Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '09

 
Kategori
Sevgililer Günü
Okunma Sayısı
778
 

Sevgililer gününü kiminle geçireceksiniz?

Sevgililer gününü kiminle geçireceksiniz?
 

Eşinizle mi? Sevgilinizle mi?

Karısı adama sormuş. Kocacığım bana sevgililer gününde ne alacaksın? Kocası da cevap vermiş. Seni sevgilimle tanıştıracağım.

İki yıl evvel sevgililer günü için yazmış olduğum yazı da yukarıdaki cümleyle başlamıştı. Sevgililer gününe bekarlar kadar evliler de sahipleniyorlar, (Bilhassa kadınlar) ve o gün için eşlerinden hediye bekliyorlar. Eşlerin birbirlerini sevgili gibi görmeleri aslında güzel bir duygu. Ancak evli olup da sevgilisi olanlar 14 Şubatı kiminle birlikte geçirmeliler? Tabii bir çok kesim, “Evli insanın sevgilisi olur mu?” diye düşünebilir. Olmaması gerekir. Ancak bu konuda yakından tanık olduğum bir olayı anlatmak istiyorum.

O çifte bir akrabamızın evinde bir bayram ziyareti sırasında rastlamıştım. 16 yıllık evli olan çiftin öyle belirgin bir özellikleri yoktu. O çifti gören birçok kişi adama yakışıklı diyemeyeceği gibi kadına da güzel demezdi. 15 yaşında bir kız çocukları vardı. Adam yeni emekli olmuştu. Karısının da emekli olmasına 2 yıl vardı. Aynı ortamda bulunduğumuz sırada karı koca arasında öyle fazla bir sohbet paslaşması olmadığı dikkatimi çekmişti.

Bayram ziyaretinde gördüğümüz çift gittiğimiz evin apartman komşusuydular. Onlar gittikten sonra, evin hanımı kadın hakkında şöyle bir bilgi verdi. Yakın zamana kadar bakımsız olan bu kadını kendisinin yönlendirdiği, önce kendi kuaförüne götürüp, saç şeklini değiştirttiğini, ve giyim kuşamı konusunda da yönlendirdiğini yani bir çeşit imaj meykırlık (image maker) yaptığını anlatıyordu. Ancak bu durum sonunda kadın kendindeki değişikliği görünce kocasını beğenmemeye başlamıştı. Kocası ise kadın çalıştığından, yemek yapmaya kadar bütün ev işlerini kendisi yapıyor ve karısının etrafında dört dönüyordu. Kadın ise eve geldiğinde bir odaya girip, lap top bilgisayarında chat yapıyordu. Kocasına ise bu yazışmaların işle ilgili olduğunu söylüyordu.

Daha sonraki günlerde ise çiftin ayrı yaşamaya başladığını öğrendik. Ayrı yaşamalarına neden olan olay ise bir sevgililer gününde başlamıştı.

Çiftin arasında bir soğukluk baş göstermişti. Ancak bu tamamen kadından kaynaklanıyor, adam ne yapsa karısına yaranamıyordu. Ancak karısına bu defa sevgililer gününde bir sürpriz yapacaktı. Geçen yıl 14 Şubatta , kredi kartına 12 ay taksit yaptırarak karısına tek taş pırlanta bir yüzük hediye edecekti.

Eşinin iş çıkış saatine yakın işyerine gitti. Kendisini bir lokantaya götürecek ve orada yüzüğü hediye edecekti. Fakat işyerine gittiğinde karısı iş yerinde yoktu. Arkadaşlarına sordu. Bayan arkadaşlarından biri karısının telefonda bir restoran isminden söz ettiğini adama söyledi. Adam o restoranı biliyordu. İçeriye girdiğinde karısı bir masada bir erkekle beraber karşılıklı oturuyordu. Adamı hemen tanımıştı, çünkü karısının iş arkadaşıydı. Adam masaya yaklaştı ve elindeki yüzüğü karısının yüzüne fırlatarak, dönüp dışarıya çıktı. Karısı adamın arkasından koşmuş, biraz sonra diğer iş arkadaşlarının da buraya geleceğini, isterse kendisinin de oturabileceğini söylemişti. Ancak kocası o hırsla evine gitmişti.

Peki bu olaydan sonra adam karısını terk etmiş miydi? Aslında etmeliydi. Ama belki de karısını hala sevdiğinden buna cesaret edememişti.

Aradan bir zaman geçtikten sonra, o çift bizim ziyaret ettiğimiz aileye gelmişler. Karısı mutfaktayken adam karısının yaptığı bu hareketi ev sahibinin eşine anlatıyordu. Mutfaktaki karısı ise kocasının anlattıklarını duyuyordu. Bu olay sonunda kadın, kendisinin haksız suçlandığını söyleyerek kocasına evi terk etmesini istemiş. Adam ancak bundan sonra evi terk etmişti. Yani adam haklı bir pozisyonda olmasına rağmen, dedikoduculuk suçlamasıyla karısı tarafından evden uzaklaştırılmıştı.

Şimdi o çift ayrı yaşıyor. Ancak ikisi de boşanma için bir dava açmış değiller.

İşte size gerçek yaşamdan bir sevgililer günü hikayesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3278
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster