Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
10038
 

Sevginin 5 dili

Sevginin 5 dili
 

sevgi denizinde uygun sevgi dilini keşfetmek


Yıllar önce bir ilaç firması promosyon amaçlı ‘Sevginin Beş Dili’ isimli bir kitap vermişti ve kitabın adı itibarıyla bende sanki sevgi konusunda birilerinin ahkam kestiği, tabiri caizse geyik bir kitap olduğu düşüncesi oluşmuştu ve içten içe de alaylı bir şekilde kitap ile dalga geçmiştim, ‘sevgi böyle yazarak anlatılır mı?’ diye ama sevgiyi anlama ve tanımlama konusuna çok kafa yorduğum için de merakımı celp etti ve şöyle ne varmış içinde diye bakmaya başladım. Bir anda bir baktım ben kitabı yarılamışım ve akşam saatlerinde de bitirmiştim. Hakikaten önyargı kötü bir şeymiş; bir şeyi veya bir insanı tanımadan , anlamadan ve bilmeden kafadan peşin hükümlere varmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu bir kere daha fark etmiştim. Çünkü kitabın içersinde aslında herkesin kendi kafasında sevgi adına zaten bildiği, uyguladığı ama çoğu zaman pek farkında olmadığı sevginin ifadesi ile ilgili çok hoş mesajların ve tespitlerin var olduğunu keşfettim.

Ben burada aslında hepimizin hayatında uyguladığı, bir şekilde kullandığı ve bu kitabın da çatısını oluşturan sevgi dillerinden bahsetmek istiyorum. Merak edenlere ayrıntılı olarak kitabı okumalarını tavsiye ediyorum..

Sevgi aslında hissedilmesi çok zor, bazı insanlar için söylenmesi çok kolay olsa da bu kelimeyi hakkıyla kullanan pek çok insan için söylenmesi, gösterilmesi ve özellikle tarifi çok daha zor bir duygu durumu. Ama söylenmekten ziyade bence önemli olan sevginin sevildiği farz edilen veya iddia edilen kişi tarafından algılanması ve hissedilmesidir. Sevgi bazen insanın bakışlarında, bazen dokunuşlarında, bazen gülümsemesinde, sarılmasında hissedilir. Ama herkesin sevgiyi algılama şekli başkadır. Kimisi için sevgi ; seven kişi tarafından güzel sözler söylenmesi olarak algılanır, kimi için sevgi özel günlerin hatırlanmasıdır, kimi için özel günlerde özel hediyeler alınmasıdır. Burada sadece iki cinsin birbirine sevgisinden bahsetmiyoruz sadece. Bu bir annenin çocuğuna sevgisi olabilir, bir sevgilinin veya eşin sevgisi olabilir, iş arkadaşına sevgi olabilir, her türlü sevgi olabilir. Ama her tür sevgi de önemli olan bu sevgiyi karşı tarafa yeterince hissettirebilmektir. Bir eş iyi para kazanarak , eşine iyi imkanlar sunarak, özel günlerde pahalı hediyeler alarak sevdiğini iddia edebilir ama eşinin sevgiden anladığı birlikte güzel bir restoranda hafta sonu güzel bir yemek yiyip, sinemaya gitmek, akşamda doyurucu bir seks yaşamak olabilir. Bu açıdan bence insanların karşısındaki insanın sevgiden ne anladığını bilip, onun beklentilerine cevap verecek ve onu mutlu edecek şekilde bir iletişim ve sevgi dili oluşturması gerekir.

Kitabın 5 sevgi dili olarak ileri sürdüğü dillerden bir tanesi Onay Sözleri olarak geçiyor. Yani sevdiğin kişiye yönelik cesaret verici, onu yüceltici, sevgi dolu onay sözleri ve taktir ifadelerinin sevgiyi ifadede önemli olduğu belirtiliyor.

Sevginin hedefi istediğiniz bir şeyi elde etmek değil, sevdiğiniz insanın mutluluğu için bir şey yapmaktır. Sevgi; sevdiğin kişiyi cesaretlendirme, empati ve dünyayı sevilen kişinin gözüyle görebilmeyi gerektirir. Öncelikle sevdiğimiz kişi için neyin önemli olduğunu öğrenmeliyiz ve ona göre davranmalıyız.

Bir diğer sevgi dili olarak Nitelikli beraberlik; insanların birlikte her iki tarafında hoşuna gidecek şekilde, birbirine odaklanarak vakit geçirmesi, ortak bir uğraşta birlikte zaman geçirmesidir ;birbirine önem verdiğinin, birbiriyle birlikte olmaktan zevk aldığının ve birlikte bir şeyler yapmaktan hoşlandığımızın göstergesidir.

Bir diğer sevgi dili Armağan almak da sevgi ilişkisi içersinde bulunduğumuz kişilere karşı, herkese göre belli oranda değişmekle birlikte karşı tarafa değer verdiğinin önemli bir göstergesidir. Eğer eşimizin veya sevgi konusunu değerlendirdiğimiz kişinin birincil sevgi dili armağan almaksa; onun hoşuna gidecek, orijinal ve etkileyici armağanlar almaya öncelik vermek gerekir. Aslında öğrenilmesi ve uygulanması en kolay sevgi dili sanırım bu dil olsa gerek.

Dördüncü sevgi dili ise Hizmet davranışlarıdır. Yani eşimizin veya sevgi olgusunun muhatap ının hoşlandığı şeyleri yapmak, ona çeşitli şekillerde hizmet ederek, onu memnun etmeye, onun için bir şeyler yaparak ona sevgimizi göstermeye çalışmak olmalı.

Son sevgi dili ise Fiziksel temas olarak ele alınmış. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki dokunularak sevilen, kucaklanan öpülen çocuklar, uzun süre fiziksel temastan mahrum bırakılmış çocuklardan daha sağlıklı bir duygusal yaşam geliştirirler. Fiziksel temas, evlilikte sevgiyi iletmek için de güçlü bir araçtır. El ele tutuşmak, öpüşme , sarılma ve cinsel ilişki bir kişinin eşine olan sevgisini iletmenin ve hissettirmenin yollarıdır. Fiziksel temas bazı insanlar için birincil sevgi dilidir ve çok önemlidir, o olmadan asla sevildiklerini hissedemezler. Eğer eşin birincil sevgi dili fiziksel temas ise, hiçbir şey ağlarken onu kucaklamaktan daha önemli ve değerli olamaz. Sözler çok az şey ifade edebilir, fakat fiziksel temas ona verilen değeri ve sevgiyi direk iletecek ve hissettirecektir.

Bu açıdan sevgiyi eğer düzgün bir şekilde karşı tarafa hissettirmek istiyorsak karşı tarafın birincil derecede önem verdiği sevgi dilini bilmemiz, keşfetmemiz ve ona uygun şekilde davranmamız gerekir. Ben onun anladığı dili konuşmak zorunda değilim, benim dilim bu, anlarsa bu şekilde anlasın sevgimi şeklinde bir yaklaşım da sanırım yapıcı olmaktan çok uzak ve bencil bir yaklaşımdır ve sevginin doğasına aykırıdır. Her türlü sevgi ilişkisinde insanların karşı taraf ile düzgün bir sevgi bağı oluşturabilmesi ve sevgisini doğru şekilde karşı tarafa aktarabilmesi için onun sevgiyi anlayabileceği ve algılayabileceği şekilde ifade etmesi gerekir. Ancak bu şekilde sevgisini ifade ettiği zaman karşı tarafı tatmin edebileceği ve mutlu edebileceğini göz ardı etmemesi gerekir. Bence herkes eğer gerçekten birisini seviyorsa veya sevdiğini iddia ediyorsa ; sevdiği kişi için bunu seve seve, bir görev olarak algılamadan , sadece sevdiği kişinin mutluğu için bunu yapabilmeli. Bazen içimizden gelmeyen ve alışık olmadığımız bir şeyi sırf sevdiğimiz kişi için yapmak bile çok büyük bir sevgi ifadesi olabilir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir çok şeyi anlamamı sağlamıştı. Benim ne istediğimi, onun ne istediğini, nasıl mutlu olacağımı ve edeceğimi. Belki herşeyin çözümü değil ama küçük bir ışık yakabiliyorsa, karanlık dünyamıza, bir kitaptan daha ne beklenebilir ki. Sevgiyle...

SINIR 
 19.12.2008 23:16
Cevap :
Belki sevgi hakkında hepimiz farklı şeyleri düşünüyoruz ve sevgiyi farklı algılıyoruz belki de ama sevgi aslına bir duygu alışverişi. Bir alıcı ,bir de verici var.Önemli olan karşı tarafın bu sevgiyi anlayabilmesi ve hissedebilmesi.Tabi ki bunu basit bir ticari alış veriş olarak görmemek lazım ama karşı taraf sevginizi hissedemiyorsa ;bunun gerçek anlamda bir sevgi olduğu iddaa edilemez.Değerli yorum ve katkınız için ben çok teşekür ederim.sevgi ile mutlu kalın.....  20.12.2008 15:43
 

Bir şekilde banada ulaşmış ve okurken çok hoşuma gitmişti. Sevginin her çeşidi güzeldir. Hangi dilde olursa olsun, gayet güzel istenirse anlatılabilir. Gözler bile bunu anlatmayı başarabilir. Tabiki anlayana. Elinize sağlık. Güzel bir yazı okudum. Selamlar sevgiler...

Zeynep Gülay 
 15.06.2008 8:24
Cevap :
Yorumunuz ve katkınız için teşekürler.Teorik olarak aslında pek çok insan bunları düşünüyor ama pratiğe gelince sevgisini göstermeyi beceremiyor.Ama önemli olan bir şekilde karşı tarafa bunu hissettirebilmek.Bu yüzden herkes eğer sevgiye ve insanlara önem ve değer veriyorsa bunun gereği olarak elinden geleni yapmak zorunda.Saygılarımla...  15.06.2008 18:19
 

Burada ne tür bir sevgiden söz ediyoruz acaba? Öz sevgisi, eş sevgisi, sevgili sevgisi, anne sevgisi, baba sevgisi, çocuk sevgisi, arkadaş sevgisi, hayvan sevgisi, çiçek sevgisi, doğa sevgisi, vatan sevgisi, Tanrı sevgisi vbg... Yoksa aşk mı? Hangisi? Aşksa eğer, tam 6 bin yıldır tanımlanıyor ve hâlâ dili çözülmüş değil. Bunu 5'e indirgemek bence sevgiye yapılacak en büyük hakaret! Esin verdiniz. Saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 14.06.2008 21:38
Cevap :
Mehmet bey benimburda bahsettiğim her türlü sevgi ve sevginin genel mantığı ,ama sevgi kelimesini herkes kendince farklı şekilde algılıyor ve farklı şekilde tarif ediyor.Ben pek çok kişinin de kabul edebileceği şekilde her türlü sevgiyi genel anlamda birisine değer vermek ve onu mutlu etmek için elinden geleni yapmak olarak tanımlıyorum.Ama bazen eşine sürekli şiddet uygulayan birisi çııkıp sevdiği ve değer verdiği için dövdüğünü,'sevmesem dövermiyim hiç?' şeklinde yaptığı şeyi savunmaya kalkabiliyor!?Ama şiddet hiç bir şekilde sevgi ile açıklanacak bir durum olamaz.İnsan gerçek anlamda sevdiği ve değer verdiğ birisine asla kıyamaz ,bırakın şiddet uygulamayı,onun üzülmesine ve kırılmasına dayanamaz... Evet çok haklısınız sevgiyi böyle 5 madde halinde dar bir kalıba sokamazsınız, sevginin enginliğine ve uçsuz bucaksız yapısına aykırı bir şey bu ama ben burda sadece esinlendiğim bir kitaptan yola çıkarak farklı bir bakış açısı yaratmaya çalıştım.Yorum ve katkınız için çok teşekkürler  15.06.2008 10:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 3194
Kayıt tarihi
: 28.05.08
 
 

Sağlık sektöründe çalışıyorum ve 30 lu yaşlarımda kendimi, hayatı ve insanları anlamaya ve çözmey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster