Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1526
 

Sevgililer Günü/ One Billion Rising/ sen de 1 ol!

Sevgililer Günü/ One Billion Rising/ sen de 1 ol!
 

Her türlü şiddete karşıyız!


Önce Sevgililer Gününüzü kutlayarak başlamak isterim. Ama ‘’Sevginin Günü’’ olmadığını düşünenlerdenim. Sevgi hediye, sürpriz gibi şeylerle ölçülemez. Seven her gün sevmeye devam eder ve bunu da ifade eder. Biz sevdiğimize sevdiğimizi ifade edebiliyor muyuz? Neden sevgimizi bir güne sığdırıyoruz?

İşte bir sene önce bir hareket başlatıldı One Billion Rising adı ile dünyayı ayağa kaldırmak için de tarih belirlendi 14 Şubat günü ‘’1 Milyar Ayaklanıyor’’. Kimi duydu, kimi duymadı, kimi gördü, kimi görmedi, görmezden geldi, göstermedi. 14 Şubat 2013 tarihinde ‘’Biz Kadınlar Gösterelim’’. Kadına Şiddete karşı yapılan bu harekete hepimizi desteğe davet ediyoruz.

Bu hareketi nasıl destekleyeceğimizi biliyor musunuz? ‘’Dans Ederek!’’Analarımızı, bacılarımızı ‘’Dansa Davet Ediyorum’’ dans et ve ettir! Şiddet aslında sadece dövülmek değil, sövülmektir de! Bu pencereye davet ediyorum sizi. Hangimiz sövülmeden yaşıyoruz? Ben ‘’dövülmüyorum, sövülmüyorum, öldürülmüyorum’’ dediniz duydum. O zaman ne şanslısınız ama bir düşünsek ortaya çıkana şaşırıp kalırız. İş yerinde üstümüz, sokakta tanımadığımız insan, evimiz de eşimiz, annemiz, babamız, konumuz-komşumuz sövüyor, dövüyor ve öldürüyor bizi. Dünyada 3 kadından 1 i şiddete maruz kalıyor. Bu manzaraya arkamızı dönemeyiz!

Nerden çıktı bu hareket derseniz; 14 Şubat Aziz Valentin’den dolayı kutsal bir gün olarak kabul edilen Sevgililer Günü’nün zaman içinde ticarileşmesi bu günün asıl çıkış noktası olan sevgi temasını herkese hatırlatmak amacıyla böyle bir etkinliğe imza atıyorlar. Adına “One Billion Rising” denilen bu hareketin çıkış noktası uluslararası bir organizasyon olan V-Day. Bir yıl önce de V-Day’i de aşacak kadar büyük ve farkına vardıracak etki yaratacak bir kampanya başlatmak gerektiğini düşünüyor ve V-Day’in 15’inci yılı olan 14 Şubat 2013’te tüm kadınların dans etmesi amacıyla “ One Billion Rising” hareketini başlatıyor. 

Ben de kadın-erkek-çoluk-çocuk herkesi bu harekete katılmaya davet ediyorum! Şiddet aslında sadece kadına değil, çoluk çocuk, yaşlı, genç herkesin karşılaştığı bir hareket. Sadece Kadına şiddet değil, bütün şiddetlere ‘’HAYIR’’ diyerek biz kadınlar, doğamız gereği bize verilen doğurganlığımızı, üreme ve üretmemizi ‘’Şiddete Karşı’’ kullanalım. Ve dans edelim, dans ettirelim!

Neden dans? Neden sadece yürüyüş, pankart açmak, slogan atmak değil? Bu sorunuz cevabını ‘’Dansın Kökeni’’ne inerek verebilirim. İlkel dansın kökenini bir minicik bebeğin dansında görebiliriz. Yeni ayaklanan bir bebek tepinir, kalçasını hoplatır.  İlk insanlar önceleri kendi başlarına, içgüdülerine uyarak dans ettiler. Yinelenen ritmik hareketlerin doğaüstü duygular çağrıştıran güçlü etkileri olduğunu fark ettiler. Buradan, dansta büyülü bir gücün var olduğu düşüncesi doğdu. Her dans edişlerinde bu gizemli gücü yeniden yarattıkları duygusuna kapıldılar. Bundan sonra insanların çember, yarım çember, karşılıklı iki sıraya da dalgalı sıra gibi değişik diziler oluşturduğu toplu danslar gelişti. Avustralya Yerlileri, hâlâ doğum, ergenlik ve evlilik kutlamalarında ve cenaze törenlerinde dans ederler. Bazı ilkel kabileler hayvanları taklit ederek totem dansları ya da iyi ürün alabilmek için büyü dansları yapar. Sri Lanka'da maske takarak yapılan büyü danslarının hastalıkları iyileştirdiğine inanılırdı. Eğlence için dans etme ilk olarak Mısır'da başladı. Yani dans bir ‘’Büyü’’ taşır. Bu büyü ruhsaldır. Bütün bu danslar ortamın yarattığı duygulara göre biçimlenir. Bizim ortamımız da Şiddet’e karşı biz de bildiğimiz, içimizden geldiği gibi belki de evimizde komşumuzla birlikte, belki sevdiğimiz bize hediye verdiği anda restoranda ayağa fırlayalım ve ‘’Dans Edelim’’.Kimse sizdenIsadora Duncan, Fred Astaire, Gene Kelly, Anna Pavlovagibi dans etmenizi istemiyor. İçinizden geldiği gibi olduğunuz yerde de bu protestoya katılabilirsiniz. Bu sefer eğlenmek için değil, ilkel benliğimizin bize öğrettiği gibi protesto için dans edeceğiz.Kadına şiddete yasalar göz yumuyor! Kadına şiddete toplum göz yumuyor! Kadına şiddete aileler göz yumuyor! Kadına şiddete töreler göz yumuyor! Bu yüzden kadınlar olarak biz bir olmalıyız. Fiziksel, ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddet türlerinden her birine tek tek ‘’SEN DE 1 OL!’’. Bu yüzdendir ki, 14 Şubat’ta iddia edilen sevginin göstergesi sayılan hediyeleri kabul etmiyor, kadına yönelik şiddete karşı bir araya geldiğimiz mücadelemizi dans ederek büyütüyoruz. Şiddete hayır demek için, “diren, dans et, ayaklan!’’

Etkinlik yapılacak bazı iller ve programları(daha fazlası için onebillionrisingturkey.com sitesini ziyaret edin. Videoları da izlemeden geçmeyin!)

İstanbul: Beşiktaş Barbaros Meydanı, 13.00. Haydarpaşa Garı, 14.00. Kadıköy İskelesi, 19.00. Caferağa Spor Salonu, 20.30.

Ankara: Kuğulu Park, 10.00. Kızılay Karanfil Sokak, 12.00

İzmir: Konak Meydanı Saat Kulesi önü, 12.00. Cumhuriyet Meydanı, 14.30.

Eskişehir: Zübeyde Hanım Kültür Merkezi, 14.00

Bodrum: Bodrum Belediye Meydanı, 12.00

Umarım hepimiz 1 oluruz!

Hayatta şiddet olmasın dileği ile…

www.medyabey.com

https://twitter.com/eceer6

http://blogcu.com/eceer

 

 








 .



 

 

 

 

 

 

.






.



 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İzin alabilirsem oradayım :) tşk. ederim .sevgimle..

Tülay EKER 
 13.02.2013 15:56
Cevap :
Yazımı okuduğunuz için sağolun. Ama izin alamasanız da bence bütün gün aralıklarla dans edin, unutmayın parmaklar havaya kalkacak. Protestonuzu duyurun :)saygılarımla   13.02.2013 17:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3869
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster