Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aşk Yazarı Mustafa Çifci

http://blog.milliyet.com.tr/mustafacifci

05 Eylül '13

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1060
 

Sevgili mektupları

Sevgili mektupları
 

Sevgili Mektupları


Hep özel ilgi bekler sevilen,

İhmal edilip bir kenara konamaz..

Sonra ararım da deyip ertelenemez,

Aranıp, sorulması zorunludur…

 

İhmal ettiğin anda postacı kapını çalar,

Sevgiliden mektup vardır,

Acı, hüzün, üzücü değildir yazılanlar,

Daha da beteri,

Yıkıcı, ezip geçicidir…

 

“Merhaba, Pazartesinden bu yana aramanı bekledim.

Merak ediyorum, sevgin öldü mü? Beni toprağa mı gömdün?

Sende mi sevgiyi başkalarında arar oldun?

Biz birbirimize yetemedik mi?

Kim bilir ki, kim değer verebilir ki bizim içimizdeki akıl almaz sevdaların güzelliklerini?

Ne garip değil mi?

Aylar önce senin bana sorduklarını şimdi ben sana sorar oldum.

Seni özledim, özlemek hiç adını bilmediğim bir şeydi belki ama özledim.

Belki de yazdığın gibi artık beni bahaneler bularak atlatıyorsun…

Yine de bilmeni istiyorum.

Seni sevdim, sevildin, çok sevildin.

Dilerim bir başka sevgiye daha ihtiyaç duymam.

Önemli olan sensin.

Sağlığın iyi olmalı kendine dikkat et.

Birazcık içimi döktüm, önemseme, hem zaten senin için ne kadar önemli ki artık.

Hoşça kal (2007)

 

Bir aşkın en kritik boyutuna gelinmiş olsa da kimi zaman,

Araya zaman girmiş olsa da fark etmez,

Sevgi saf, aşk derinlerdeyse

Seviyorsanız iç sesiniz sizi öldürmez, sevginizi bitirmez.

En belirgin özelliğidir,

Mektupların bitişindeki duygunun dökülüşü,

“Sen iyi ol, sağlığın iyi olmalı” deyişi…

İnsan sevdiğine zarar veremez…

Hasta olduğunda ıhlamur gönderirsin,

Yüzünü görmesen de fotoğrafını hep yanında taşırsın,

Her dokunuşunda için ısınır.

Sevmek böyle bir teselli verir insana..

 

Aradan günler, aylar geçer,

Gerçek aşktır ve bitmemiştir.

Bir sonsuzluk masalıdır.

Postacı yine ara sıra basar kapının ziline,

Gelen sevgiliden mektuplardır.

 

“Duygularım aşkın boyutunu geçti, o kadar korkuyorum ki bazen,

Tutup gecenin bir yarısı sana kaçıp geleceğim

Ve al artık beni biz birbirimizi çoktandır hak ettik diyeceğim.

Seni en saf en temiz duygularla seviyorum.(2001)

Bazen sitemlerde olmaz değil,

Bu aşkın kuralıdır, yaşanması kaçınılmazdır

 

“Of sevgilim of, bunu anlamadığımı mı sanıyorsun sen benim kalbimdesin, aklımdasın, hayatımda yaşamımın her an içindesin seni çok seviyorum.”(2008)

 

Bir sevginin devamı için, bir aşkın varlığı için mutlaka her gün, her an bir arada olmak gösterge değildir.

Sevgi kalpte yaşar…

Çoğu zaman görüşme imkânı olmayabilir.

Hasret büyüse de, mutlaka görmek isteseniz de,

Görüşemeyince,

Bunu büyütmenin, sorun çıkarmanın anlamı yoktur.

Ve gerçek sevgilerde postacı hiç unutmaz kapınıza uğramayı…

Kapıyı çalan postacıdır, sevgiliden mektup vardır.

“Ve sakın unutma ne kadar uzak olursak olalım sen hep benim aklımda ve kalbimdesin.”

Aşk, aşksa eğer insana mutsuzluk değil, mutluluk verir.

Mutlulukta ise güven tazelemeye gerek yoktur.

Arada bir moral bozucu mesajlara, konuşmalara da gerek duyulmaz.

Kırıcı olan her sözün ardından, aşk gerçekse postacı ertesi gün kapınızı tekrar çalacaktır.

“Ben başka bir sevdaya düştüğümde ya şuurumu yitirmişimdir ya da başka bir kimlik olmuşumdur.”(2008)

 

Ve sonsuz aşk böyle bir şeydir, böyle yaşanır…

 ……

Ve o gün, ayrılırken sakın bana ne hissettiğimi sorma. Belki de o an ellerine sarılıp senden af dilemek isteyeceğim.

Ellerini tutmama izin verir misin? Bunu benden esirgeme sevgili.

Bırak, avuç içlerini yüzüme bastırıp doyasıya ağlayayım o gün.

Bırak, bir defa da benim gözyaşım inci kolye olsun senin ellerine.

Bırak, bir defa da benim gözyaşımla ıslansın avuç içlerin.

Bırak, son defa da olsa yanımda olduğunu bileyim. 

Yıllar önce ellerime değen bir kaç damla gözyaşın hala ıslak avuçlarımda.

Ellerimde hala ellerinin kokusu saklı…

Ve o gün, son defa da olsa gülüşünü esirgeme benden. Bilirim, mutlu tebessümün küçük bir çocuğun mutluluğuna benzer.

Mutluluk gözlerinden yaş olarak dökülebilir.

Aman dikkat et sevgili, aman ha, sakın gözyaşın bir başkasının ellerine bulaşmasın.

Sakın avuç içleriyle bir başkası ıslak yanaklarını silmesin.

Sakın, iyi koru gözyaşlarını.

Bilirsin, ellerine gözyaşı değenler asla sevdiklerini unutamazlar.

Benim seni unutamadığım gibi.

Annelerde unutamaz çocuklarını çünkü avuç içleri çocuklarının gözyaşlarıyla doludur.

Bırak, o gün avuçların gözyaşlarımla ıslansın.

Ama sen istemezsen avuçlarına dolan her damla gözyaşımı,  bir tepenin en üst noktasından uçsuz bucaksız ovalara saçabilirsin.

Bende, senden sonra ki yaşamımda senin avuçlarından dökülen her damlayı toplayıp tekrar senin yanına gelmek için uğraşırım.

Tüm zayıf ve bencil yönlerimi tamamlayıp yine senin karşına çıkacağımdan emin olabilirsin.

Her ateşin sonunda kül olsam da,

Her bekleyişimin sonunda seni kaybetmiş olsam da,

Her külün ardından tekrar yanmak için senin peşinden koşacağım.

Çünkü ben seni sonsuzluğum için sevdim. 

Belki de yakında ölürüm sevgili, çünkü artık sağlam yaşanmaz hasretinden sonra.

Ve bir gün gidersem, bunca yıldır kahrımı çektin, sen bir meleksin hakkını helal et.

Bu dünyada kaybetmiş olsam da seni, nasıl olsa tünelin sonunda seni bekliyor olacağım.

Sende beni istersen, gerçek sen olarak gel...

Ben, sana benzeyen hayallerle avunmayacağım.

Orada, o sonsuzlukta senden başkasını kabul etmeyeceğim.

Eğer gelirsen, orada benim dostum, benim sevgilim, benim eşim olarak gelmiş olacaksın.

Sevginden eminsen gel sende.

Tüm söylediklerin doğruysa gel...

Ama sakın aşkın ne olduğunu sorma bana.

İnsan ne zaman bir bedende iki can gibi yaşamaya başlıyorsa işte o aşk oluyor.

Maskeliysem assınlar beni...

Ama unutma, maskeliysen asarlar seni de...

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 277
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 527
Kayıt tarihi
: 16.04.13
 
 

Yazılarında insanı derinden etkileyen yoğun bir duygusallık, hüzün, karamsarlık ve yalnızlık vard..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster