Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
755
 

Sevgili blog yazarları, ne olur birbirimizi kandırmayalım

Sevgili blog yazarları, ne olur birbirimizi kandırmayalım
 

Çok yakın bir arkadaşımın Milliyet Blog'da yazmış olduğu yazıları okuyarak tanıştım bu platformla. Benim de kendimce, kendime yazdığım yazılarım vardı, yazmaya da devam ediyordum. Arkadaşımın tavsiyesi ile artık ben de yazılarımı bu platforma taşımıştım. Çok okunma, çok fazla yorum alma, hit olma kaygısı taşımadan, yazmayı hırsa dönüştürmeden, önce kendim için, kendimi tatmin etmek için, sonra da biraz da olsa paylaşılabiliyorsa yazdıklarım diye düşünüp onun vereceği mutluluk için yazmaya burada başladım. Eminim sizler de aynı amaçlar için buradasınız. Birkaç tanıdık blog yazarı dışında, iş yaşamının ve günlük hayatın yarattığı yoğunluk ve koşturmaca ile üzülerek diğer değerli blog yazarlarının yazılarını çok fazla okuma ve takip etme fırsatım olmadı bu hafta sonuna kadar.

Bugün blog yazarları arasında bir yolculuk yaptım, birkaç yazarın yazılarını okuma ve yorum yazma fırsatım oldu. Ancak içlerinde biri vardı beni hayal kırıklığına uğratan. Yazımın yola çıkış noktası da bu zaten. Kendimi adeta aldatılmış ve kandırılmış hissettim.

İsmini burada tabii ki deşifre etmeyeceğim, tesadüf olarak son yazmış olduğu blogu okudum. Okuduğum her cümleden sonra 'bana bu cümleler hiç yabancı gelmiyor' diye düşünmeden edemedim. Yazı, bir paragraf ve ardından gelen güzel bir şiirden ibaretti. Okudukça 'nasıl yani, olamaz' diyordum, yanılıyor muydum acaba?

Emin olmak istiyordum, üşenmedim, okuduklarımın beni götürdüğü ünlü yazarın kitaplarını çıkardım kitaplıktan, yazıdaki bazı cümleler öylesine kazınmış ki beynime, yazının gerçek sahibini bulmakta zorluk çekmedim. Dedim ya bir paragraf ve altında bir şiir vardı diye. Paragraftaki cümleler, ünlü bir yazarın cümleleriydi, çok küçük eklemeler dışında, altındaki şiir ise kelimesi kelimesine aynıydı... Ama malesef yazarın ismi kesinlikle o blogda geçmiyordu.

Alıntılar tabii ki olabilir, ben de bir blogumda çok beğendiğim bir şiiri, yazarının ismini defalarca telaffuz ederek, okunması için tavsiyelerde bulunmuştum, paylaşmak adına. Zaten, blogunuzun yayınlanabilmesi için dikkat edilmesi gereken bir takım kurallar var, ki herkes de bu kuralların farkındadır diye düşünüyorum. Ya da alıntı yapılacağı zaman kimden alıntı olduğunu belirtmek konusunda...

Yazıyı okuyup da, yazının asıl sahibinin ismini o yazıda bulamayınca açıkçası kendimce çok üzüldüm. Blog yazarı belki atlamış olabilir diye yorum yazamadan da edemedim kendisine. Yorumumda, blogunda yazdıklarının tanıdık geldiğini, aslında x ( ismini vermek doğru olmayabilir) isimli yazarın şu kitabının şu isimli yazısı olduğunu ve nacizane, yazarın isminden de keşke blogda bahsi geçmiş olsaydı beni daha mutlu edeceğinden bahsettim.

Tahmin edeceğiniz üzere yorumum yayınlanmadı ve herhangi bir cevap da gelmedi. Blog yazarına, yazının çok güzel olduğu ile ilgili bir yorum vardı, ona da cevap yazılmamıştı. Aradan bir süre geçtikten sonra o blog yazarının yorumuna cevap geldi ve cevabında, yazısında yazdığı şiirin şairinin kim olduğunu bilmediğinden bahsediyordu.

Ama ben yazdığım yorumla ismini hatırlatmıştım kendisine. Neden bilmem kızdım. Yine bir süre sonra aynı blogu tekrar açtım, bu kez şiirin altına sevinerek söylemeliyim ki yazarın ismi eklenmişti. Benim yorumuma halen cevap yok. Bir başka yorum gelmiş yazara, çok sevdiği bir arkadaşından. O yoruma yazdığı cevapta ise arkadaşına, bu şiiri x isimli şairin kitabından birlikte okuduklarını hatırlayıp hatırlamadığını soruyor. Bir önceki yorumuyla çeliştiği o kadar aşikar ki, bir kez daha üzüldüm. Benim yorumuma hala cevap yok.

Demem o ki, ben burada kendimi ve benim gibi birçok blog yazarının kandırıldığını düşünüyorum. Önyargılı olduğumu düşünmeyin, hani olur da ismini hatırlamazsınız ama yine de bir başkasının şiiri, yazısı olduğundan ufacık da olsa bahsedersiniz. Yazı öylesine yazılmış ki sanki tamamıyla blog yazarının kendi kalemindenmiş gibi. Unutulmuştur düşüncesiyle tamamıyla yazının sahibi olduğu yazarın emeğini gözardı etmemek adına küçük bir hatırlatmada bulunmak istedim kendisine sadece.

Üzüldüm, çünkü inanarak, keyif alacağınızı düşünerek, ayrıca bu tür platformlardaki blogları gördükçe, yazı yazmanın, okumanın, paylaşmanın giderek arttığını görüp, mutlu olup, daha da bir heyecanla oturuyorsunuz bilgisayarınızın başına ve sizler de yazıyorsunuz, diğer değerli blog yazarlarının yazılarını okuyorsunuz. O ünlü yazarlar zaten bu eylemi meslek edinmiş insanlar, onlar başka başka araçlarla ulaşıyorlar kitlelerine. Ne diye hazıra konuyoruz ki? Çoğumuzun amacı önce kendimiz için, sonra paylaşmak için yazmak değil mi?

Biliyor musunuz yıllardır internette Can Dündar ismi altında dolaşan, aslında Can Dündar'a ait olmayan yazılar varmış Can Dündar'ın kaleminden çıkan yazılara benzeyen. Can Dündar bu yazıları bulmuş ve kendi resmi sitesinde yayınlıyor bunları ve okuyucularını uyarıyor Sahte yazılar diye. Diyor ki bu yazılar bana ait değil, lütfen dağıtıp çoğaltmayınız... ( Merak edenler için http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=3266 )

O yazıların da bir kısmını okudum, kimin kaleminden çıkmışsa, çok güzel yazılmışlar, Can Dündar tadında...Ne büyük bir erdem öyle değil mi, yazar bunları da sahiplenebilirdi, kendi yazmış gibi. Nasılsa yazanı belli değil öyle değil mi?

Uzattım, belki de size bu yazdıklarım abartılı gelmiş olabilir farkındayım ama haksızlıklara gelemiyorum. Milliyet blog ailesinde yer almak sizler gibi beni de mutlu ediyor. Farkında olmadan küçük samimi dostluklar kurmaya başlıyorsunuz. Tanımadığınız insanların yazılarını takip eder, sanki uzun zamandır tanışıyormuşçasına hayatınızı, yaşadıklarınızı, sevincinizi, herşeyinizi paylaşmaya başlıyorsunuz. Bunun hep böyle devam etmesi ve içtenliğin hiç kaybolmaması adına, sevgiler...

E.K.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilginç bir konu. Yazar size yaptığınız yorum için cevap vermek zorunda değil aslında. Hiç kimse de yaptığı bir hatanın yüzüne vurulmasından hoşlamaz. İlgili düzeltmeyi yaptıysa bence uzatılmamalı. Uyarmanız çok güzel bence bununla birlikte biraz saplantılı bir ruh hali geliştirmişsiniz bu olayla ilgili. Devamlı takip etmeler, verilecek tepkileri beklemeler, başkalarına verlen cevaplardan mesajlar aramalar gibi. İnşallah hep böyle değilsinizdir. Takıntılı biri olarka iyi bir şey olmadığını söyleyebilirim. Sevgiler.

karga 
 28.03.2008 11:15
Cevap :
Öncelikle merhaba, aslında çok uzun zamandır kişisel nedenlerden dolayı yazamıyordum...Yorumunuzla birlikte blog sayfama tekrar girme fırsatı buldum. Sanırım kendimi size karşı doğru ifade edememişim, bu konu çok uzaklarda kaldı, hem de yazının sahibiyle herşey tatlıya bağlanarak...Takıntılı bir ruh hali sergilemişsem yanlış olmuştur diyorum,aksine hiç böyle değilimdir. Yorumunuz için teşekkürler, sevgiler...  01.04.2008 0:29
 

Sevgili Esin ilk önce bu düşüncelere katılmamak elde değil, bilerek bunu yapmak çok yanlış, herkesi kandıramaz muhakkak bir yerde tökezler, birde gazetelerde yazan ve yanlışını düzeltmeyen yazarlarda var, sevgili "Akdenizli"nin yazdığı yazıyı okursan, Sabah ta bir köşe yazarı, Büyük iskenderin olmayan bir sözünü "Biryol bulacağız yoksa bir yol açaçağız" diye köşesinde yayaınlaması üzerine "Akdenizli"(Dr Hakan) ona mesaj yazıp bu lafın gerçek sahibini ve latince yazısını göndermesine rağmen bir cevap bile vermemiş, ben de dün sabaha yazdım bana yazımın Sabah editörlerine ulaştığını en kısa sürede cevap verileceğini bildirdiler. Yani böyle bir durumda olabiliyor. Ama burda asıl neden, niyet...sevgi ve saygılarımla

Mehmet EREN 
 12.07.2007 0:33
Cevap :
Merhabalar, tabiki asıl neden niyet...En azından kendi niyetimin kötü olmadıgını bilmek beni mutlu ediyor. Haksızlıklara gelememiyorum galiba ondan oluyor. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiler.  12.07.2007 11:18
 

Sevgili esin sana gelen yorumları okudum.gerçekten güzel yakalamışsın. rencide etmemişsin.nazik bir uyarı yaomışssın.afferin sana nazikliğinden dolayı. merka ettim o arkadaş halen yazıyor mu bıraktı mı? bildirirsen sevinirim..yazi normalde yerin dibine girmesi lazımdı halen herin yüzünde ise bilelim.ismi lazım değil.. Sevgiler

Coskun Karabulut 
 17.05.2007 16:04
Cevap :
Merhaba, teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Tamamıyla iyi niyetli bir serzenişti benimkisi ama hep dedim ya, amacına ulaştı bu yazı. Bahsettiğim blog yazarından birkaç mesaj aldım, hevesinin kırıldığını söylemişti, bunları duymak yine de üzmüştü beni ancak geçen gün yeni bir blogunu gördüm. Kimsenin yazı yazma hevesini kırmak niyetinde değildim, olamam da, ama bir de okuyucular tarafından bakınca yazmadan duramadım. Sevgiler...  17.05.2007 23:32
 

bende şarkılardan yazarlardan ilham alırım bazen ve bunu yazarım.Çünkü çok sevdiğim bir şarkı olmasa bana sayfalar dolusu ilham vermese yazmazdım.Yazmak için birşeyler yaşamak gerekmez her zaman...

ScReAm 
 04.05.2007 10:39
Cevap :
Sana katılıyorum ama ben ilham almaktan bahsetmedim, kendine mal etmekten bahsettim. O şarkıların şiirlerin verdiği ilham ile paylaşımlarıını aktarman tabiki güzel ama burada yapılan tamamen başkasının yazmış olduğu bir yazının birkaç cümlesinde ufak değişiklikler yapıp, şiiri de yazarını belirtmeden, alıntı olduğundan bile bahsetmeden yazısına eklemek.Tamamen kendisi yazmış gibi, kendi duyguları gibi. Sevgiler...  04.05.2007 14:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1176
Kayıt tarihi
: 03.02.07
 
 

''Artık 28'imdeyim, büyümüş mühendis olmuşum, ama hala çocuk kalmış yüreğim. Her gün biraz daha b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster