gibi, yaşlıyla yaşlı gibi diyalog kurabilirim , zorlanmadan. Ama bazı insanlar zorluyor işte. Ya sabır diyorum.. Çiçekler mutlu ediyor beni. Bugün son zamanların yeni trendi olan bir çiçeği konu alan yazı yazayım istedim. Belki neşelendirir beni.. Bu sulu gözlü melankolik havamdan alır koparır belki... Bir  umut ...

Gelelim konumuza ve bir soru ile başlayalım. Çiçekte moda olur mu? Evet bence olur. Sevgili  Petunya son yılların gözdesi. Bir çoğumuzun vaz geçilmezi.. Annemin balkonunda var mesela o balkonunda gözdesi. Küçük sevimli bir kız çocuğu gibi. Pembenin en canlı ve güzel tonunda. Gülümser gibi etrafına. Sevildikçe şımarıyor sanki. Annemin de en büyük zevki şımartmak değil mi? Özledim annemi, bazen küçük bir kız çocuğu edasıyla kollarına sığınmak istiyorum. Avuç içlerinden öpüyorum annem..

Çiçeklerde artık birçok şey gibi global kültürün bir parçası.

Malum, düşündüm de artık her şey ithal, çiçekler bile ..

Şayet petunya büyütülüyorsa, onları doğrudan güneş ışığına bırakmak ve dokununca toprağı kuru olduğunda sulamak gerekmektedir. Petunyalar bir yıllık bitkiler olarak düşünülsede, aslında çok yıllık bitkilerdir. Uygun ortamlar sağlandığında yıllarca yaşamaya devam edebilirler.

Petunya, çocukluğumda gördüğüm bir çiçek değil.. Onunla tanışmam  çok eskilere dayanmıyor. Ama sevimli petunya, bir anda her yeri sardı sanki.

Onu bilmeyen, tanımayan kalmadı  diyebiliriz. Bir günde olay olup meşhur olan, adını duyuran ünlülerimiz gibi..

Caddeler, sokaklar, parklar ve balkonlar onlarla dolu. Hatta ben bazı şehirlerde elektrik direklerinden bile petunya sepetleri sallandığını gördüm şehri güzelleştirmek adına. Bende hoş bir etki yarattı açıkçası.

Sakın kızma petunyam. Yıldızın çabuk parlamış olabilir ama, bu sevimli görüntü, hoş koku ve mütevazilik sende olduğu  sürece, kolay söneceğe benzemiyor.. İnsanlar da öyle değil midir? Bazı insanlar vardır ki ne cevherler taşır içinde. Ama görebilene, işitebilene duyurur yürek sesini ve duyana açar gönül bahçesini...

Konudan kopmayayım gelelim sevimli çiçeğimize  şehirler petunyayla süslü sanki.. İnsanın, bu çiçekte Çin malımı diyeceği geliyor..

Sakın küsmesin, incinmesin sevimli, petunya takılıyorum sadece..

Sen bana ben sana, kızamam zaten değil mi? En zararsız şeydir çiçek, insan gibi sevildikçe açar, sevildikçe şımarır.

Bence çiçeklerin ülkesi olmaz. Belki bir ülkenin sembolü olabilir yada ilk orada tanımlanmış keşfedilmiş olabilir ama çiçeklerin hepsi evrenseldir. Kendine uygun bulduğu, sevdiği ve sevildiği yerde yetişir.

Bir çiçek için önemli midir, ha kırda açmış özgürce, ha bir villa bahçesinde, ya da bir bahçıvan nezaretinde..

Sizce hangisini tercih eder? Kararı siz verin..

Bana göre çiçekler en çok kırlara yakışır, özgürce, doğal halde doğrudur ama, bazıları çok nazlıdır, kibardır.. Kırlarda esen sert rüzgarlardan, bazen yağan sağanaklardan ve soğuktan korunması gerekir.. Soğuğu sevmez himaye etmek gerekir.

Daha nazenin yaratılmak, o çiçeklerin seçimi değil ki.. Hem açıkçası bir bayan edasıyla kibar olmak bazılarına da yakışmıyor değil hani..

Onun için sığınmak zorunda..Ya bir pencerenin gölgesine bir saksı içinde, ya da bir bahçeye, birinin nezaretinde, belki bir ofisin pencere önüne.. Korunması gerekir, bu yaradılışının bir gereği..

Sevgili petunya, sonradan geldin belki ama çok sevildiğin belli.. Mesela ben çok sevdim seni...

Her yer, caddeler, bahçeler, balkonlar, saksılar petunya dolu gibi..

Ekime, hatta ilk kara kadar..

Yazımla birlikte yayınladığım resme gelince o da benim hayalim işte... Şehirleşmenin ve betonlaşmanın da en kötü yanı bu ... Böyle bir bahçe veya balkon hayalim... Çiçeklerim ve yanımda sevdiklerim... Bardağımızda çayımız  veya fincanda kahvemiz... Ve kırk yıllık hatır eşliğinde... Etrafta çocuk cıvıltısı, kuş sesi ve mis gibi çiçek kokusu... İnşallah diyorum... Sabır diyerek bitiriyorum şimdilik... Sü'rçülisan ettiysem affola ....

 

Akın Yazıcı, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu çiçeği tanıyorum ama adının petunya olduğunu bilmiyordum. Biz borazan çiçeği veya gramafon çiçeği derdik çocukken. Yazının sonundaki çocuk sesleri ve kuş cıvıltıları ve çiçeklerle süslü o balkon geniş olsun mümkünse, biz hayalen de olsa o balkona olabilelim. Sevgi çiçeklerde, sevgi bir kuşun kanadında, sevgi karnını doyurduğunuz bir yavru köpeğin size minnetle bakışında, bir öksüz çocuğu sevindirmede ve daha çok, çok yerde hatta bir blog yazısına yapılan yorumda :-))Selam ve sevgiler size...

Yurdagül Alkan 
 27.06.2014 18:08
Cevap :
Yurdagül Hanım, yorumunuz yüzümü gülümsetti... Tabiki hayalimdeki balkona bütün gönül dostlarım ve sevdiklerim davetlidir.. Herkesin kalbi yumruğu kadardır denir, ama ne kadar çok sevgi sığar o küçücük kalbe değil mi? Küçücük kalbimden kocaman sevgiler size...Sevgi dolu yorumunuz için de çok teşekkür ederim ... Saygılar, sevgiler...  28.06.2014 11:06
 

Ne güzel anlatmıssınız ,yazdıklarınızda kendimi buldum.Elinize yüreğinize sağlık..

hayatinicinden 
 27.06.2014 14:05
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Yorumunuz için.. Sevgiler...  27.06.2014 19:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 1191
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 646
Kayıt tarihi
: 02.05.14
 
 

İnsanları ve yaratılmış tüm canlıları severim. Yazmak amatörce de olsa hayatımda bir süredir var...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster