Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1098
 

Sevgi yoksunu muyuz yoksa?

Sevgi yoksunu muyuz yoksa?
 

Bu gün çok hiperaktif bi günümdeydim nedense? İçim içime sığmıyordu. Otuzikidişimin tekmili birden ortalıktaydı. Espirilerim desen gani. Herkes şaşkındı bu gün. Beni böyle görmeye alışık olmadıklarından şaşkın ve anlam veremeyen bakışlara maruz kadım bolca. O kadar garip bir heyecan ve mutluluk vardı ki içimde. Böyle olması için bir sebep yoktu. Böyle olmasını gerektirecek bir olay da olmadı. Üstelik son günlerde her şey oldukça kötü gidiyordu ve majör depresyon demişti doktorlar. İlaçları kullanıyor olsam ilaçların tesiri ile diyeceğim. Onu da yapmıyordum. Niyeydi o sınırsız neşem bir türlü anlam veremedim. Ele avuca sığmayan, coşan taşan bir yüreğim vardı. içimden herkese sarılıp öpmek geliyordu.Ve tekrarlıyorum her günkü gibi bir gündü, üstelik böyle olmasını gerektirecek hiç bir şey de olmamıştı.

Herkese sarılıp öpmek geliyordu ya içimden, biraz da muziplik olsun diye aklıma msn den herkese "Seniiii çoookkkkk seviyorummmm!!!" diye mail atmak geldi.

Yazdım yazıyı. "Seniiiiii çoooookkkkkkk seeeviiyoooruuummmm!!!!". Akraba, arkadaş, kardeş, iş arkadaşı, müşteri, patron kadın erkek gözetmeksizin çevirimiçi olan herkese kopyala yapıştır yapıp gönderdim. Asıl pandomim bundan sonra başladı. 24 kişi çevirim içiydi bunlardan üç tanesinden ki ikisi yeğenim, biri yakın bir arkadaşım dı "ben de seni seviyorum" cevabı aldım. Bence en normal ve olması gereken cevap bu idi. İki en yakın arkadaşım inanamadı. "Bana mı yazdın bunu?" dedi. Niye yadırgadın sen benim arkadaşım değilmisin? dedim. Arkadaşımsın daaa cevabı aldım şüpheli şüpheli. Sonra memnun olup "ben de seni" dediler. Bu beş kişi bayandı bilmem söylememe gerek var mı. Şüphelenenlerden bir tanesi iş arkadaşımdı üstelik. Mesajdan sonra önünden geçerken bu gün kafamı bir yerlere çarpıp çarpmadığımı sordu. Ben de ona bu günün kıymetini bilmesini beni bir daha kolay kolay böyle göremeyebileceğini söyledim.

Bir erkek arkadaşım teşekkür etti. Patronum "yanlışlıkla bana bir mesaj gönderdiniz?" dedi gülümseyerek. "Hayır size gönderdim her ne kadar sizin ordan öyle gözükmese bile" dedim. Adam gülümseyerek teşekkür etti. Yirmidötrt kişiden sadece 8 kişi geri döndü. Geriye kalan 14 kişi ki bunların içinde ailemden, yakın arkadaşlarımdan bir kaç kişi dahil hiç tepki vermediler. Muhtemelen içlerinden "Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?" diye düşündüler. Benim için bu gün "Çatladıkpı" yı ziyaret ettiğimi düşünenlerin de olduğuna % 100 eminim. "Manyakmıdır nedir? " diye düşünenler de oldu kesin. Beylerin bazıları "Sarkıyor mu acaba?" yı geçirmişlerdir içlerinden muhakak. Çıkma teşebbüsünde bulunduğumuz ve gerisini getiremediğimiz bir arkadaşım "Eyvahhhh bu işi ciddiye bindirecek galiba cevap yazsam şimdi ya bu bunu kafasında bir yerlere yerleştirip de yol su elektirik olarak bana geri dönderirse ileride" korkusundan olacak sesiz kalmayı tercih edenlerdendi. Eski sevgilim ise "ne o aranıyormusun?" gibi acıtıcı bir cevap verdi. Kendisinden de başka bir tepki beklemek olanaksızlaştı zaten bu saatten sonra. Ah aptalım benim sen en sevdiğimsin oysa ki ve en anlayışsızım.

24 e sekiz. Yani dörtte üç. MSN imdeki dörtte üç oranındaki insan tepkisiz? Neden tepkisiz oldukları tartışılır elbet. Sevgi yoksunumuyuz?Ne diyeceğimizi bilemiyormuyuz? Sevmiyorsak bile bunu neden söyleyemiyoruz?Ya da çok seviyorsak bile neden acıtıyoruz?Peki sevmesini bilebiliyormuyuz?

Ya nasıl algılıyoruz sevgiyi? Anamız, babamız, çocuğumuz dışındakilerin de bizleri sevebileceği düşüncesi neden şaşkınlığa yol açıyor bizde?

Her şey bir yana.Şaşırsalar da, hemen kabullenseler de, üzerlerine alınmasalar da ilk etapta, acıtsalar da en azından tepkisini bildiğim 8 kişide kendilerini iyi hissetme ve tebessüm etme işlevini başardığımı biliyorum. Bu da bir şeydir en azından. Bu gün sekiz tane deniz yıldızı tarafımdan suya atıldı. Sevgili okurlarım ve sevgili insanlar "Sizleriiiiii çooookkkk seeevvvviiiiiiiyooorrrruuummmm!!!" her şeye rağmen.Aman bu yazının kıymetini bilin beni her zaman böyle okuyamayabilirsiniz!!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Canan, bu ilginç yazınızı yayımlandığı gün okudum. "Seni çok seviyorum!." yürek seslenişinize yirmi dörtte üç cevap gelmiş, şaşıranlar da olmuş. Yıllardır şaşkınlara oynuyoruz. Üç gün önce Yiğit Bulut televizyonda ekonomiyi yorumlarken şunları söyledi:"Biz şimdiye kadar paraya ve onun etrafındaki dinamiklere, iç dinamiklere bakıyorduk. Dış dinamikleri hiç dikkate almadık." dedi. "Günaydın!." demek gerekiyor değil mi?.. Bilgisayarı tam olarak kullanamıyorum, yoksa bir cevap yazmalıydım Yiğit Bulut'a. Bizler "Türkiye'nin durumu hiç iyi değil" derken dışarıdan bize yönelik kuşatmaları dikkate aldık. Halkımız böyle bakıyor. Binbir sıkıntımız var ise bu da dış dinamiklere bağlı daha çok. Sonuçta mutsuz ve sevgi kırgınıyız. Kimse kimseye içinden kopan bir şelale gibi "seni çok seviyorum" diyemiyor. Bayramlar da artık bayram tadında değil. Mutluluğu yakalamamız pek de kolay gözükmüyor. "Seni çok seviyorum" demek şimdilerde daha çok gerekli... Sevgiyle kalınız... Seni çok seviyorum...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 14.10.2007 18:43
Cevap :
Merhabalar, Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Yiğit Bulut sallamış.Çok uzun süreden beri TV izleyemiyorum ancak,bundan dört ay evvel kendisini dinlediğimde borsanın alıp başını gideceğini ve bunun da Amerikan Dolarının düşmesi nedeni ile yabancı yatırımcıların Türkiye Borsası'na akın edeceğinden kaynaklanacağını kendisi söylüyordu ya bir dediği bir dediğini tutmuyor ya da ne söylediğini unutup böyle bir yorum yapıyor. Türkiye'nin ekonomik durumu son günlerde kötü değil ancak Türkiye'nin insanlık durumunu sorgulamak lazım.Sanırım İnsanlık ve insancıllık ekonomi ile ters orantılı olarak gelişiyor bu ülkede.Sevgiler bizden efendim ben se sizi seviyorum.Blogda yazmaya başladığım ilk günden beri en büyük destekleyicim oldunuz.Sonsuz Teşekkürler!!!  15.10.2007 0:54
 

Garip gelebilir belki ama, "sevgi" sözcüğü kavramsal olarak korkutuyor artık bizi. "Çıkar" temelleri üzerine oturtulmuş, "beklenti" sosuna bulandırılmış her kavram gibi, bulandırıyor içimizi ziyadesiyle "sevmek" de... Bir de "cinsiyetlerimizden" artık arınamadığımızı da eklerseniz buna, iki cins arasında ne kadar zorlaştığı anlaşılır, "seviyorum" sözünün telaffuzunun... Duymak da en az söylemek kadar korkutuyor sanırm artık... Yazık...

Alptekin YILDIZ 
 04.10.2007 4:04
Cevap :
Galiba haklısınız "Sevgi" sözcüğü o kadar dile düştü ki gerçek anlamını yitirdi sanırım.Beklenti? ilişkileri bunca paçavraya çeviren beklentiler değil mi?  12.10.2007 12:48
 

''İçinden sevgi geçen ''blog tünellerinde söylenen; ama daha çok ''Gösterilen Sevgiler''in daim olması dileklerimle sevgi dolu gönüllere selam olsun...

Mesut Selek 
 27.09.2007 23:18
Cevap :
Sizizn gibi bir üsraddan böyle güzel bir yorum almak benim için bir onur çok teşekkür ediyorum evet sevgiler diam olmalı ah insanlar şu egolarından vaz geçip bir anlasalar en temel ihtiyacın sevgi oduğunu beni çok onurlandırdınız çok teşekkür ediyorum.  28.09.2007 7:13
 

Ben de sziii çooooooookkkk seviyorum...beni gülümsettiğiniz için de kocaman öpücükler yolluyorumm...içimi ısıttınızzz:) teşekkürlerr..

Ekim Güneşi 
 27.09.2007 14:32
Cevap :
ne mutlu bana sağlıklı cevaplar verebilen sağlıklı insanlara ulaşabildiğim için sevginiz daim kalsın.tüm insanlığa.  27.09.2007 21:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1848
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster