Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '15

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
95
 

Sevgili öğretmenim

Yıl 1973,Çarşamba lisesi öğrencisiyim,üçünçü dersin ortalarında sınıfımızın kapısı aniden sert bir biçimde açıldı,müdür baş yardımcısı yemliha sarıtaş ve müdür yardımcısı
Hikmet Erdoğan, yalama iki nöbetci öğretmen ss subayları edasıyla sınıfı bastılar, herkes ayağa kalktı korkuyla ve şaşkınlıkla birbirimize bakıyorduk, ders öğretmenimiz "Kontür" lakaplı resim öğretmenimiz İhsan incesu idi.
 
Yemliha ve Hikmet hoca, şiddeti öğretim metodu olarak benimsemiş ve bunu içselleştirmiş dönemin gözde(!) öğretmenleriydi, ellerimizi havaya kaldırmamızı emredip sıraların arasına daldılar biri üstümüzü ararken diğeri sıralarımızın gözünü ve çantalarımızı arıyordu. Bir çok arkadaşımızda sigara yakalandı, benim çantamda ise boş derslerde okumak için bulundurduğum üç kitap yakalandı,
 
1_Fakir Baykurt,amerikan sargısı ,
2_Fakir baykurt,un, Kablumbağlar kitabı.
3-Nazım Hikmetin, memleketimden insan manzaraları.
 
Hikmet hocamız, yakaladığı bu büyük balığın şehvetiyle Yemliha hoca ile çakk yapıp bingo narası attılar, diğer öğrencilerde yakalanan sigara, çakmak ve kesici-delici alet edavat unutulmuş bütün gözler bende ve hiç bir günahı olmayan kitaplarımda odaklanmıştı.
 
Sarışın masmavi gözlü yakışıklı bir çocuktum, sadece yüzümdeki ergenlik sivilcelerimden nefret ediyordum, Dünya ile barışık sevgi dolu delikanlı adayı idim o ana kadar, Yemliha hoca ve Hikmet hoca beni kollarımdan sürükliyerek idare bölümüne götürdüler. Bir müddet burada kilit altında tutuldum yaklaşık bir saat sonra Yemliha hoca elinde bir kağıtla içeri girdi, ve kağıdı bana uzatarak bunları cevaplamamı istedi. Yaşadığım olayın şokunu üzerimden atamamış şaşkın ördek gibi bakakaldım kağıda. Ne oluyordu?,Bu bir şaka mıydı?.
 
Kağıtta üç soru yeralıyordu.
 
1:bu kitapları nereden aldın?
2:Bu kitapları okula getirmekteki amacın nedir?
3:Bu kitapları okumanı isteyen okul içinde ve dışardaki insanlar kimlerdir?
   
Soruları makul ve mantıklı bir şekilde yanıtlayıp yemliha hocaya teslim ettim, bitti mi? çıkabilir miyim? diye sordum, bana adi bir suçluymuşun gibi tepeden aşağı süzüp,"-acelen mi var pis komünist", daha yeni başladık diyerek tekme tokat girişti neye uğradığımı şaşırmıştım, hayatımda babam dahil kimseden fiske yememiştim, bu karşılaştığım ilk "orantısız şiddetti" Öğrencilik yaşamımın ilerliyen yıllarında öğrenci olayları içinde aktif rol almış silahlı çatışmalar dahil bir çok eyleme katıldım, gözaltına alındım, kısa ve uzun süreli tutukluluklarım oldu, işkencelerin her türlüsüne maruz kaldım. Ama hiç biri o üç kitap uğruna yediğim dayak kadar ruhumda iz bırakmadı.
 
Hikmet hoca ile sonraki yıllarda aynı okulda görev yaptık.Yemliha hoca ile okulumuza kitap pazarlamaya gelmiş bir emekli öğretmendi karşılaştık ,kucakladı beni övgü ile çalışkanlığımdan bahsetti öğretmen arkadaşlarıma.... o bunları anlatırken ben ağlıyordum, Arkadaşlarım benim öğretmenime rastlamış olmanın duygusallığı için ağladığımı sandılar. Oysa ben içimdeki yaralı sarışın mavi gözlü çocuğa ağlıyordum.
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 407
Kayıt tarihi
: 11.02.15
 
 

1957 yılında Samsun'da doğdum. İlk  öğrenimimi Samsun'da orta öğretimimi İstanbul Plevne Lisesi'n..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster