Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '16

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
336
 

Sevgi odaklı mutluluğu kundaklayabilir misiniz kendinize?

Sevgi odaklı  mutluluğu kundaklayabilir misiniz kendinize?
 

görsel net.ten alıntı. Sevginin izahına kelimeler yetersiz kalırken hangi görsel sevgi ve şefkati resimleyebilir? Mümkün mü?


8 Ekim 2011 tarihli "Sevgi Eksikliği" başlıklı yazımızda http://blog.milliyet.com.tr/sevgi-eksikligi/Blog/?BlogNo=329044  mutsuz ve sevgisiz bir çocukluk yaşayanların ileri yaşlarında nasıl bir kişilik ve kimliğe bürüneceklerine değinmiştik.

Her kişide aynı sonucu görmek bazen mümkün olmuyor. Az sayıda olsa da bazıları "ben sevgi almadım ama sevgi verebilirim" gibi olumlu bir yaklaşımla ruhundaki sevgi kırıntılarını mayalandırıp yakınlarına veya ihtiyacı olanlara sunabiliyor.

Süt ve diğer gıdalar kadar ruhlarının da ihtiyacı olan sevgiyi  bebelere, küçük çocuklara  cömertçe gösterebiliyor. Çocuklar, çocuklar diyor da başka bir şey söylemiyor, "verirsem beslenecek, giydirirsem  giyip ısınacak, temizlersem temiz kalacak, ağzı-dili yok ki konuşsun"  diye şefkatini en üst seviyede sergiliyor, minik  bir gülücükle de karşılığını  alıyor. :-) meselâ...

Seviyor, vaktiyle yüreğini karartmış olan  sevgisizlik  dünyasını alt etmek için seviyor. Bunun için özel bir gayret de sarf etmiyor.  Mayayı oluşturmuş, mayalanma  devam ediyor, bu mayalanma devam ettikçe  taşan kısmını  hayvanları  ve nebatatı sevmeye kaydırıyor, inançları eşliğinde Rabb'ine şükürler ederek...

Çocukluğunda rüyalarında göremediği hatta hayallerine bile alamadığı bu günkü yaşantısına sahip olarak mutlu olmaya çalışıyor.

Kendine göre sevgiyi odaklayıp mutluluğu kundaklamış kendine...

Bu bir örnek, denilebilir ki içimizden biri...

Uzatmaya gerek yok,

Blogumun özü:

Bir kişi zamanında kendi  göremediği  sevgi ve şefkat gibi  manevi değerleri, sonrasında  imkanları nispetinde  diğerlerine, ihtiyaç duyanlara fazlasıyla sunabiliyor.  Bu sunum ile, kendine göre yaşamını  anlamlı hale getiriyor. 

Şimdiki kapitalist bakış açısına göre, sermaye kaybı yok...

Dilerim,  sağlık ve mutluluk veren sevgi ile şefkat  yüreğimizde her an canlı kalsın.

Selam ve sevgilerle..

Yurdagül Alkan.

10 mart 2016

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Söylediklerini kendimde kontrol ediyorum ama pek öyle değil gibi...

Kerim Korkut 
 22.03.2016 15:49
Cevap :
Sevgi ve şefkat görünür şeyler değil, hal durumunda ortaya çıkar örneğin yoksul görünümlü boynu bükük bir yetim sizin içinizi sızlatır ve ona şefkat elinizi uzatırsınız, meselâ...  22.03.2016 21:57
 

Mutluluk top gibidir, yuvarlandığında arkasından koşarız da durunca tekmelemeye başlarız. Sevgiler selamlar...

Recai Şahin 
 21.03.2016 19:37
Cevap :
Değerli hocam, düşündüm de yorumunuz o kadar gerçek ki, hiç bir şeyi elde tutmayı bilemeyiz hele kıymetini de kaybettikten sonra anlarız, işte biz böyleyiz, selam ve saygılarımla...  22.03.2016 14:08
 

Değerli Yurdagül Alkan, Hoşgörünüzle, okuyanlar üzerinden "sevgi-saygı" değerleri ve getirdikleri ile ilgili bir de mesaj verelim. İnsanımızın birçok (olumsuz)uygulaması, bilgisizlikten kaynaklanır. Bu, Trafik ve çocuk eğitiminde bir örnekle açıklanırsa: Trafik ışığı olmayan bir yol, kavşakta yol öncelik bizde de olsa (genellikle halkımız yol önceliğini bilmemektedir) kullanması için yolu karşımızdakine bırakırız. İlginçtir, geçmek için adeta çırpınan sürücü bir anda durmakta ve yolu size bırakmaktadır. (Dileyenler deneyebilir) Çocuk eğitiminde, onun kusurlu bir hareketini anlatırken, onun göz hizasına inerek sakin ve tebessümle (sabırla) onun yaşına uygun anlatımlara izah eder ve bunu birkaç kez tekrar ederseniz, ya o davranışı terkedecek, ya da size nedenini açıklayacaktır. Bu hareket şekli; Karşımızdakinin bize güvenmesini, bizi dost görmesini sağlayacaktır. Biliriz ki, Güven olmadan hiç bir olumlu ilişki kurulamaz. Uçurumun kenarında sırtınıza kime dönersiniz? Sağlıcakla kalınız

Canmehmet 
 19.03.2016 16:45
Cevap :
Değerli CanMehmet bey, insanlar arası bilhassa çocuklarla iletişimleri, yanlışların düzeltilmesine açıklık getirmektesiniz. Hata yapan çocuğun kusurlu davranışına bağırıp azarlayarak karşılık veriliyor. Gerçeğinde onun anlayabileceği şekilde detayları izah ederek ikna yoluna gidilse sonuç mutlaka olumlu olacaktır. Şahit olduğum bir olay: alkolü çok seven bir babaya, kendi babası "oğlum içme" diyor ama oğlu içmeye devam ediyor belki bağımlı oluşundan belki de bu ikaz yeterli gelmediğinden. Şöyle olabilirdi babası: "oğlum içme, sağlığın bozulacak, karaciğerin iflas edecek bak çocukların var, zamansız gidip onları babasız mı bırakacaksın, bir düşün" deseydi sonuç değişebilirdi nitekim o kişi 40 yaşında yaşamdan koptu en küçük çocuğu henüz yedi yaşındaydı. Güven konusu; itibar olarak düşünülen ve kaybedildikten sonra bazı istisnalar hariç tekrar elde edilemeyen değerli bir kavram. Dünya sanayi devi Alman BOSCH "itibar kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim" diyor, selam ve saygı ile.  20.03.2016 10:40
 

Toplum olarak bunun önemini bir anlayabilsek sorunların büyük bir kısmı çözülmüş olacak ama neyleyim.Yurdagül Hanım emeğinize sağlık,selam ve sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 19.03.2016 13:33
Cevap :
Şennur hanımcığım, ülke halkı olarak temel değerlerimizin hiç kıymetini bilmiyoruz buna maddi değerler de dahil. Ne zaman ki elimizden kaydı, işte o zaman vah diyerek hayıflanmalara başlıyoruz ama iş işten geçmiş olarak, selam ve sevgi ile...  20.03.2016 10:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 336
Toplam yorum
: 5782
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1666
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri olar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster