Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
557
 

Sevgili günlük...

Sevgili günlük...
 

Uzun zaman olmuştu güneşi görmeyeli, merdivenlerden inerken, yüzüme vurunca, mutlu oldum.

Yaz geliyor galiba; sevgili günlük, güneş, benzimizi ısıtmaya geliyor.

Sabah kalktığımızda üşümemek, atkılarımızı sarmayacak olmak, poyraz rüzgarlarına karşı, yetecek mi sence ısınmamıza?

Haşmet Babaoğlu, aynı konuyu, yani ‘yazı’ anlatan yazısında, ömrünü ruh üşümeleriyle geçirenlerden bahsediyor... Belki de bu kelimeleri kağıda dökmemin sebebi, ‘ruh üşümeleri’

Kışın soğundan bizi korumak için kullandığımız, malzemelerin hiçibiri, yetmediği gibi ruhumuzu ısıtmaya, bu temmuz sıcakları da beceremeyecek bu işi.

Dedim ya; bugün hava güzel sevgili günlük, canını sıkmak istemezdim böyle çetrefil konularla, ama n’parsın, senin de kahrın bu olmalı...

Bazan, insan olarak geleceğime şu dünyaya bir çöp tenekesi olarak gelseydim diyorum, üzerinde bağlı bulunduğu belediyenin ismi yazılı, kendi halinde, gri bir çöp tenekesi.

Ama öyle hazlar yaşıyor ki insan hayatta, gri bir çöp tenekesinin hiçbir zaman yaşayamayacağı hazlar...

Sahi, hep ben konuşuyorum sevgili günlük, sen neden bir şey söylemiyorsun? Aklın sıra gizem mi yapıyorsun?

İnsanlar arasında, iş görür bu gizem meselesi... İnsan bilmediğine, soru işaretleriyle dolu olana ilgi duyar,açıktakini, belli olanı değil de ‘kazı kazanın’ altındakini merak eder hep, öğrenecekleri,bilecekleri,onun istedikleriymiş gibi gelir, kazıyınca, hep kazanacakmış gibi gelir...

İnsan, elektrik süpürgesini, ütüyü seçmez hiçbir zaman ne pahasına olursa olsun kutusunu açtırır Cenk Koray’a.

İnsanın yanındaki, gri bir çöp tenekesidir.

Yaşamak zor zanaat sevgili günlük, bir cam ustasının ateşin başındaki hali gibi halim, terler boşanıyor üstümden... Seyirciyle buluşmuyor çevirdiğim hiçbir film, hep düşük kalıyor gişesi, elimde, bir nisan akşamı ellerinden kopardığım su şişesi.

Ve bağırıyor içimde bir ses, sesini bana duyurabilmek için, senin koştuğunun bile farkında değilken peşinden gittiklerin, koşmanın ne anlamı kalır ki? Sen, senden gittikten sonra, yaşamanın ne anlamı kalır ki?

Kimseye söylemeyeceğine söz verirsen sana bir sır vereceğim sevgili günlük, aslında ben hiç çöp tenekesi olmak istemedim, kızdım diye öyle söyledim, ötekine berikine, kendime kızdım diye öyle dedim... Elli sefer gelsem dünyaya yine insan olmak isterim.

İnsan olmaya, çalışmak isterim...

"Tahir olmakta ayıp değil sevgili günlük, zühre olmakta
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil."(N.H)


Yaz geliyor sevgili günlük, ruhum üşüyor.
Devirmeden salona götürmem gereken
Bir tepsi hayat...
Düşüyor.
Düşüyor.
Düşüyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 738
Kayıt tarihi
: 30.08.06
 
 

22.09.81 İstanbul doğumluyum. 26 seneye, İstanbul'daki üç semti sığdırdım: önce Kocamustafapaşa, son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster